YAZARLIK HAYATIM (3)

İki üç saati geçen bir röportajın yalnızca iki günlük yazıya sığması mümkün değildi. Bunun için bugün de devam etmem gerekliliği kendini gösterdi. Program yapımcısı kızımız Zeyneb, şu sorularla devam etti;

 

  1. Konya, Türkiye'nin Nesidir?

 

Konya, Türkiye'nin kültür, sanat, edebiyat, şiir şehridir.

Konya; hoşgörü kentidir.

Konya; Huzurun, kardeşliğin başkentidir.

 

Bu hususta en iyi cevabı Ahmet Hamdi Tanpınar verir. "Beş Şehir” isimli eserinde;

 

"Konya, bozkırın tam çocuğudur. Onun gibi kendini gizleyen esrarlı bir güzelliği vardır. Bozkır kendine bir serap çeşnisi vermekten hoşlanır. Konya'ya hangi yoldan girerseniz girin sizi bu serap vehmi karşılar. Çok arızalı bir arazinin arasından ufka daima bir ışık oyunu, bir rüya gibi takılır. Serin gölgeleri ve çeşmeleri susuzluğunuza uzaktan gülen bu rüya, yolun her dirseğinde siline kaybola büyür, genişler ve sonunda kendinizi Selçuk sultanlarının şehrinde bulursunuz. Dışardan bu kadar gizlenen Konya içinden de böyle kıskançtır. Sağlam ruhlu kendi başına yaşamaktan hoşlanan, dışardan gösterişsiz, içten zengin Orta Anadolu insanına benzer. Onu yakalayabilmek için saat ve mevsimlerine iyice karışmanız lâzımdır. Ancak o zaman çeşmelerinden akan Çarbağ sularının teganni ettiği sırrı, zengin işlenmiş kapıların ardında sırmalı çarşafı içinde çömelmiş eski zaman kadınlarını andıran Selçuk abidelerinin büyüklük rüyasını, türkü ve oyun havalarının hüznünü ve bu oyunların ten yorgunluğunu duyabilirsiniz.

Konya insanı ya bir sıtma gibi yakalar, kendi âlemine taşır yahut da ona sonuna kadar yabancı kalırsınız. Meram bağlarının tadını alabilmek için ona yerli hayatın içinden gitmek lâzımdır.

Bu alışma bittikten sonra şehir yavaş yavaş size, tıpkı bugün için verebileceği her şeyi verdikten sonra, sizden uzakta geçmiş çocukluğunu ve gençliğini de hediye etmek isteyen, kesik, başıboş hatırlamalarla onları anlatan, güzel ve sevmesini bilen bir kadın gibi mazisini açar. Ve siz dinlediğiniz bu hikâyelerin arasından sevdiğiniz, güzelliğine ve olgunluğuna hayran olduğunuz kadını nasıl şimdi küçük ve nazlı bir çocuk, biraz sonra ürkek bir genç kız veya ilk aşkların, heyecanların içinde henüz çok tecrübesiz bir kadın olarak görür ve hiç tanımadığınız o günlere ait bin türlü sevimliliğin, cazibenin, tuhaflığın, korku ve telâşın, azabın arasından onu başka bir mahlûk gibi sevmeye başlarsanız, Konya'yı da bu yeni tanıdığınız hüviyetiyle öyle yeni baştan, onunla beraber bu geçmiş zamanına eğilerek ve âdeta ona hasret çekerek ve artık bu maziyi ve onun kudretini iyice tanıdığınız için onun arasından bütün bütün sizin olacağına bir türlü inanmayarak sever ve tanırsınız. O zaman mektep kitaplarında okuduğunuz, fakat sergüzeştlerini bir türlü bir çerçeveye sıkıştıramadığınız için muhayyilenizin boşluğunda silahlan, muzaffer orduları veya hazin talihleriyle yersiz yurtsuz gölgeler gibi dolaşan bir yığın insan sizin için başka türlü canlanır.”

Konya'mız; Veliler, Peygamberler diyarıdır. Dünya kurulduğundan beri yeryüzüne 124.000 veya 224.000 peygamber gelmiştir. Bunlardan bir kısmının mezarı da Konya'mızdadır. Konya'da yattıkları bilinen Peygamberlerin isimleri ve yattıkları mezarlıkların bir kısmı varlığını korumakta olup, bir kısmının yerleri kesin olarak bilinmemekle birlikte, sadece peygamber isimleri kayıtlara geçmiştir.

Bilinen ve kayıtlara giren birçok peygamber metfundur bu şehirde. Mevlâna'nın Konya'yı tercih edişinde bunun önemi vardır sanırım. Konya'yı bilmek için, meseleleri objektif kriterlerle ele almak yeter de artar bile.

  1. Konyalılar, Konya'nın kıymetini Biliyor mu?

 

Eski Konya'yı, irfan yurdu kenti, Mevlana'nın muhabbetini içine sindirmiş olanlar, Tasavvuf ahlakıyla ahlaklananlar… Konya'yı en iyi temsil eder.

Tarihi iyi bilenler, özellikle yakın tarihten haberdar olanlar Konya'nın kıymetini bilir.

Okumadan, düşünmeden, aklımızı terletmeden hiçbir şeyin kıymeti bilinmez, bilinemez.

 

Teşekkür ederim, güzel bir programdı. Program sonunda çocuklara kitaplarımı imzalayıp verdim. Hepsi buna çok sevindi. Hepsi şunu dile getirdi;

"Hocam, bu kitapları bu akşam okuyup bitirmek istiyoruz. Çok akıcı yazılmış. Bizi anlatmış, elinize, kaleminize sağlık” dediler. (14 HAZİRAN 2023)


Yazarın Diğer Yazıları