Ekonomik sorunların kaynağı sadece talep artışı değildir
Ramazan’ın Gölgesinde Soru ve Birkaç Teklif -8-
Özbekistan’da Gelişen Nevâyî Vilayeti ve Nevâyî Üniversitesi
FIRSATÇILIKTAN KURTULUŞ AYI RAMAZAN
İran Çetin Ceviz Çıktı
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
KİRLİ OYUNA DİKKAT!
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
İnsan yaratıldığından beri yaradılışı gereği yaşamını sürdürebilmek için ihtiyaçları doğrultusunda çalışmış çabalamıştır…
Şüphesiz dünyanın sonu gelinceye kadar da sürüp gidecektir…
İlk çağlarda bu çaba yaşamını sürdürmek için tehlikelere göğüs gerip avlanmayla, yırtıcı hayvanlardan korunmak için barınmayla olmuş…
Günümüzde ise insanoğlu ihtiyaçları için para kazanmaya çalışmaktadır…
Tabi şu da bir gerçek ki; çalışıp çabalarken de sadece ihtiyacı kadar değil ihtiyacından daha fazlası için çalışıp çabalar…
Çünkü insanda kontrol altında tutulmazsa şeytanın da direktifleriyle çığırından çıkacak bir şey var oda nefistir…
İşte nefsin bu çılgınlığına doyumsuzluk diyoruz…
Bir evim daha olsun, şu marka araba daha iyiymiş, çoluğa çocuğa bir şeyler kalsın gibi düşüncelerle nefsin vermiş olduğu doyumsuzluğa kapılıp ahireti unutup gidenler var maalesef…
Tamam, mü'min imkânı dâhilinde en iyisini yiyip içip giyebilir, en iyi yerde oturabilir, en iyi at araba neyse binebilir. Tabi haramsız, kul hakkı olmayan helal bir kazançla…
Ama bu durum kontrolden çıkıp da kalpten zihinden ahireti silecek bir hal alırsa işte o zaman da ebedi bir hüsran bekler insanı şüphesiz…
Hani bir Hadis varya; "Hiç ölmeyeceğini zanneden biri gibi çalış, yarın ölecek biri gibi de tedbirli ol.” (Câmiu's-Sagîr, II/12, Hadis No:1201)
Hah işte sözüm ona bazı insanlar bu Hadisi yanlış anlamış olacak ki; birinci kısım olan Hiç ölmeyeceğini zanneden biri gibi çalışmayı uyguluyor hep…
Ama ölüm bir an ve her an yani geleceği zaman ve mekân bile belli değil hal böyleyken sülaleye yetecek kadar dünyalık biriktirmek niye…
Sonuçta toprağa koyarken cebi olmayan hatta hiçbir dikişi dahi olmayan beyaz bir beze yani kefene sararak koyuyorlar…
Farklı toplumlardaki gibi altınıyla elmasıyla da gömmüyorlar…
Kısacası her şey burada kalıyor hiçbir şey götüremiyor insan 5 metre kefenden başka tabi oda helalinden zira bazılarına bu bile nasip olmuyor Allah muhafaza…
Haa… Şu peşinde koşturduğumuz her şeyimizin kalacağı dünyada baki değil oda bizim gibi fani…
O yüzden biz gibi gelip geçici olan bu dünyaya tamah etmenin hiçbir anlamı yok…
İhtiyacımız olanı elde edelim yeter…
Fazlası; doyumsuzluktur, haramdır, israftır, hüsrandır…
Hem ebedi saadet dururken geçici mutluluk neye yarar ki…
REZİLLİK DİZ BOYU
Ne Ara Böyle Olduk
Teknolojik Bir Mesele
Şiir
Ücretini Ödedik Mi?
Dünya Telaşı
Annelik
Nerede O Günler..?
Helal Olsun
Toplumun Temelidir Aile