SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Meclis Soruşturma Komisyonu, Eski bakanlar; Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar'ın Yüce Divan'a sevk edilmemesine karar verdi. Komisyon 5'e karşı 9 oyla Yüce Divan'a sevk talebini reddetti. Bundan sonraki süreçte muhalefetin bir önerge vermesi ve TBMM Genel Kurul'unun toplanması istenecek. Oradaki oylama kapalı oylama şeklinde gerçekleşecek.
Kılıçdaroğlu, Meclis Soruşturma Komisyonu'nun 4 eski bakanla ilgili kararına ilişkin Twitter hesabından açıklamada bulundu. Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Halkı makaraya aldığınızı sanıp yalanlarınızın aklandığına inanmayı aklınızdan geçirmeyin. Çaldığınız her kuruşun hesabını vereceksiniz. Suçsuz olan şerefli adamların hesap verme korkusu olmaz. Yüce Divan'a gidilmemesi yolsuzluğun bizzat kabulünden başka bir şey değildir."
Yapılanlara bakıyoruz, olayları inceliyoruz ve alt alta, üst üste koyuyoruz…bütün meselenin; “AK PARTİ’nin yükselişini nasıl durdururuz? 2015 genel seçimlerine girerken halkın gözünde AK İKTİDARI nasıl kötüleriz!” çalışması ve oyunlarının olduğu anlaşlıyor!
Bir cami cemaatim var. Devamlı; “Kazım hocam, inan bu günlerde cennetteyiz! Hem de cennetin en üstünde!” diyerek Türkiye’nin nerden nereye geldiğini anlatmaya çalışıyor! Hatta sık sık şöyle der; “Biz neler gördük, ne badirelerden geçtik! Daha düne kadar ülkede hiçbir şey yoktu! Elektirkler sık sık kesilir, her şey alt üst olurdu! Akşam yatarız zam, sabah kalkarız zam gelirdi her şeye! Çarşıda pazarda her aradığını bulamazdık. Çalışırken, adamların haksız olarak işe alındığını, rüşvetin, yolsuzluğun, haksız kazancın ayyuka çıktığı bir dönemden, bu günlere geldik! Allah’a çok şükür! Allah devlete millete zeval vermesin.”
AK PARTİ, kurulduğu günden beri “şeytanla” mücadele ediyor! Şeytanlar; suikast yapmak, kapatma davası açmak, “hırsız” sloganlarıyla, halkı etkilemek, aydınlık Türkiye’nin önünü kapatıp, karanlığa sürüklemek için gece gündüz çalışıyor! Tabii şeytanın görevi bu! Şeytana karşı; meselenin aslını, esasını bilen, ülkenin bir daha badirelere girmesini, inancından dolayı sıkıntılar çekmesini, terörle boğuşmamasını, aklıselim sahiplerinin; bu yalan, iftira, bozguncu söylemler, hakaretlere pabuç bırakmadan yine AK PARTİ etrafında kenetleneceğine, hatta daha fazla bir teveccühle tekrar iktidar yapacağına inancım tamdır. Hani denir ya, “görünen köy kılavuz istemez”, “yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır”, “Perşembe’nin gelişi, Çarşamba’dan belli olur”… aynen öyle.
“ Baldıran zehiri” içti bütün AK PARTİLİLER! Barış Süreci, demokratikleşme… bunların ikisi, çok çok önemli konular! Zaten Barış süreci başlayınca şeytanlarda şafak attı! Çünkü şeytanın tuzağı, hilesi şimdiye kadar tutmadı, bundan sonra da tutmayacak!
Ziya Paşa şöyle der;
“Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde”
(İnsanın aynası, yaptığı iştir, lâfa bakılmaz. İnsanın aklının derecesi onun eserinde görünür.)
“En ummadığın keşfeder esrâr-ı derûnun
Sen herkesi kör âlemi sersem mi sanırsın”
(İçindeki sırları en ummadığın kişi keşfediverir. Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?)
“Rencide olur dide-i hüffaş ziyadan” anlamı:
(Yarasanın gözü, ziyadan (Işık ve aydınlıktan) rahatsız olur.)
Ateş Bacayı sardı!
Yalan söylediler, talan yaptılar,
Milleti fişlediler fena çarptılar,
“Sakın yapma” deyip parsa kaptılar,
Şimdi ateş bacayı sardı!
Mitingler yaptılar, ıslık çaldılar,
Bayrak salladılar alkış tuttular,
Kafalarda soru kaldılar,
Şimdi ateş bacayı sardı!
Devletin içinde devleti soydular,
Halkın düşüncesine ipotek koydular,
Muhaliflerini acımadan vurdular,
Şimdi ateş bacayı sardı!
Ülkenin altını üstüne getirdiler,
Teşkilat kurdular paraları götürdüler,
El attıkları her yeri batırdılar,
Şimdi ateş bacayı sardı!
Yediler, içtiler, gezip tozdular,
Vatanın güzelliğini bozdular,
“Dur” diyen çıkmadı iyice azdılar,
Şimdi ateş bacayı sardı!
Terörle yaşayıp, törerle güldüler,
İstedikleri mekana doldular,
Haraç kestiler harami oldular,
Şimdi ateş bacayı sardı!
Yapılanlar çıkmaz mı sandınız,
Gerçeği yalanladınız, yalana kandınız,
Allah’ı bırakıp, “İzm”lerle yandınız,
Şimdi ateş bacayı sardı!
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ