Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Zülfiyar Kadri Yazar
Zülfiyar Kadri Yazar
zulfiyarkadri@gmail.com

Bayramı tatile kurban etmeyin!

28 Ağustos 2017, Pazertesi günü eklendi. Font boyutu:

Bakan Zeybekci: "Türkiye olarak tatilden daha çok çalışmaya, üretmeye, ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.” demişti. Umutlanmıştık.

 

"Nerde o eski bayramlar” diye başlayan cümleleri hep duyarız ama nedense sebebinin üzerinde pek durmayız. Tabi ki eskiyi iyi, ya da yeniyi kötü eden nedir in cevabını bilinmediğimizden değil seslendirilmesinden hoşlanmıyoruz, zira sorumlusu mesulü biziz.

 

Bayramdı, kutluyorduk bayram gibi. Çocuklar, torunlar, evlatlar, akrabalar, komşular, mahalleli, insanlar hep birlikte, kalabalık bir şekilde bayram, bayram olarak kutlanırdı ve kutlanınca da bayram olurdu o birliktelikler. Çocuklar gibi şen olurdu herkes. Bu, bugünde böyledir dün olduğu gibi, çünkü bayramlar eskimez, hadi deneyin göreceksiniz.

 

Şimdi kutlamıyoruz, kutlayamıyoruz bayramları bayram gibi. Bir araya gelemiyoruz, sıkıldık insanlardan, insanlara hal hatır sormaktan. Artık kalabalık bir şekilde bayramları değil, kalabalıkların içinde yalnızlığı kutluyoruz.

 

Peki neden?

 

Evlere misafir gelsin diye beklenirdi eskiden. Evlerin bir odası hep misafir için en iyi eşyalarla, mobilyalarla döşeli idi. Adı misafir odası yada hariciye idi. Şimdi salon yapıldı misafir odaları, tıpkı bayramların tatil yapıldığı gibi. Hadi korkmayalım itiraf edelim, artık bayramları, bayram olduğu için değil, tatil olduğu için seviyoruz. Cevabı sizde hadi çekinmeyin sorun kendinize. İsterseniz sesli düşünelim. Kalkınmanın, büyümenin yolunun çalışmaktan geçtiğini bile bile söyleye söyleye o kadar çok tatil yapıyoruz ki çalışmaktan soğuduk, sevmiyoruz artık çalışmayı, bunun sonucu olarak ta tembelliğe alıştık. Bunun neticesinde de Bayramlarımız tatil oldu. Ve bayramlar yaklaşınca da tatil planları yapar olduk.

 

Artık maalesef çok çok acı ama, her yıl kurban bayramı yaklaşınca bayramın nasıl kutlanacağı değil, tatilin on gün olması gerektiği konuşulur ve olur oldu bu ülkede. Ve yine maalesef ki bunu, devlette konuşuyor millette. İşte acı olan bu. Konuşulur ve sonunda on gün tatil ve hayat durur. İnsanlar ailelerini büyüklerini değil, tatil köylerini ziyaret ederler. Bayram ne yapsın istenmediği yerde. İşte bu sebepledir ki tatil yaparken bayram olarak eski bayramlar hatırlanır ve denilir ki "nerede o eski bayramlar” Ne demeli bu insanlara? Hadi siz söyleyin.

 

Bu yıl bayram cumaya gelince on gün olmayacak, insanlar bayram yapacak diye sevinmiştik. Hatta Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Bu konuda, "Türkiye olarak tatilden daha çok çalışmaya, üretmeye, ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.” demişti. Ülke olarak umutlanmıştık. Ama kısa süre sonra umudumuz söndü ve hükümet karar alarak yine on gün hayatı ve bayramı tatil etti.

 

Elbette insanlar tatil yapacaklar ve yapmalıdırlar, ama abartmadan gereğince ve yeterince. Bir şeyleri vesile edilerek çalışma hayatı durdurulmamalıdır. Tatilin (yada idari izin adına ne derseniz deyin) çalışma hayatının ve üretimin durdurulması, kamu özel sektör arasındaki çalışma barışını zedeleyeceği gibi ihtiyacı aşan tatillerin, insanı tembelleştirdiği de bilinmektedir. Bunun tabii sonucu olarak ta tembel insan ve toplumların, üretmediği, kalkınmadığı bir vakıadır. Bunlar bir tarafa asla ve asla Bayramlarımız tatile feda edilmemelidir. Bayramların bayram gibi kutlanması için gerekli tedbirler yetkililer tarafından acilen alınmalıdır. Aksi halde tatiller, bayramlardaki bayramları bayram yapan duyguyu, kültürü, örfü, ananeyi yok eder. İşte bu yüzden nerde o eski bayramlar demeye devam ederiz.

 

Bu sorunu yetkililerin çözeceğine, bundan sonra bayramların tatile kurban edilmeyeceğine, edilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Yetkililerin bayramları tatil olmaktan çıkarıp bayram gibi kutlanması için gerekli tüm tedbirleri gereğince ve zamanında almalarını diliyoruz.

 

Yılın neredeyse yarısının değişik vesilelerle tatil olduğu ve bu tatillerden dolayı körelen çalışma duygumuzun ve bozulan çalışma barışının geliştirileceğine ve düzeleceğine inanıyoruz. Bu kadar çalışmayla kalkınma olamayacağını, 2023 hedefine ancak ve ancak çalışarak, daha çok çalışarak, üreterek, ürettiğimizi satarak, ihraç ederek varabileceğimizi unutmamalıyız.

 

Tatili bırakıp, Bayramda bayram gibi bayram yapanlara ne mutlu.

 

Bayramınız kutlu olsun.

Bu yazı 463 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ