DOLAR
40,19
EURO
46,88
STERLİN
54,12
GRAM
4.314,04
ÇEYREK
7.091,39
YARIM ALTIN
14.183,78
CUMHURİYET ALTINI
28.235,83

Divriği’yi Görmeden Ölmeyin!

Tokat'lı olduğumdan Sivas'ı çok defa görmüş ama biraz uzak ve sapa düştüğü için Divriği'ye gidememiştim.

Tyb Konya Şubesi'nin düzenlediği "Yazılacak Çok Şey Var” gezilerinin 24. sü "Divriği-Sivas”a düzenlendi.

Aramızda eski çağ ve sanat tarihçisi hocalarında olduğu kıymetli bir heyetle Divriği ve Sivas'ı 4-6 Temmuz tarihlerinde gezme imkânımız oldu.

"Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası” Mengücekoğullarının yönetimi altında olduğu dönemde Ahmet Şah ve eşi Turan Melek tarafından camii ile birlikte 1228-1229 yıllarında mimar Ahlat'lı Hürremşah'a yaptırılmıştır.

İslam mimarisinin bu başyapıtı iki kubbeli türbeye sahip bir cami ve ona bitişik bir hastaneden oluşmaktadır. Yapılar, mimari özelliklerinin yanı sıra, sergilediği zengin Anadolu geleneksel ve mükemmel taş işçiliği örnekleriyle UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer almaktadır.

7. Yüzyılda Medine'de başlayan İslam Medeniyeti 13. Yüzyılda zirveye çıktığında üç ana merkez tarafından temsil ediliyordu:

1.Doğu'da Semerkant merkezli ata yurdumuz Mâverâünnehir bölgesi,

2.Batı'da Kurtuba merkezli Endülüs'ün hâkimiyetindeki İber yarımadası,

3.Merkez'de Konya merkezli Anadolu coğrafyası.

Oğuz Türkleri ata yurtları Orta Asya'da ehl-i beytten aldıkları önceki "Tek Tengri” merkezleri inançlarına çok uygun buldukları İslam'ı "gönül”den benimsediler ve Hanefi-Maturidi-Yesevi çizgide mükemmel yorumladılar.

Bu harika yorumu bir maya "gönüllü teşekküller” ile Anadolu'yu mayaladılar ve sütü yoğurda döndürdüler.

Gaziyan-ı Rum, Baciyan-ı Rum, Ahiyan-ı Rum, Dervişan-ı Rum ve Abdalan-ı Rum gibi "gönül erleri” kısa sürede ve askerlerden önce Anadolu ve Balkanlar'ın en dip köşesine işin merkezinde gönlün olduğu İslam'ın "dönüştürücü mayası” nı taşıdılar.

Oğuz Türkü Allah'a imanı Resulüne saygıyı önce kendi nefsinde yaşadı ve sonrasında çevresindeki her şeye gergef gergef işledi.

"Anladım ki sanat Allah'ı aramaktır

Sanat bu, gerisi çelik çomaktır” (N. F. Kısakürek)

Üstadın sözündeki Allah'a imanı ve Elçisine saygıyı en mükemmel şekliyle de taşa işledi ecdadımız.

Divriği bu taş işlemeciliğinin tartışmasız zirvesinde.

Mengücekoğulları Anadolu Selçuklu Devleti'ni çift başlı kartal, kendilerini de Atmaca olarak taşa işlerken; Atmaca bir taraftan kartalların yanında başını eğerken diğer taraftan pençesini hazır tuttuğunu yaptırdıkları eserle ortaya koymuşlar.

Kur'an-ı Kerim ve Sahih sünnette anlatılan İslam bir taç kapı da bütün yönleriyle nasıl anlatılır bunun en güzel örneğini görmek istiyorsanız mutlaka Divriği'ye gidin

"Ne var ki bundan sonra (ibret almanız gerekirken) kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha da katı (oldu). Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki içlerinden ırmaklar akar; öyleleri vardır ki çatlar da bağırlarından sular fışkırır, öyleleri de vardır ki Allah'a karşı duyduğu saygıdan yuvarlanıp aşağı düşer. Allah yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.” Bakara, 2/74.

"Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası”nda Ahlat'lı Hürrem usta, Bakara suresinde bu ayete şu ilaveyi yapmış diyebiliriz:

"Bazı taşlarda vardır ki; salih kulların elinde Allah'ı en güzel anlatan tablolara dönüşür ve sen onları kıyamete kadar okur, ibret alırsın.”

"Yazılacak Çok Şeyimiz Var” gezilerinin 24. sünde bu güzelliği görmemize vesile olan Tyb Konya Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Köseoğlu ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

"Anadolu'nun el-Hamra'sı” "Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası” kesin bir dille ifade edebilirim ki; kalemle anlatılacak, görüntü ile aktarılacak bir eser değil dostlar.

En kısa sürede oraya gidin, görün ve sakın ha sakın!!!

"Divriği'yi Görmeden Ölmeyin!”


Yazarın Diğer Yazıları