Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
11 Mayıs 2013, Üç ayların başlangıcı! Her Müslümanın; bir yıllık, hatta bir ömürlük kirlilikten, günahtan, lekeden, pislikten arınma zamanı! Hayatı daha düzenli, daha insani, daha yaşanabilir kılma anı! Dünyayı barışla doldurma fırsatı! Bu düşünceler dolaşıyordu insanların aklında. Gönüllerde; kardeşlik, sevgi, huzur… aslanı yatıyordu!
Olmadı! Hatay Reyhanlı’da peş peşe 15 dakika arayla iki patlamayla insanlar ne olduğunu şaşırdı! Sanki kıyametten bir sahne vardı ortada! Yanan arabalar, yıkılan, tahrip olan binalar, sağa sola kaçışan, “ne oluyor? Bunlar neyin nesi?” diye soranlar, korkudan ne yapacağını bilemeyen, kucağına çocuğunu, sevdiğini bastırıp huzurla sığınabileceği bir yer arayanlar, ölen insanlar! Patlamanın birisi belediye önünde, ikincisi PTT önünde meydana geldi. Şu ana kadar 41 vatandaşımız hayatını kaybetti, 29’u ağır olmak üzere 100’e yakın insanımız yaralandı! Ölenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilerim.
Olanlar tesadüfi değil. Yapılanların, Suriye kaynaklı olduğu belirtiliyor. Ortada; Türkiye’nin yakaladığı huzur ortamını sabote etmek yatmaktadır. Vatandaşlar, Suriyeli mültecilere saldırmaya yeltendi! İstihbaratçıların dediklerine göre; PKK’nın içinde sadece yurt içindeki militanlar yok, yurt dışından da katılanlar mevcut. Bu konu, komplike ve karmaşık bir konu! Eğer yurt dışındaki terör destekçileri bu işe soyunmazsa, yurt içindekilerin silah bırakması olasıdır. Ki yapılan toplantılar, akil insanların bölge bölge dolaşması… bunun açık örneğidir.
CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, gazete genel yayın yönetmenleriyle yaptığı toplantıda; çözüm süreciyle ilgili kendilerinin de diyecekleri olduğunu, gerekli raporları bulunduğunu belirtmesi, iyiye alamet! Ancak kafa karışıklığı mevcut. “çözüm olsun, ama desteklemiyoruz” demek, tezat teşkil ediyor!
Şimdiye kadar terörle mücadele için harcanan para en aşağı; 35 milyar dolar! Bu paralarla hangi yatırımlar yapılmazdı? Bir Türkiye daha inşa edilirdi! Kaç tane fabrika, kaç tane sanayi tesisi, kaç tane okul, kaç tane hava alanı, kaç milyon Km. yol, kaç tane baraj yapılırdı!
Yıllarca IMF’den borç alarak, kıskaç içine girdik! Şimdi hamdolsun IMF’ye borç bitti! Hem terörle mücadeleye para sarf edildi, hem de yatırım yapıldı! Türkiye, o eski Türkiye değil artık! İsrail’e özür diletecek, tazminat ödetecek duruma geldi! Orta doğu’da yetki Türkiye’ye geçmiş vaziyette!...
İşte bunları üst üste koyduğumuz zaman niçin böyle olayların olduğunu anlamamak mümkün değil. Fakat sağduyuyu elden bırakmamak, provakasyona girmemek gerekir. Böylesine kaos ortamlarını değerlendirmek isteyen kötü niyetli insanların varlığını hesap edip, çözüm sürecinin akamete uğramaması için çaba göstermek hepimizin görevidir.
Çözüm süreci devam ediyor! Tabii bazı zorluklara rağmen! Zorluk çıkaranlar; İP, DHKP-C, TKP, TGB, MHP’nin İP uzantısı, CHP’nin ulusal kanadı ve terörden beslenen gruplar! Ama halkın % 80’ine yakını çözüm sürecini istiyor ve durumdan memnunlar!
“eğri oturup doğru konuşalım” denen bir sözümüz var, fakat bendeniz şöyle diyorum; “doğru oturup doğru konuşalım”. Çünkü eğri oturandan doğru söz sadır olmaz. Bu; “ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” ilkesine aykırıdır. Evet; bugün terörü destekleyen, çözüm sürecini sabote edenler, yarın aynı akıbetin kendi başlarına geldiğinde ne yapacaklar? Bugün olumlu olaylara ilgisiz kalanlar, yarın kimden destek isteyecek? Destek istemeye yüzleri olacak mı?
Diyelim ki evimize, hırsız, soyguncu ve cana kasteden birisi geldi, yardım istedik kapı karşı komşumuzdan. O; “bana ne, ne halin varsa gör, hırsız, soyguncu bana gelmedi ki…” dese, yarın veya herhangi bir gün aynı kişiler, komşumuzun evine girse, bizden yardım istese, biz de yardım etmesek ne olur? Bir apartmanda, bir sitede daire sakinlerinin hakları, hukuku gözetilmez mi? hataları, eksikleri, yanlışları birlikte giderilmez mi?
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ