Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İnsanda id, ego ve süper ego vardır.
İd; ilkel kimliktir,orada,fücur,takva karışıktır,hepsi birlikte kaynar bir düdüklü tencerede kaynayan yemek gibi.
Ego; tencerenin kapağıdır.Örter yemeğini üstünü.Fücuru da takvayı da engeller.Lastik contası vardır ve sızdırmaz asla buharı,kokuyu ve sıvıyı.
Süper ego; düdüklü tencerenin düdüğüdür.Buharı ve kokuyu uygun olduğu kadar tahliye eder.Tokmağın ağırlığı ayarlar tahliyenin dozunu.
Kamil insan bu üç duyguyu dengeli ve uyumlu bir şekilde kullanmalıdır.
Sözünü, davranışını, tavrını iyice içinde pişirmelidir.
Ham söz ve ham hareketi salmamalıdır aleme.
Ya da düdüklünün düdüğünü tamamen kapatmamalıdır.
Düdüğü tamamen kapatanlar cinnetle patlayanlardır.
Contası bozuk , ya da kapağı olmayanlar da çiğlikleriyle perişan ediyorlar kendilerini ve çevrelerini.
‘İşlerin hayırlısı vasat olandır’ buyurur Allah Resulü.
Kuvveyi akliye, kuvveyi gadabiye ve kuvveyi şeheviyemizi düdüklü tenceremizde pişirelim.
Pişirelim ki ; kuvveyi akliyemiz vasatı olan hikmet(hakkı hak bilir, imtisal eden; bâtılı bâtıl bilir, içtinap eden) mertebesinde olsun , ifradı cerbeze(hakkı bâtıl, bâtılı hak suretinde gösterecek kadar aldatıcı bir zekâya malik olmak) , ya da tefridi (hiçbir şeyden haberi olmaz) gabavet olmasın.
Pişirelim ki ; kuvveyi gadabiyemiz vasatı olan şecaat(hukuk-u diniye ve dünyeviyesi için canını feda eder, meşru olmayan şeylere karışmaz) mertebesinde olsun,ifradı tehevvür(ne maddî ve ne mânevî hiçbir şeyden korkmamak) ya da tefridi cebanet(korkulmayan şeylerden bile korkmak) olmasın.
Pişirelim ki; kuvveyi şeheviyemiz vasatı olan iffet(helâline şehveti var, harama yoktur) makamında olsun , ifradı fücur(namusları ve ırzları pâyimal etmek iştihasında olmak) yada tefridi humud (ne helâle ve ne de harama şehveti, iştihası olmayan) olmasın.
İşte o zaman her gün 40 defa Rabbimize bizi iletmesi için dua ettiğimiz Sırat-ı Müstakimi tarif eden hikmet-şecaat-iffet mertebelerine nail oluruz.
Rabbim hepimizi nimetlendirdiği kulları olan Nebiler, Sıddıklar, Şehitler ve Salihlerin yolu olan Sırat-ı Müstakime iletsin ve o yoldan ayırmasın ve o yol üzerinde son nefesimizi teslim etmemizi nasip ve müyesser eylesin.
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Mikro Asrı Saadet’ten Makro Asrı Saadet’e (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Değişim/Eğitim Sabır İster (Kaplumbağa Terbiyecisi Metaforu)
Kabil ve Karga
Hayırdan Şer, Şerden Hayır Çıkabilir! (Dijitalleşme Üzerine)
Cevher-Araz/Sünni-Şii
Kalem, insanın dünyada bıraktığı en uzun ve kalıcı ayak izidir
Müzebzeb