Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
Ah sarı öküz, vah sarı öküz! Güler misin ağlar mısın?
Konyaspor’da skor var umut yok!
ZİRVEYE ÇIKMANIN YOLLARI
ALLAH İŞLERİ EN GÜZEL ŞEKİLDE YAPMAYI EMREDER
İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK İMTİHANI, YAPAY ZEKÂ
AltınS1 ile Gram altın arsındaki makas gerçekçi değildir
BİRBİRİNE BENZER İKİ FARKLI ÜLKE: TÜRKİYE VE İRAN
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
Belediyecilik CHP’nin işi
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
KÜFÜR
Hangi Hazine Daha Değerli: Yeraltı mı, Yer Üstü mü?
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Torpil iddiaları, torpilin ahlaki boyutu ve yol açtığı çöküntüler üzerine bugüne dek ciltler dolusu yazı yazıldı. Biz de geçmişte bu konuya defalarca değindik. O kadar çok değindik ki, artık "çiviyi çakmak için çekici çokça vurmak gerekir” noktasını bile aştık desek yeridir.
Ama çekici çiviye vurmaya devam edeceğiz. Edeceğiz; çünkü yapılan devasa yapılar bir tek kötü davranışla yerle bir olabiliyor.
Bina yıkılmasa binayı yapan yıkılıyor. Binayı yapan yıkılmasa yapanın itibarı yıkılıyor. Yıllardır altını çize çize savunduğumuz bir tez var: Bu ülkede, hangi zihniyetten olursa olsun, kimsenin torpile karşı çıkmaya yüzü de yok, hakkı da yok. Ama cesareti var.
Torpil yaptırmak bizde bir övünç meselesi hâline gelmiş durumda. Hırsızlık ne kadar kötüyse torpil de o kadar kötüdür; ama insanlar torpil yaptıranı över, ona gıptayla bakarlar. "İşini bilir o.” sözünün etkisi neredeyse herkeste aynıdır.
Bir kurumu arıyorsunuz; mağdur bir kişinin mağduriyetinin giderilmesi için yardım istiyorsunuz.
Size denilen: "Mevzuata göre o iş olmaz.” Eyvallah diyorsunuz, ısrar etmiyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz, size kapatılan kapılar başkalarına açılmış. "Nasıl ya?” diyorsunuz. Daha hatırlı kişiler girmiş araya...
Siz, kendi düşürüldüğünüz durumu unutmaya çalışsanız da aklınızda şu soru dönüp duruyor: Bu ‘hatırlı' kişiler neden devletin ve devleti yönetenlerin itibarını yerle bir ediyor?
Cumhurbaşkanımız, "Kapılarınız halka açık olacak, telefonunuz sürekli açık olacak, ayırım yapmadan herkesle ilgileneceksiniz,” dediğinde; bir tarafı mağdur edin mi diyordu?
Ortaya çıkan algı şu: Kurşun atılsa davasından vazgeçmeyecek insanlar, bu tür çerden çöpten mevzulara bakınca şöyle diyor: "Bu mudur dava şuuru? Bu insanlarla mı yol alacağız biz?”
Düşünsene... Sen başvuruyorsun, sana ‘mevzuat' diyorlar; öteki bir hatırlıyı araya koyuyor, ona kapılar ardına kadar açılıyor. Ve tüm olumsuzluklar dönüp dolaşıp devleti yönetenlere yazılıyor.
Hatırlı kişi aldığı övgüyle gününü gün ediyor. İşi yapılan kişi, işinin torpille yapıldığını ballandıra ballandıra anlatıp itibar devşiriyor.
Bakın, dürüst yöneticileri de güvenilmez insan hâline getiren o "hatırlı” kişilerin yatacak yeri yok, bizden söylemesi...
Bir garabet daha diyeyim size:
Bu tür yazıları mağdur edenler değil mağdur olanlar okuyor...
Zira mağdur edenler "çok biliyor” zaten.
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!
Aileyi madde planında kurtarırken
Mülakat sistemi değişiyor mu?
Modern ihtiyar heyetleri: Sosyal medya ve ilişki danışmanları