HELÂL DAİRESİNDE YAŞAMAK KURTULUŞA, HARAMLAR İSE FELAKETE SÜRÜKLER
Kiraları konut sahipliğinin düşük olması yükseltiyor
SEÇERSEN
NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Torpil iddiaları, torpilin ahlaki boyutu ve yol açtığı çöküntüler üzerine bugüne dek ciltler dolusu yazı yazıldı. Biz de geçmişte bu konuya defalarca değindik. O kadar çok değindik ki, artık "çiviyi çakmak için çekici çokça vurmak gerekir” noktasını bile aştık desek yeridir.
Ama çekici çiviye vurmaya devam edeceğiz. Edeceğiz; çünkü yapılan devasa yapılar bir tek kötü davranışla yerle bir olabiliyor.
Bina yıkılmasa binayı yapan yıkılıyor. Binayı yapan yıkılmasa yapanın itibarı yıkılıyor. Yıllardır altını çize çize savunduğumuz bir tez var: Bu ülkede, hangi zihniyetten olursa olsun, kimsenin torpile karşı çıkmaya yüzü de yok, hakkı da yok. Ama cesareti var.
Torpil yaptırmak bizde bir övünç meselesi hâline gelmiş durumda. Hırsızlık ne kadar kötüyse torpil de o kadar kötüdür; ama insanlar torpil yaptıranı över, ona gıptayla bakarlar. "İşini bilir o.” sözünün etkisi neredeyse herkeste aynıdır.
Bir kurumu arıyorsunuz; mağdur bir kişinin mağduriyetinin giderilmesi için yardım istiyorsunuz.
Size denilen: "Mevzuata göre o iş olmaz.” Eyvallah diyorsunuz, ısrar etmiyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz, size kapatılan kapılar başkalarına açılmış. "Nasıl ya?” diyorsunuz. Daha hatırlı kişiler girmiş araya...
Siz, kendi düşürüldüğünüz durumu unutmaya çalışsanız da aklınızda şu soru dönüp duruyor: Bu ‘hatırlı' kişiler neden devletin ve devleti yönetenlerin itibarını yerle bir ediyor?
Cumhurbaşkanımız, "Kapılarınız halka açık olacak, telefonunuz sürekli açık olacak, ayırım yapmadan herkesle ilgileneceksiniz,” dediğinde; bir tarafı mağdur edin mi diyordu?
Ortaya çıkan algı şu: Kurşun atılsa davasından vazgeçmeyecek insanlar, bu tür çerden çöpten mevzulara bakınca şöyle diyor: "Bu mudur dava şuuru? Bu insanlarla mı yol alacağız biz?”
Düşünsene... Sen başvuruyorsun, sana ‘mevzuat' diyorlar; öteki bir hatırlıyı araya koyuyor, ona kapılar ardına kadar açılıyor. Ve tüm olumsuzluklar dönüp dolaşıp devleti yönetenlere yazılıyor.
Hatırlı kişi aldığı övgüyle gününü gün ediyor. İşi yapılan kişi, işinin torpille yapıldığını ballandıra ballandıra anlatıp itibar devşiriyor.
Bakın, dürüst yöneticileri de güvenilmez insan hâline getiren o "hatırlı” kişilerin yatacak yeri yok, bizden söylemesi...
Bir garabet daha diyeyim size:
Bu tür yazıları mağdur edenler değil mağdur olanlar okuyor...
Zira mağdur edenler "çok biliyor” zaten.
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?