Yılmayan, Korkmayan Bir Dava Adamı Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl, 24 yaşındayken yayımladığı ikinci şiir kitabı “Kaldırımlar” ile tanındı. 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve o devirde Türk basınının merkezi olan Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer aldı. 
1934 tarihi, Necip Fazıl biyografisinde bir dönüm noktası oldu. O yıl, bir Nakşî şeyhi olan Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştı. Abdulhakim Arvasi ile tanışmasını kendisine milat kabul eden Necip Fazıl’ın şiirlerinde bu tanışmadan sonra tasavvufi düşüncenin izleri görülmeye başlar. Arvâsî ile tanışmasından sonra,  İslamcılık ve Türklük vurgusunu ön plana aldığı “Tohum” isimli tiyatro oyunu ile fikirlerini net olarak ortaya koydu.
 1936’da bir kültür–sanat dergisi “Ağaç Mecmuası”’nı çıkardı. “Çile” isimli şiir kitabı, 1934'te yaşadığı buhranlı dönemini anlatır. Askerde iken siyasi bir yazı kaleme alması nedeniyle mahkum oldu ve ilk kez hapis cezası aldı; Sultanahmet Cezaevi’nde hapis yattı.
Necip Fazıl Kısakürek, 1943 yılından itibaren siyasal tavrını ve Türk modernleşmesine eleştirisini ortaya koyan faaliyetlerine başladı. Muhalefet anlayışını; 17 Eylül 1943 günü ilk sayısını çıkardığı “Büyük Doğu” dergisinde dile getirdi. Büyük Doğu, o dönemde çıkarılan tek İslamcı dergidir. Başlangıçta dönemin ünlü isimlerinin yazılarının da yer aldığı dergide daha sonra değişik takma adlarla Necip Fazıl’ın yazdığı yazılar egemen oldu.
 Dergi, ilk olarak 1943 yılının Aralık ayında “dinî neşriyat yapmak ve rejimi beğenmemek” gerekçesi ile birkaç aylığına kapatılırken Necip Fazıl, Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimari bölümündeki işinden kovuldu. Dergi, Şubat’ta tekrar yayınlandı ancak "rejime itaatsizliği teşvik" suçlamasıyla Mayıs 1944'te Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı. Gerekçe, “Allah’a itaat etmeyene itaat edimez” hadisinin Tek parti yönetimini işaret ettiğine inanılmasıydı. Necip Fazıl, ikinci defa ikinci askerliğe sevk edilerek Eğirdir'e sürüldü.
 Büyük Doğu'yu yeniden çıkarmaya başladı. Dergide daha çok dini yazılara yer veriliyordu ve yazıların çoğunda, “Adıdeğmez” mahlasını kullanıyordu. Büyük Doğu, 13 Aralık 1946 tarihli sayıdaki yazısı nedeniyle tekrar kapatıldı. Necip Fazıl, dergide tefrika edilmeye başlamış olan "Sır" isimli piyesinden dolayı "milleti kanlı ihtilale teşvik" suçlamasıyla mahkemeye çıkarıldı. 
28 Haziran 1949'da Büyük Doğu Cemiyeti’ni kurdu. Başkanı olduğu dernekte başkan yardımcısı Cevat Rıfat Atilhan ve genel sekreter Abdurrahim Rahmi Zapsu idi. 1950’de derneğin ilk şubesi Kayseri’de açıldı. Necip Fazıl, Kayseri’deki açılıştan İstanbul’a döndükten sonra bir yazısı nedeniyle tutuklandı; “Türklüğe hakaret davası”nda verilmiş beraat kararı, Nisan ayında temyiz mahkemesi tarafından bozdurulunca eşi Neslihan Hanım ile birlikte hapse girdi. 1950 genel seçimlerinden sonra seçimden zaferle çıkan Demokrat Parti’nin çıkardığı Af Kanunu ile hapishaneden tahliye edildi. 18 Ağustos 1950’de Büyük Doğu’yu yeniden çıkarmaya başladı. Necip Fazıl, dergide Adnan Menderes’e açık mektuplar yayınlayarak partiyi İslam ekseninde geliştirmesini önermekteydi. O yıl Büyük Doğu Cemiyeti’nin Tavşanlı, Kütahya, Afyon, Soma, Malatya, Diyarbakır şubelerini açtı. 
Vasiyeti
Fikir ve duyguda vasiyete lüzum görmüyorum. Bu bahiste bütün eserlerim, her kelime, cümle, mısra ve topyekün ifade tarzım vasiyettir. Eğer bu kamusluk bütünü tek ve minicik bir daire içinde toplamak gerekirse söylenecek söz "Allah ve Resulü'nden ; başka her şey hiç ve batıl." demekten ibarettir. 
• Beni, ayrıca hususi vasiyetimde gösterdiğim gibi, İslamî usullerin en incelerine riayetle gömünüz! Burada, umumi vasiyette de belirtilmesi gereken bir noktaya dokunmalıyım. 
• Cenazeme çiçek ve bando muzika gönderecek makam ve şahıslara uzaklığımız ve kimsenin böyle bir zahmete girişmeyeceği malum... Fakat bu hususta bir muziplik zuhur edecek olursa, ne yapılmak gerektiği de beni sevenlerce malum... Çiçekler çamura ve bando yüz geri koğuşuna. 
Çile şiirindeki şu satırlar vasiyetini teyit eder niteliktedir:
Son günüm olmasın çelengim top arabam
Beni alıp götürsün tam dört inanmış adam 
Gençliğe; aksiyon ve ruh veren, doğru bildiğini konuşma konusunda cesaret aşılayan dava adamını rahmet ve minnetle yad ediyor, ruhuna 1 Fatiha ve 3 İhlas okumanızı istirham ediyorum. 

Yazarın Diğer Yazıları