NEDEN BU HALE GELDİK?
Heycanlandıran Bir Gonçalves İzledik
Mikro Asrı Saadet’ten Makro Asrı Saadet’e (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
GÜNDEMİNİ KAYBEDEN ÜMMET NESLİNİDE KAYBEDER
Antalya Güneşi, Konya Rüzgârı
ÖZBEKİSTAN VE YEŞİL VATAN
Ekonomik program tehlikede mi?
Gelecek İnfaz Edildi
Bir Neslin Kırılma Noktası: İstikamet…!
KİŞİSEL BAKIMIN YERİ VE ADABI
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
UÇTU UÇTU BAŞKAN UÇTU!
Yazma Eserlerin İzinde – Akif Atakan (Mestanlı /Bulgaristan)
SİGARA VE KAHVE
Zavadanak İrancılar
BÜYÜK SAVAŞ YAKLAŞMAKTADIR
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
Sarı Lacivert Kemer
Finansal Nükleer Bomba: Hürmüz’de “Dolar Geçmez“ Dönemi
Konya’ya Bahar Geldi
YOL
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
Torpil iddiaları, torpilin ahlaki boyutu ve yol açtığı çöküntüler üzerine bugüne dek ciltler dolusu yazı yazıldı. Biz de geçmişte bu konuya defalarca değindik. O kadar çok değindik ki, artık "çiviyi çakmak için çekici çokça vurmak gerekir” noktasını bile aştık desek yeridir.
Ama çekici çiviye vurmaya devam edeceğiz. Edeceğiz; çünkü yapılan devasa yapılar bir tek kötü davranışla yerle bir olabiliyor.
Bina yıkılmasa binayı yapan yıkılıyor. Binayı yapan yıkılmasa yapanın itibarı yıkılıyor. Yıllardır altını çize çize savunduğumuz bir tez var: Bu ülkede, hangi zihniyetten olursa olsun, kimsenin torpile karşı çıkmaya yüzü de yok, hakkı da yok. Ama cesareti var.
Torpil yaptırmak bizde bir övünç meselesi hâline gelmiş durumda. Hırsızlık ne kadar kötüyse torpil de o kadar kötüdür; ama insanlar torpil yaptıranı över, ona gıptayla bakarlar. "İşini bilir o.” sözünün etkisi neredeyse herkeste aynıdır.
Bir kurumu arıyorsunuz; mağdur bir kişinin mağduriyetinin giderilmesi için yardım istiyorsunuz.
Size denilen: "Mevzuata göre o iş olmaz.” Eyvallah diyorsunuz, ısrar etmiyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz, size kapatılan kapılar başkalarına açılmış. "Nasıl ya?” diyorsunuz. Daha hatırlı kişiler girmiş araya...
Siz, kendi düşürüldüğünüz durumu unutmaya çalışsanız da aklınızda şu soru dönüp duruyor: Bu ‘hatırlı' kişiler neden devletin ve devleti yönetenlerin itibarını yerle bir ediyor?
Cumhurbaşkanımız, "Kapılarınız halka açık olacak, telefonunuz sürekli açık olacak, ayırım yapmadan herkesle ilgileneceksiniz,” dediğinde; bir tarafı mağdur edin mi diyordu?
Ortaya çıkan algı şu: Kurşun atılsa davasından vazgeçmeyecek insanlar, bu tür çerden çöpten mevzulara bakınca şöyle diyor: "Bu mudur dava şuuru? Bu insanlarla mı yol alacağız biz?”
Düşünsene... Sen başvuruyorsun, sana ‘mevzuat' diyorlar; öteki bir hatırlıyı araya koyuyor, ona kapılar ardına kadar açılıyor. Ve tüm olumsuzluklar dönüp dolaşıp devleti yönetenlere yazılıyor.
Hatırlı kişi aldığı övgüyle gününü gün ediyor. İşi yapılan kişi, işinin torpille yapıldığını ballandıra ballandıra anlatıp itibar devşiriyor.
Bakın, dürüst yöneticileri de güvenilmez insan hâline getiren o "hatırlı” kişilerin yatacak yeri yok, bizden söylemesi...
Bir garabet daha diyeyim size:
Bu tür yazıları mağdur edenler değil mağdur olanlar okuyor...
Zira mağdur edenler "çok biliyor” zaten.
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?