Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
MİLLİ GÜVENLİK KONFERANSI: YENİ TÜRKİYE YÜZ YILI STRATEJİK DİNAMİKLERİNİN GÜNCELLENMESİ
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
SORMAZLAR MI???
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Torpil iddiaları, torpilin ahlaki boyutu ve yol açtığı çöküntüler üzerine bugüne dek ciltler dolusu yazı yazıldı. Biz de geçmişte bu konuya defalarca değindik. O kadar çok değindik ki, artık "çiviyi çakmak için çekici çokça vurmak gerekir” noktasını bile aştık desek yeridir.
Ama çekici çiviye vurmaya devam edeceğiz. Edeceğiz; çünkü yapılan devasa yapılar bir tek kötü davranışla yerle bir olabiliyor.
Bina yıkılmasa binayı yapan yıkılıyor. Binayı yapan yıkılmasa yapanın itibarı yıkılıyor. Yıllardır altını çize çize savunduğumuz bir tez var: Bu ülkede, hangi zihniyetten olursa olsun, kimsenin torpile karşı çıkmaya yüzü de yok, hakkı da yok. Ama cesareti var.
Torpil yaptırmak bizde bir övünç meselesi hâline gelmiş durumda. Hırsızlık ne kadar kötüyse torpil de o kadar kötüdür; ama insanlar torpil yaptıranı över, ona gıptayla bakarlar. "İşini bilir o.” sözünün etkisi neredeyse herkeste aynıdır.
Bir kurumu arıyorsunuz; mağdur bir kişinin mağduriyetinin giderilmesi için yardım istiyorsunuz.
Size denilen: "Mevzuata göre o iş olmaz.” Eyvallah diyorsunuz, ısrar etmiyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz, size kapatılan kapılar başkalarına açılmış. "Nasıl ya?” diyorsunuz. Daha hatırlı kişiler girmiş araya...
Siz, kendi düşürüldüğünüz durumu unutmaya çalışsanız da aklınızda şu soru dönüp duruyor: Bu ‘hatırlı' kişiler neden devletin ve devleti yönetenlerin itibarını yerle bir ediyor?
Cumhurbaşkanımız, "Kapılarınız halka açık olacak, telefonunuz sürekli açık olacak, ayırım yapmadan herkesle ilgileneceksiniz,” dediğinde; bir tarafı mağdur edin mi diyordu?
Ortaya çıkan algı şu: Kurşun atılsa davasından vazgeçmeyecek insanlar, bu tür çerden çöpten mevzulara bakınca şöyle diyor: "Bu mudur dava şuuru? Bu insanlarla mı yol alacağız biz?”
Düşünsene... Sen başvuruyorsun, sana ‘mevzuat' diyorlar; öteki bir hatırlıyı araya koyuyor, ona kapılar ardına kadar açılıyor. Ve tüm olumsuzluklar dönüp dolaşıp devleti yönetenlere yazılıyor.
Hatırlı kişi aldığı övgüyle gününü gün ediyor. İşi yapılan kişi, işinin torpille yapıldığını ballandıra ballandıra anlatıp itibar devşiriyor.
Bakın, dürüst yöneticileri de güvenilmez insan hâline getiren o "hatırlı” kişilerin yatacak yeri yok, bizden söylemesi...
Bir garabet daha diyeyim size:
Bu tür yazıları mağdur edenler değil mağdur olanlar okuyor...
Zira mağdur edenler "çok biliyor” zaten.
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu