YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Çok güzel temennilerimiz, anlamlı deyişlerimiz var. Bunlar bizi hayata bağlar. Bu güzellikler sayesinde ümitvar oluruz. Muhabbeti kaybettiğiniz zaman hayatın güzelliğini kaybederseiniz. O güzelliklerden birkaç örnek:
"Vakti şerifleriniz hayrola, hayırlar fethola, şerler def ola”, "Yarısına kadar boş bardak değil, yarısına kadar dolu bardak”, "Umutsuz olma, ne umutlar var, karanlığa gitme ne aydınlıklar var”, "Allah, hayırını versin”, "Allah derdini alsın”…
Muhabbet Faslı
Zerreden küreye söz dile gelir,
Sohbetin aşkıyla saz dile gelir,
Gönüller fetholur öz dile gelir,
Hicranı bitirir muhabbet faslı!
Bülbüller meşk eder gülün dalında,
Mecnun'lar mest olur Leyla dilinde,
Hakkı sevenlerse Allah yolunda,
Hasreti bitirir muhabbet faslı!
Rabbimiz insanları yaratmadan önce; "Ben sizin rabbiniz değil miyim?” diye sorduğu soruyu; -"Bela” diye cevaplamış ve böylece bir sorumlulu üstlendik. Hiçbir insanın bu yönüyle görvden kaçma, sorumsuz davranma gibi bir özelliği yoktur. Aslında bu yönü kapalıdır insanın. Çepeçevre rabbimizin ilahi arazisindeyiz. Kimsenin bu araziden dışarı çıkma lüksü yoktur. Zaman zaman, günahlara girme, hatalar yapma, dünyayı kan ve gözyaına boğma hamakatları yaşanıyorsa da, bunlar asıl değil sonradan olan çıkmalardır. İnsanın özünde inanmak, güzellik, iyilik ve hizmet vardır.
Yan çizmek, savsaklamak, görevi kötüye kullanmak, huzursuzluk çıkarmak, işleyen nizamı bozmak, yeryüzünde fesat meydana getirmek… Allah'ın kullarına yakışmayan bir hususiyettir. İnsani özellik; okuyan, yazan, aklını ve alnını terleten varlıklara yakışmaz.
1976 yılında öğretmenliğe başladım. Yurdumuzun çeşitli şehirlerinde ve yurt dışında öğretmenlik ve yöneticilik nasip oldu. Öğretmenlik, eski adıyla; "Muallimlik” bir peygamber mesleğidir. Aslında her meslekte peygamber izi ve peygamber uğraşısı mevcut.
Bugüne kadar çeşitli gazete ve dergilerde sayısı binleri aşan makale ve deneme yazılarım mevcut. Toplumu ilgilendiren hepimizin yapması zorunlu olan, "olmazsa olmaz” cinsinden hayati öneme haiz yazılarımı toparlayıp; "Vakt-i Muhabbet” adıyla kitaplaşatırmayı arzuladık.
Yaptığımız sohbetlerde, verdiğimiz söyleşi ve konferanslarda, halkımızla çay muhabbetleri yaptığımızda durmadan ve sık sık dile getirdiğimiz; "Hayat veren prensipler” olan Rahmani ilkelerin toplamından ibarettir bu yazılarım.
Sınavdayız Hep!
Hak'la ezelde sohbetimiz var,
O sözden beri sınavdayız hep,
"Rabbiniz değil miyim” dedi yar,
O sözden beri sınavdayız hep!
Misak-ı evvel bu ahd-i elest,
Kûy-i muhabbet bu akd-i elest,
İlahi hitap bu vakt-i elest,
O hazdan beri sınavdayız hep!
Bîganeyim her an "la” diyene,
Sevdalıyım hep "illa” diyene,
"Kelamullahı anla” diyene,
O hızdan beri sınavdayız hep!
Müstakim sırat kazanan bir yol,
Ebede kadar uzanan bir yol,
Can kullarıyla bezenen bir yol,
O nazdan beri sınavdayız hep!
Bela pişirir vuslata taşır,
Bu dünya fani hasrete taşır,
Düşman çoğaltır kesrete taşır,
O özden beri sınavdayız hep!
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?