YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Hayat iki kelimeden ibaret; "La” ve "İlla”. İlla diyebilmek için önce La'ları hayatımızdan temizlemek "La” zihniyetlere geçit vermemek, ne kadar "La” engeli mevcutsa onlarla amansız mücadele etmek gerekir.
"LA” "hayır” demek; inanca, insani değerlere, insani özellikleri bertaraf eden bütün kötülüklere, "Dur” demektir.
İslam ve tevhid inancında "La”lara yer yok, "La”nın olduğu yerde inançsızlık vardır. İnançsızlığın bulunduğu yerde de; birliğin bozulması, düzenin alt üst olması, huzurun kaçması, insanî değerlerin heba olması söz konusudur.
Konumuzu ilgilendiren "Hayır” içinde; "Lâ” anlayışı vardır. "Lâ” olmadan, "İllâ” olmaz. Onun için; "Lâ İlahe İllallah” ilkesinde; "Allah'tan başka bütün ilahlara, ilah yerine konulanlara, Allah'ı devre dışı bırakmayı kendine meslek edinmiş Allah'ı inkâr eden bütün İZM'lere, dünyayı teröre gark eden, barışı baltalayan her felsefi akıma "Hayır” diyorum.
Burada; şirk, küfür, ateizm ve benzeri bütün Şeytani sistemler "Hayır” deme kapsamındadır. Yani لآ sınırı içinde mütalaa edilir.
Baktığımız zaman; Hz. Adem'in yaratılması, insanın yaratılış serüveni, Allah'ın ruhlardan aldığı; "elest” akti, Hz. Peygamberin; "beni Hud suresindeki; " Emir olunduğun gibi dosdoğru ol” ayeti yaşlandırdı” ifadesi, Kur'an'da çokça zikredilen; düşünce, fikir, aklı kullanma emirleri, ayetlerin hep; "Kâmil insan” olmayı öğütlemesi, Ameli Salih yapanların kurtuluşa erecekleri… önce olumsuzlukları temsil eden, "hayır” diyerek, olumluya adım atmayı temsil eden, "İlla”ya yani; batıl, Allahsız, inançsız bütün sistemleri temelden yıktıktan sonra yepyeni bir sistem kurmak meselesine kafa yorar.
İşte bütün bu olumsuzluklara; "HAYIR” deyip, bunun yerine; insanlığın ikamesi için; "EVET” i koymaya çaba harcamalıyız. Çalışmamız bunu ele almaktadır. Bütün bilgilerimizi belgeye dayandırıyor, temel kitabımız olan Kur'an ve Sünneti mesnet alıyoruz.
Allah, insanı kendisine kul olsun, ibadet etsin diye yarattı. Bununla ilgili olarak; "ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım”, "yakın (ölüm) gelinceye kadar rabbine ibadet et” ifadeleri karşımızda durmaktadır.
"Müslüman'ım”, "İnanıyorum” demek yetmiyor. Eylem, hareket, fiil, iş ve aksiyon gerekmektedir. Müslüman aksiyon adamıdır. Kur'an, aksiyoner olmayı istiyor. Bakınız Şems-i Tebrizi bu konuda ne diyor?
Allah'ı tanıdığınızı iddia ediyor, fakat ona olan borcunuzu vermiyorsunuz. Bu borcu, fakir ve muhtaçlara ihsanda bulunarak ödeyin.
Kur'an-ı Kerim'i okuyorsunuz fakat hüküm ve kurallarından haberiniz yok. Okuduklarınızı uygulayın.
Şeytanın, düşmanınız olduğunu iddia ediyor, fakat ona itaat ediyorsunuz. Onun tekliflerini geri çevirin.
Kendinizi Muhammed (SAV) ümmetinden sayıyor, fakat sünnetini uygulamaya çalışmıyorsunuz.
Cennete girmek istediğinizi söylüyor, fakat ona girmek için gerekli hiçbir ameli işlemiyorsunuz.
Ateşten kurtulmak istiyor, fakat günahlarınızı ve kötü amellerinizle kendinizi durmadan ona doğru sürüklüyorsunuz.
Ölümün herkese geldiğini biliyor, fakat ona hiçbir hazırlıkta bulunmuyorsunuz.
Bütün din kardeşlerinizin kusurlarını görüyor, fakat kendi kusurlarınızı görmüyorsunuz.
Allah'tan gelen bütün nimetleri şükretmeden yiyor ve kullanıyor, fakat O'na olan minnettarlığınızı size verdiği nimetlerden muhtaçlara tasadduk ederek göstermiyorsunuz.
Ölülerinizi, aynı sonun sizin de başınıza geleceğini bile bile, ibret almadan, gömüyorsunuz.
Kur'an bizden, aksiyoner olmamızı, tembellikten, mıymıntılıktan, bana necilikten, beni ilgilendirmez tavırlarından, aymazlıktan, vurdumduymazlıktan, kendine Müslüman olmaktan, sadece kendi çıkarını düşünmekten… -ki hepsi "LA” kapsamındadır- kurtulmamızı ister. Başkasının aklıyla değil, kendi aklımızı kullanmayı, başkasının düşünmesi değil kendimizin düşünmesini, başkasının inanması değil kendimizin inanmasını, şeyhlerin, hocaların, hacıların, üstatların, müftülerin, imamların… aklıyla değil, onların mesnetsiz dedikleri değil, Kur'an'ın dediği, Peygamberlerin ve Allah'ın buyurduğu istikamette ve de kendi aklımızı da devreye sokarak yaşamak en doğru ve en ideal olanıdır.
Kur'an, emanet akıl istemez. Kendi aklımızın, kendi irademizin, kendi düşüncemizin, kendi fikirlerimizin devreye sokulmasından yanadır. Onun için şöyle denir; "sağ gözün sol göze faydası yoktur”, "insan yalnız doğar, yalnız sıkıntı çeker ve yalnız ölür.”
ZALİMİN RİŞTE-İ İKBALİNİ BİR ÂH KESER,
MÂNİ-İ RIZIK OLANIN RIZKINI ALLAH KESER!
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?