Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
MİLLİ GÜVENLİK KONFERANSI: YENİ TÜRKİYE YÜZ YILI STRATEJİK DİNAMİKLERİNİN GÜNCELLENMESİ
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
SORMAZLAR MI???
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Hani derler ya gerçekler acıdır diye…
Bazı gerçekler acı olsa da bu onun gerçek oluşunu asla değiştirmez…
Şu var ki; gerçekler ancak vuku bulunca fark ediliyor yani o an dank ediyor tabiri caiz ise…
O ana kadar o gerçekten bihaber yaşıyoruz hep maalesef…
Bu fani dünyada en önemli gerçek ise; ÖLÜMDÜR…
Büyüklerimden hep duyardım derlerdi ki;
Bir insan vefat edince onu kabre koyup üstünü toprakla örtünceye kadar ölüm gerçeğini anlamaz ne oluyor bana diye şaşar kalır…
Ne zaman ki kabre koyup da oradan ayrılır yakınları işte o an o'da kalkmaya çalışır onlarla beraber gitmek için ama kalkamayınca eyvah ölen ben miymişim? Der…
Belki de bu sebeple dünyada sanki hiç ölüm yokmuş gibi davranıyoruz…
Bu gerçeği bir türlü kabullenemiyoruz…
Kabullensek de kabullenmesek de bu bir gerçektir…
Dünyaya o kadar dalmışız ki; elimizde olsa Azrail (a.s.) geldiğinde bir gün daha mühlet isteyeceğiz…
Ölüm gerçeğini ancak daracık kabirde idrak edebiliyoruz o derece dalıp gidiyoruz işte…
Birçok Hadis-i Şerifinde Efendimiz (s.a.v.) ölümü çokça anın buyurmuş…
Ölümü anmamak insanın her anında küfürle muhatap olduğu şu fani dünyada günah çukurunda boğulup gitmesine sebep olur şüphesiz…
Bu gerçekle yaşamak, hayatını ona göre şekillendirmek biz insanoğlunu kesinlikle günahlardan alıkoyacaktır…
Günaha girme hastalığının en keskin ilacıdır Ölüm gerçeğini akıldan çıkarmamak…
Ecel gelince geri dönüş yoktur haliyle son pişmanlık hiçbir fayda vermeyecektir…
Ondan sonra Ah vah etmek beyhudedir…
Madem böylesi acı bir gerçek var o zaman kul hakkı yemek, harama el uzatmak, diline sahip olmamak, kin gütmek, öfkelenmek, kalp kırmak, ah almak, kısacası günahtan günaha dalmak niye?
Giden ne götürebildi?
Ancak beş arşın beyaz bir bez tabi oda helalindense…
Oda zaten kısa sürede çürüyüp toprak olup gidiyor…
Tıpkı o kıyamadığımız vücudumuzun toprak olup gitmesi gibi…
Sonuçta hammaddemiz topraktır.
Topraktan geldik, yine toprak olup gideceğiz var mı bunun ötesi?
O halde gelin bu fani dünyayı kendimizin istediği gibi değil de her şeyin sahibi olan ve bize merhamet eden yüce Allah'ın istediği şekilde yaşayalım…
Zira O'nun bize değil, bizim O'na ihtiyacımız var, O'nun rahmetine sonsuz ihtiyacımız var…
Sorarım sizlere;
Rabbimizin istediği şekilde yaşayarak rahmetine mazhar olup ebedi saadete erişmek mi?
Yoksa dilediğimiz gibi yaşayıp da ebedi hüsrana gark olmak mı?
REZİLLİK DİZ BOYU
Ne Ara Böyle Olduk
Teknolojik Bir Mesele
Şiir
Ücretini Ödedik Mi?
Dünya Telaşı
Annelik
Nerede O Günler..?
Helal Olsun
Toplumun Temelidir Aile