YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Gönül dostlarıyla yüz yüze yaptığımız çay sohbetleri, imza günlerinde okurlarım ve öğrencilerimle yaptığımız söyleşiler, okullara davet edilerek icra ettiğimiz; "Öğrenci/Yazar buluşmaları”, televizyon ve radyo konuşmalarımız kitap olmalı.
İşte bu düşünceden; "YAŞADIKÇA” isimli bir kitap meydana getirmeyi düşündüm. Neden bu ismi verdim? Tabii başka isimler de verebilirdim. Ama en sıcak ve bana en yakın gelen ve de hepimizi ilgilendiren hayat serüveni içinde yaşadıklarımız, gördüklerimiz, denediklerimiz, "keşke” dediklerimiz, pişman olduklarımız, acısıyla tatlısıyla, iyisi ve kötüsüyle geçtiğimiz zaman köprüsünden geçmişe bakıp hayıflandığımız, "eyvah” ettiğimiz, bir yaşanmışlıktır.
Her insan bunu yaşamaktadır. Her canda mutlaka bir hayat tecrübesi mevcuttur. Hayatı tecrübe etmeyen, hayattan ders çıkarmayan veya ders çıkarmayı bilmeyenlerin hayatta söyleyecek sözleri olamaz. Bir eli yağda, bir eli balda olanlar, aklını terletmeyenler, emek vermeyenler, aklını kullanmayanlar, düşünce geliştirmeyip aklını kiraya verenler…insanlığa ve ülkelerine hizmet etme güzelliğinden mahrumdur.
Yazmak, dünyanın en mutluluk veren işi. Eli kalem tutan, okumayı beceren herkesin mutlaka yazması gerekir. Hele mesleği "Öğretmen” olanların yazmadan kaçması düşünülemez. Yazmak için okumak şarttır. Okumayan yazamaz.
"Okumadan alim, yazmadan katip” diye bir söz var. Evet gerçekten okumadan bilgi sahibi olunmaz. Yazıya dökmeden de bir şeyleri yazdım diyemezsiniz. Bu yüzden ilk emir; "Oku” olmuştur. Okumayı sadece kitap olarak düşünemeyiz.
"Çok gezen mi bilir? Çok okuyan mı?” diye de güzel sözümüz var. Aslında gezerek, görerek, dokunarak, sorarak, yaşayarak… bilgi sahibi olmak güzeldir.
Kitaplar!
Kitaplar derman, kitaplar ömür,
Okumak ferman, ilahi emir.
Oku sayfa sayfa pasaj pasaj,
Her cümle ibret, her satır mesaj.
Oku ki, sıfırlansın yoz fikir,
Oku, ayyuka çıksın tefekkür.
"La"lar yok olsun, bitsin anında,
"İlla" lar gülsün, Hak meydanında.
Zalimlere çelmedir okumak,
Hakikate ermedir okumak.
Kitaplar, kitapsızlığa perde,
Aydınlansın ufuklar her yerde.
Âlem bir başka olsun kitapla,
Miraç etsin beyinler hitapla.
Fikir yayılsın cana serapa,
Rahmet misali yağsın türaba.
Kitapla değişsin efkârımız,
Tefekkürdedir bizim kârımız.OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?