İŞTE KULUM
Dağın Ortasında Bir Mahalle: Erenköy (Sultanü’l Vâizîn Tahir Hoca’ya vefatının 15. Yılı Notu)
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
ŞİMDİ NE OLACAK?
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
İFTAR VAKTİ
Emir Timur ve Mirası
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
POSTMODERN 28 ŞUBAT DARBESİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Torpil iddiaları, torpilin ahlaki boyutu ve yol açtığı çöküntüler üzerine bugüne dek ciltler dolusu yazı yazıldı. Biz de geçmişte bu konuya defalarca değindik. O kadar çok değindik ki, artık "çiviyi çakmak için çekici çokça vurmak gerekir” noktasını bile aştık desek yeridir.
Ama çekici çiviye vurmaya devam edeceğiz. Edeceğiz; çünkü yapılan devasa yapılar bir tek kötü davranışla yerle bir olabiliyor.
Bina yıkılmasa binayı yapan yıkılıyor. Binayı yapan yıkılmasa yapanın itibarı yıkılıyor. Yıllardır altını çize çize savunduğumuz bir tez var: Bu ülkede, hangi zihniyetten olursa olsun, kimsenin torpile karşı çıkmaya yüzü de yok, hakkı da yok. Ama cesareti var.
Torpil yaptırmak bizde bir övünç meselesi hâline gelmiş durumda. Hırsızlık ne kadar kötüyse torpil de o kadar kötüdür; ama insanlar torpil yaptıranı över, ona gıptayla bakarlar. "İşini bilir o.” sözünün etkisi neredeyse herkeste aynıdır.
Bir kurumu arıyorsunuz; mağdur bir kişinin mağduriyetinin giderilmesi için yardım istiyorsunuz.
Size denilen: "Mevzuata göre o iş olmaz.” Eyvallah diyorsunuz, ısrar etmiyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz, size kapatılan kapılar başkalarına açılmış. "Nasıl ya?” diyorsunuz. Daha hatırlı kişiler girmiş araya...
Siz, kendi düşürüldüğünüz durumu unutmaya çalışsanız da aklınızda şu soru dönüp duruyor: Bu ‘hatırlı' kişiler neden devletin ve devleti yönetenlerin itibarını yerle bir ediyor?
Cumhurbaşkanımız, "Kapılarınız halka açık olacak, telefonunuz sürekli açık olacak, ayırım yapmadan herkesle ilgileneceksiniz,” dediğinde; bir tarafı mağdur edin mi diyordu?
Ortaya çıkan algı şu: Kurşun atılsa davasından vazgeçmeyecek insanlar, bu tür çerden çöpten mevzulara bakınca şöyle diyor: "Bu mudur dava şuuru? Bu insanlarla mı yol alacağız biz?”
Düşünsene... Sen başvuruyorsun, sana ‘mevzuat' diyorlar; öteki bir hatırlıyı araya koyuyor, ona kapılar ardına kadar açılıyor. Ve tüm olumsuzluklar dönüp dolaşıp devleti yönetenlere yazılıyor.
Hatırlı kişi aldığı övgüyle gününü gün ediyor. İşi yapılan kişi, işinin torpille yapıldığını ballandıra ballandıra anlatıp itibar devşiriyor.
Bakın, dürüst yöneticileri de güvenilmez insan hâline getiren o "hatırlı” kişilerin yatacak yeri yok, bizden söylemesi...
Bir garabet daha diyeyim size:
Bu tür yazıları mağdur edenler değil mağdur olanlar okuyor...
Zira mağdur edenler "çok biliyor” zaten.
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu