Bir deli Göçü’de kuyuya taş attı! Koca bir şehir çıkaramıyor
Sektörel Ücret Dengesizlikleri Büyümeyi Tehdit Ediyor
MEKKE’DE DOĞAN TEVHİD, AKABE’DE VERİLEN SÖZ 1. BÖLÜM
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Son yıllarda AK Parti hükümetleri, yıllardan beri el atılmayan birçok soruna el attı, kanayan birçok yaraya merhem olmaya çalıştı. Bugün bu kanayan yaralardan birisi de kıdem tazminatı. Muhalefete gelince hep oy hesabıyla hareket etti, olumlu birçok icraata bile destek olmadı. Halbuki, kıdem tazminatı gibi kanayan bir yaraya öncelikle muhalefet el atmalıydı ve ön alması gerekirdi.
Evet, Türkiye'de maalesef işçilerimizin yüzde seksenden fazlası kıdem tazminatından mahrum, çeşitli sebeplerle tazminat alamıyor, bu hak işverenin ceplerinde kalıyor. İşçi, kıdem tazminatım kalacak korkusuyla ücretini beğenmediği halde işinden ayrılamıyor. İşveren, toplu ve yüklü tazminat vermemek için işçisini işten ayıramıyor. Hasılı işçinin de işverenin de eli- kolu bağlı.
Kıdem tazminatı her işçiye verilebilse bakın ne olacak: İşveren, kalifiye işçisini tutmak için daha çok ücret vermek zorunda kalacak. İşçi, istediğinde daha çok ücret verene gidebilecek. Dolayısıyla el emeği- alın teri kıymetlenecek, işçi daha saygın hale gelecek.
İşveren beğenmediği veya verim alamadığı bir işçiyi her zaman gönderebilecek, toplu kıdem tazminatı ödeme korkusu çekmeyecek. Yani toplu tazminat ödememek için işverenin eli- kolu bağlı kalmayacak, kovulan işçi de fondan peşin tazminatını alabilecek.
Kıdem tazminatının en azından bir kısmını (%25) peşin alan işçi, işsiz kaldığı günlerde rahat yaşayabilecek, biriken borçlarını kapatabilecek.
İşçi, tazminatını toplu olarak peşin alamasa bile emekliliğinde toplu çekebilecek veya emekli maaşıyla birlikte ek maaş olarak alabilecek.
Öğrendiğimiz kadarıyla yeni düzenlemeye göre, "ev alması, hastalık durumunda veya evlilik yapması hallerinde işçinin peşin olarak tazminat alma imkanı da var. Böylece işçi acil ihtiyaçlarını karşılayabilecek.
Evet, Türkiye'de maalesef işverenimizin bir kısmı acımasız. Aylarca, yıllarca emeğini sömürdüğü işçisini türlü sebeplerle tazminatsız kapıya koyabiliyor, işçinin zam istemesi bile suç oluyor ve kapıyı gösteriyor. Ücret azlığından dolayı işini bırakan bir işçi bugünkü şartlarda bir kuruş tazminat alamıyor. İşçi sınıfının yüzde seksenden fazlası tazminattan mahrum kalıyor. Nihayet hükümet böyle bir konuya el attı, adaletli bir sistem getirmek için adım attı. Ancak işçi sendikaları da, işveren de mızıkçılık ediyor, ortak bir noktada birleşemiyor. Sendikalar, işçi haklarının geriye gideceğinden, işçilerin peşin tazminattan mahrum kalacağından dem vuruyor, bu yüzden yeni tazminat düzenlemesinden kaçınıyor. İşveren de, işçisini elde tutamayacağı, yeni yükler getireceği korkusuyla yeni bir düzenleme istemiyor.
Burada iktidar da, muhalefet de oy kaygısını bir tarafa bırakmalı, işçilerin haklarını öne almalı, tazminat düzenlemesini bir an önce çıkarmalıdır. Milyonlarca işçi bunu beklemekte. Nice işçi biliyorum, daha fazla ücretli iş bulduğu halde tazminat hakkını kaybedeceği için mevcut işini bırakıp gidemiyor. Nice işveren biliyorum, işçisinden verim almadığı halde yüklü tazminat vermemek için işi bıraktıramıyor, baskılarla işçinin kendisnin gitmesini bekliyor, daha doğrusu mobbing yapıyor.
İşçinin de işverenin de huzur içinde çalışma hayatını sürdürebilmesi için adil bir tazminat kanunu çıkarılmalı, bir fon oluşturularak tazminat garanti altına alınmalı, işveren de bir anda büyük meblağlar ödemek zorunda kalmamalı. Birilerinin düşündüğü gibi hükümet, bu düzenlemeyi bir kaynak oluşturma gayesiyle yapmıyor, işçinin tamamının tazminat alabilmesini istiyor. En azından biz böyle düşünüyoruz.
BAŞKAN ADAYLARINDA GÖRMEK İSTEDİKLERİMİZ
KUR’AN’DA YAHUDİ PROFİLİ
HEDEF TÜRKİYE
İSLAM BARIŞ GÜCÜ ŞART
GAZZE YANARKEN YÜREK YANMAZ MI?
İSRAİL’İN ZEVALİ YAKIN
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI
EĞİTİM POLİTİKAMIZ GÖZDEN GEÇMELİ
ÖZENTİLİ BİR KUŞAK VAR
İLAHİ UYARILAR DEVAM EDİYOR!