YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Özgecan Aslan’ın, hunharca, yakılarak öldürülmesi gündemdeki yerini koruyor. Koruması, unutulmaması gereken bir husus! Müslüman olduğumuza göre meseleyi Kur’anî ve islâmî çerçevede ele almak daha doğru olur.
Barış durumunda ve kasten öldürmede ve belli bir yargılama sonunda yapılan kısasta ise çeşitli şartların oluşması söz konusudur. (Bakara, 2/178)
Ebu Hanife'ye göre kısas sadece usulüne göre kılıç vb. aletle yerine getirilir.
Kısasın yakma ile gerçekleştirilmesi söz konusu olmayıp, Hanefi mezhebine göre kısasta öldürmeye aynı şekilde mukabelede bulunulmaz. Her durumda işkence etmeyle ilgili Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Dünyada insanlara işkence edenlere Allah da âhirette ceza verir." (Müslim, Birr, 117-119)
Bir savaş durumunda seriyyenin çıkartılması esnasında Peygamber (sav)'in insanların yakılmasını nehyettikten sonra şöyle buyurduğu kaydedilmektedir: "... Ateşle yakarak cezalandırmak sadece Allah'a mahsustur" (Buhari, Cihad, 106)
Gerekli şartları oluşan savaşta düşmanla nasıl savaşılması, mücadele edilmesi gereği de açıkça belirtilmiştir: Savaş esnasında insanların uzuvlarını keserek sakat bırakmayı ve ölülerin göz, kulak, burun gibi azalarının kesilerek saygısızlık yapılması (Müslim, "Cihât ve's-siyer", 2) ve meyve ağaçlarının kesilmesini, ekinli arazilere yakılarak zarar verilmesini, hayvanların yeme amacı dışında öldürülmeleri yasaklanmıştır. Savaşta hangi şartta olursa olsun sığınma talep eden kimseye bu hakkının verilmesi de önem arzeder. Savaş esnasında sığınma ve eman isteyen bir kişiye bu hakkın verilmesi de emredilmektedir (et-Tevbe, 9/6)
Esirlerle ilgili hükümler de yine açık ve nettir. Esir bulundukları sürece nasıl davranılması gerektiği Peygamber (sav) tarafından şöyle ifade edilmiştir:
"Onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, güçleri yetmeyecek işler yüklemeyiniz, zor iş yüklediğinizde yardım ediniz" (Buhari, Itk, 15)
Kur'an-ı Kerim'de açık bir şekilde belirtilmiş. Buna göre savaş esirleri öldürülmez, karşılıklı veya karşılıksız serbest bırakılırlar. (Muhammed 47/4)
Nitekim Peygamber (sav)'in Bedir'de esir alınan esirlerin Müslümanlara okuma yazma öğretme karşılığında, bir kısmını da karşılıksız olarak serbest bırakması bu durumu en iyi şekilde göstermektedir. Bir bütün olarak Peygamber (sav)'in hayatı incelendiğinde esirlere ilişkin bu muamelenin yapılmış olduğu görülür.
Ateşle cezalandırma, kısas etme veya esirlere bu şekilde muamele hiç caiz olmadığı ilgili âyet ve sahih hadislerdeki uygulamada açıkça görülmektedir. Dolayısıyla çeşitli zayıf rivayetlerden gerekse ya da tarih kitaplarındaki bilgilerden hareketle açık bir şekilde yasaklanmış "ateşle cezalandırma/öldürme" yöntemi söz konusu değildir.(Dr. Abdurrahman Yazıcı / İslam Hukuku Uzmanı-Araştırmacı – Sabah)
İslam müctehidleri (büyük hukuk alimleri) idam cezasının hangi araçla ve şekilde yapılacağı konusunu tartışmışlar, başta Ebu Hanîfe olmak üzere birçoğu, “cinayet ne ile işlenirse işlensin idam kılınçla olur” demişlerdir. Unutmayalım ki, o devirde en az acı veren idam şekli budur.
Peygamberimiz (s.a.) şöyle buyurmuştur: “ Şüphe yok ki, ateşle ancak Allah cezalandırabilir” (Buhârî, 2954).
Sahih hadis ortada iken, ona dayanan ictihadlar şöyle dururken asla insanı yakarak ceza verme şeklinde bir vahşete meydan verilmez; aksine bir zaruret bulunmadıkça rahmet, sevgi, af, barış, kötülüğe karşı bile iyilik dini olan İslam’ın nurlu yüzüne kimse leke süremez.
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?