KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
Yazma Eserlerin İzinde: 20 Mayıs 2012’de, Alâeddin Keykubat’ın hz. Mevlâna ve Ailesini Konya’ya Davet Mektubu Bulundu
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
AKŞAM OLMAKTA
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Ekonomide yeni şeyler söyleme zamanı
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
MAÇKA YOLLARI
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÖNCE BİZ ŞIMARDIK
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Antalya Güneşi, Konya Rüzgârı
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Dertler birikip de üstüne geldiği zaman sanki dünyada dertli sadece bir kişi varmışta oda senmişsin gibi düşünen kardeşim hadi gel konuşalım seninle…
Öncelikle şunu söyleyeyim ki; bu konuda asla yalnız değilsin zira bu dünya sefa değil cefa yeridir…
Cefa çekmeden sefa sürmek mümkün müdür hiç?
Dertler Allah'ın birer imtihanıdır bu dünya ise imtihanlar dünyasıdır…
Öncelikle bunun bilincinde olmalısın…
Haliyle tek dertlide sen değilsin. Keza sen kadar, keza senden fazla veya az birçok dertli insan var şu koca fani âlemde…
Dedim ya imtihanlar dünyası…
İmtihanın ehemmiyetini bilmeden imtihanı kazanmadan ebedi âlemde sefaya erişmeyi istemek ise beyhude bir davranıştır şüphesiz…
Dertlerin her ne olursa olsun onlara sabrettiğinde imtihanı kazanmış olacağını, karşılığında kat be kat mükâfatın olduğunu düşünerek bak dertlerine…
İşte o vakit dertlerinin acı yanı gider tatlı yanıyla baş başa kalırsın. Tatlı yanı ise Allah'ın o eşsiz rızasıdır…
Bunu başarabilmenin formülü sabırdır…
Ne demişler sabır acıdır meyvesi tatlı…
Tahammülü zor ağır imtihanlara sabır edebilmek her babayiğidin harcı olmadığı kadar imkânsızda değildir…
Senin dertlerin Eyüp aleyhiselamın dertlerinden daha mı büyük önce bunu sor kendine…
Ama o peygamber dediğini duyar gibiyim. Evet, o Peygamber lakin oda bir insan Allah aynı bedeni aynı duyguları sana da vermiş. Efendimiz (s.a.v.) evladını kaybettiğinde ağlamadı mı?
Dertlerin onların dertleri kadar olamaz asla işte bu konuda çünkü onlar peygamber derim sana…
Mademki bizlerde onlarda insan ve bizim dertlerimiz de onlarınki kadar değil pekâlâ dertlerimize kolayca sabredebiliriz değil mi?
Hele bir can alıcı nokta daha var ki bunu düşününce emin ol daha da hafifleyecek o ağır zannettiğin dertlerin…
Ne mi o?
Elbette o Allah-u Teâlâ'nın biz kullarına lütfettiği nimetlerdir…
Bunca nimeti tefekkür ettin mi hiç?
Tek tek sayamazsın nimetlerini ama etrafına bak şöyle sayabildiklerini görebildiklerini tefekkür et…
Ne kadar da fazla görebildiğin bu nimetler değil mi?
Sırf bu nimetleri bile teraziye koysan tartsan dertlerinle emin ol her daim nimetler daha ağır basacaktır şüphesiz…
Ebedi mükâfatları bıraksan bir kenara dahi Rabbimizin lütfu olan nimetler dertlerini unutturmaya yetecektir…
Ayrıca şunu da unutma; bu yaşadığın dünya da dertlerin gibi gelip geçicidir zira ömür dediğin en fazla kaç senedir ki..?
Hal böyle olunca kısacık bir zamanda dertlerimize ah vah edip ağlayıp sızlamak hiç bir şey kazandırmadığı gibi ebedi bir hüsrana sürükleyecektir bizleri…
REZİLLİK DİZ BOYU
Ne Ara Böyle Olduk
Teknolojik Bir Mesele
Şiir
Ücretini Ödedik Mi?
Dünya Telaşı
Annelik
Nerede O Günler..?
Helal Olsun
Toplumun Temelidir Aile