ULUIRMAK EVLERİ VE MAĞDURLARIN ŞİKÂYETLERİ

Yıllar önceydi; O zamanın Meram Belediye Başkanı Fatma Toru idi. "Şükran Mahallesi Kentsel Dönüşüm” adı altında güzel bir proje geliştirdi. Bir Konyalı olarak, buranın daha modern ve daha estetik bir görünüm kazanacağı için sevindik. Kentsel Dönüşüme uğrayacağı için sevindik ve evleri boşalttık.

  1. mahallesindeki arsa sahiplerine Uluırmak'ta kurulacak ve adı; "ULUIRMAK EVLERİ” olacak olan ev verileceği, zemin ve son kat hariç arsa sahiplerine ara katlardan imkân sağlanacağı söylendi.

Meram Belediyesi öncülüğünde başlanan Uluırmak Evleri 2+1, 3+1 ve 4+1 daire seçenekleri sunarken, 1650 araçlık kapalı otopark ve 320 araçlık açık otopark bulunuyor. 91.000 m² ye yakın bir arsa alanının 5.000 m²'si ticari alan. 32.000 m² ise yeşil alan olarak projelendirildi.

Bir blok bitti, kuralar çekildi ama arsa sahiplerine ev çıkmadı. Dendi ki; bu blok kooperatif üyelerine verilecek”. İnşaat devam ediyor, fakat yine evleri çıkmayan ve mağdur olan arsa sahipleri "ULUIRMAK EVLERİ MAĞDURLARI” adıyla ortak bir Watshapp hattı kurdular.

Uzun süredir şikâyetler geliyordu kulağıma. Ama belki halledilir diyerek ses çıkarmıyordum. Fakat şikâyetlerin dozu gittikçe arttı, gün geçtikçe mağdurlar itirazlarını değişik platformlarda arama yollarını konuşmaya başladı.

  1. süre sonra; Konunun detaylı bir şekilde Başkanla görüşülmesi denendi ama başarılı olunmayınca Kentsel Dönüşümle ilgili Başkan yardımcısı ile görüşülmesinin meseleyi yüz yüze konuşmanın yararlı olacağı umuduyla bir araya gelindi.

Meram Belediye Başkan Yardımcısı ile görüşüldü, bendeniz de oradaydım. Bu kardeşiniz de Uluırmak evi mağdurlarından. Durum sayın başkan yardımcısına aktarıldı. Onun cevabı; "En geç 2025 yılına kadar evleriniz teslim edilecek. Bundan sonra kooperatif üyelerine bir, arsa sahiplerine iki ev verilecek” oldu.

Bu görüşme esnasında arsa sahiplerine ödenen kiranın hiç olmazsa 500. T.L. olması gerektiği, oturdukları evlerin kirasının hiç olmazsa yarısının karşılanmasının doğru olacağı belirtildi.

Arsa sahipleri beklemedeyken, kooperatif üyelerine öncelik verilmesinin bir haksızlık olduğu, Konya haricinde herkesin evine kavuştuğu, ancak burada bir problem olduğunu söylüyor "Uluırmak Evleri Mağdurları”. Mağdurların ortak şikâyetleri:

"Kardeşim ben gelin evimi yıkın mı dedim onlara? Madem yıktınız hakkımızı verin, bizi mağdur etmeyin”.

"Bizi üyelerle anı kefeye koydular, hak sahipleri hakkını arayamadı. Biz hak sahibiyiz nasıl üyelerle bir tutarlar? Evim dursaydı da, kirada sürünmeseydik.”

"Biz evleri Belediyeye verdik, kooperatif üyelerine vermedik”

"Bizler hak sahibi olarak kenetlenmemiz lazım. Ne kadar mağdur hak sahibi varsa bize katılmaları, birleşerek sesimizin daha gür çıkması, öncelikle hak sahiplerine haklarının teslim edilmesinin sağlanması lazım.”

"Benim evimi 2015 yılında yıktılar. Yaklaşık 10 yıldır mağduruz. Biliyoruz ki devlet vatandaşını açıkta bırakmaz. Ama biz 10 yıldır dışardayız ve de mağduruz. Evlerimizi elimizden alıp, işyeri yapmanın mantığı var mı?

"Ben evimden, mahallemden, sokağımdan memnundum. Geçmişimi çaldınız, komşularımı, geleceğimi… çaldınız. Konya'nın göbeğinde evimiz vardı.”

"Eğer bizim mağduriyetimize çözüm bulunmazsa Tv'lere, muhalif basına çıkıp beyanat vereceğiz. 2024 mahalli seçimleri yaklaşırken bu da Belediye için iyi olmaz.”

 

Yukarıda "ULUIRMAK EVLERİ MAĞDURLARI”nın ortak şikâyetlerini ele almaya çalıştım. Haklılık payları var. Hak sahiplerinin isteklerine cevap vermek, seslerini dinlemek, kimseyi mağdur etmemek siyasetin güzel yanıdır.

  1. azından hak sahiplerini bilgilendirici, ikna edici geniş katılımlı bir toplantıyla açıklama yapılabilseydi. Veya zaman zaman basın aracılığıyla durum açıklığa kavuşturulabilseydi. Mesela televizyonlarda bir program yapılıp, konu enine boyuna açıklanabilir. Böylelikle hak sahipleri de ikna olur ve gönüllerine serinlik gelir. Bu, zor bir şey değil.
Umarım mağduriyetler kısa sürede çözülür. Bendenizin, Meram Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Kavuş'un bu hususta gerekeni yapacağına inancı tamdır. Elbette bazı aksamalar olmuştur, bunlar normal ve kaçınılmaması gereken şeyler. Ama ortada herhangi bir olağanüstülük olmadığına göre mağduriyetlerin de önlenmesi gerekmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları