Fatih KUT
Fatih KUT
fatihkut@yenikonya.com.tr

Cihad Ruhu ve Malazgirt

29 Ağustos 2020, C.tesi günü eklendi.

949 yıl önce tarihin akışını değiştiren ve Anadolu'nun kapısını Türklere açan büyük fethin yıldönümünü kutladık. 26 Ağustos 1071tarihi bizim için çok önemlidir. Taraflar arasımda Güç dengesinin olmadığı Malazgirt Meydan Muharebesi'nin kazananı, Sultan Alparslan olmuştur. Geçtiğimiz hafta ise yine Anadolu'nun kapılarını ilk İslam'a açan yermük savaşının yıldönümüydü. Bu savaşların sonuçlarını iyi okumamız lazım ama önce islamda cihat ne demektir onu anlayalım. Sözlükte; gayret etmek, bir işi yapabilmek için bütün imkanları kullanmak anlamına gelen "cihâd” kavramı; Kur'ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde; dini öğrenmeyi, öğretmeği, dini tebliğ etmeyi, dinin emir ve yasaklarına uymayı, haram ve günahlara karşı nefis ile mücadele etmeyi, İslam'ın bilinmesi, tanınması, yaşanması ve yücelmesi için çalışmayı ifade ettiği gibi, Allah yolunda Müslümanlara savaş açan İslam düşmanlarıyla cihad etmeği de ifade eder. "Allah yolunda hakkıyla cihad edin” (Hac, 78)âyeti bütün bunları kapsar. cihad, iman edip sâlih ameller işlemek, İslam'ı öğrenmek ve öğretmek, fitne ve fesadı önlemek, güven ve huzuru sağlamak, İslam toplumunun ve tüm insanlığın yararına olacak bilimsel çalışmalar yapmak, ticari ve ekonomik faaliyetlerde bulunmak, İslâm'ı öğrenmek, yaşamak başkalarına öğretmek, iyiliklerin yayılıp, kötülüklerin ortadan kalkması için çalışmak, nefsi kötülüklerden ve haramlardan alıkoymak, nefsin kötü arzularına ve şeytana karşı mücadele etmek ve gerektiğinde saldırgan düşmana karşı ülkesini, vatanını, maddi ve manevi değerlerini korumaktır.

Yukarıda verilen tanımlara dikkat edildiğinde görülecektir ki, İslâm'da cihadın; nefis terbiyesinden, toplumsal görev ve sorumlulukların yerine getirilmesine kadar çok farklı yönleri vardır. Cihadın en son şekli olan savaş ise, ancak zorunlu hallerde başvurulabilecek bir yöntemdir ve Kur'an'da "kıtal” kelimesiyle ifade edilmektedir. Sevgili peygamberimiz: "Ey İnsanlar, düşmanla savaşmak üzere karşı karşıya gelmeyi temenni etmeyiniz. Allah'tan, sizi savaştan korumasını isteyiniz. Düşmanla karşılaşınca da sabrediniz (Buhari, "Cihad”, 112, 156 )buyurmuşlardır.

Cihâdı üç kısımda incelersek:

1) Sözle yapılan cihâd: "kâfirlere boyun eğme ve Kur'an ile onlara karşı büyük cihadda bulun” (Furkân, 25/52) âyeti bunun delilidir. Kur'an'ı ve ahkâmını öğrenmek, öğretmek ve İslâmı herkese anlatmak bu tür bir cihaddır.

2) Îman edip sâlih ameller işleyerek, kendini günah olan söz, fiil ve davranışlardan alıkoyarak nefis ile cihad: "Kim (nefsiyle) cihâd ederse o ancak kendisi için cihâd etmiş olur.” (Ankebût, 29/6) âyeti bunun delilidir.

3) Mal ve can ile Allah yolunda cihâd: Bu, İslâm'a ve Müslümanlara saldıranlara karşı malı ve canı ile fiilen savaşmak şeklinde olur. "Gerek hafif gerekse ağır (silahlarla) hep birlikte savaşa çıkın. Mallarınızla ve canlarınızla Allah yoluna cihâd edin..” (Bakara, 41) âyeti bunun delilidir. İslâm; savaşı ancak saldırı olunca müdafa olarak meşrû görür.

Peygamber (s.a.v) "müşriklerle elinizle ve dillerinizle cihâd edin”, (Ahmed bin hanbel, III,153 "Mücâhid nefsiyle savaşandır” (Ahmed bin hanbel, VI,20) hadisleriyle sözlü, fiili ve nefisle yapılan cihada işaret etmiştir. O halde bir Müslüman, dininin emir ve yasaklarını öğrenip ona göre yaşamakla, öğrendiklerini başkalarına öğretmekle, iyiliği emredip kötülükten sakındırmakla, İslâm'ı tebliğe çalışmakla ve gerek nefsine ve gerekse dış düşmanlara karşı mücadele vermekle hep cihad etmiş olmaktadır. Görüldüğü gibi İslâm, "cihad"ı savaştan ibaret görerek dar kalıplara sıkıştırmamış, sınır ve boyutlarını çok geniş tutmuştur. İlahî gerçekleri insanlara anlatmayı, bu uğurda çile çekmeyi, yeri geldiğinde zalimin yüzüne haksızlığını açıkça dile getirmeyi de cihad saymıştır. Öte yandan ilmen insanlara faydalı olmayı; mal ile Allah'ın dinine destek sağlamayı; hakkı, iyiliği ve güzelliği tavsiye etmeyi İslâm'ın en üstün ibadetlerinin başında gelen cihadın şümulüne almıştır. Böylece hiç kimsenin bir bahaneyle bu faziletten mahrum kalmamasını sağlamıştır. Cihadla ilgili ayet ve hadislere bakıldığında, cihad kelimesiyle amaçlananın, sadece savaş olmadığı, aksine bunların pek çoğunda cihadla kastedilenin hayatın her safhasıyla ilgili iyilikleri gerçekleştirmek için gayret etme, çalışma ve kötülüklerle mücadele olduğu görülecektir. "Allah uğrunda hakkıyla cihat edin…" (Hac,78) anlamındaki ayetlerde geçen "Allah yolunda cihâd" emri, hem İslam düşmanlarıyla meşru bir harp çıktığında savaş araç gereçleriyle fiilen savaşmayı ,hem İslam'ın hükümlerini bizzat uygulamayı, nefsi kötülüklerden ve haramlardan alıkoymayı, hem de İslam'ın bilinmesi, yücelmesi ve hükümlerinin uygulanması için gösterilen sözlü, ekonomik ve her türlü çabayı ifade eder. İşte o yiğitler İslam tüm yeryüzüne yayılsın iyilik, adalet hâkim olsun diye cihad etmişlerdir. Bu gün bizlerde o güzel insanların izlerinden gitmemiz gerekir. Bu savaşların, zaferlerin yıldönümlerini daha iyi anlamak için çaba sarf etmemiz lazımdır. Rabbim İslam adına cihat edenlerden razı olsun.

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ