YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Assos Antik Kenti, Çanakkale şehir merkezinin 87 km güneyinde, Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale Köyü sınırlarındadır. Tarihi geçmişi antik çağlara uzanan ve Babakale ile Küçükkuyu arasında yer alan bölgeye Assos deniliyor. Antik çağın bilim ve felsefe merkezi, 5 bin yıldır yaşayan bir kent olan Assos, antik bir liman kenti olmanın yanı sıra bir öğretim merkezi olarak da biliniyor.
Assos, tarih kokan taş sokakları, en genci yüz yıllık olan taş evleri ve antik çağ kalıntıları ile tam bir yaşayan tarih. Tarihi MÖ 2000'li yıllara dayanan Assos Antik Kenti, ünlü filozof Aristoteles'in üç yıl boyunca buradaki bir felsefe okulunun başında bulunmasıyla ün salmış.
Kuzey Ege'de, Assos Antik Kenti'ni de içerisinde barındıran Behramkale Köyü, deniz seviyesinden 240 metre yüksekte yer alıyor. Bizans ve Osmanlı dönemlerinden günümüze kadar burada yaşam kesintisiz sürmüş. Bölgeye has taşlardan inşa edilmiş sivil mimari yapılarıyla Osmanlı döneminde kurulmuş. Antik kenti çevreleyen surların içerisinde konumlanan köy, tarihi sit alanı olarak koruma altında.
Kuzey Ege'nin en popüler turizm merkezlerinden biri olan Assos Antik Kenti, Ege Denizine hâkim bir tepede, enfes Midilli manzarası, antik kent ve çevresindeki tarihi kalıntıları, antik limanı, hoş butik otelleri, temiz havası ve taş malzeme ile inşa edilen görkemli mimari yapılarıyla keşfedilmeye değer.
Tarih boyunca Lidya, Pers, Pergamon ve Roma hâkimiyeti altına giren bölge, altın çağını yaşadığı antik dönemde yörenin en büyük liman kenti olarak oldukça zengin bir yerleşim yeriydi. Assos, Andezit taşından imal edilen lahitleri, Aziz Pavlus tarafından ziyaret edilmesi, Aristoteles'in kurduğu felsefe okulu, Athena Tapınağı ve büyük amfi tiyatrosuyla ünlü.
Assos Antik Kenti hem soyut hem de somut kültürel miras açısından çok büyük önem taşıyor. Assos'un önemli bir özelliği Platon'un öğrencisi Hermias'ın yönetiminde felsefe okulunu kuran ünlü filozof Aristoteles'in burada felsefe
okulunun başında 3 yıl boyunca ders vermiş olması.
Aristoteles, ilk felsefe tarihçisi ve bilim tarihçisi olarak da değerlendiriliyor. Yunan felsefesinin klasik dönemindeki ikinci büyük filozof Aristoteles'in düşünceleri 2000 yıl süreyle Batı uygarlığına hâkim olmuş ve bu uzun zaman boyunca Batı uygarlığının temel görüşlerini oluşturmuş.
Assos'un kimler tarafından kurulduğu tam olarak bilinmiyor. Assos ilk olarak bronz çağında küçük bir yerleşme olarak var olduğu biliniyor. MÖ 2000'de, Helen göçleri öncesinde, Anadolulu halkça kurulmuş olduğu düşünülüyor. Arkaik döneminden itibaren bir kent haline geliyor.
MÖ 8. yüzyılda, Midilli Adasından gelen Aiolos boyu Helenleri, kenti ele geçirip Helenleştirmişler. Helenistik Çağ dediğimiz MÖ 1. yüzyıldan sonraki süreçte kentte çok büyük imar faaliyetleri olmamış. Assos'taki kalıntılar daha çok Büyük İskender'in istilalarıyla başlayan Antik Dünya'da Grek etkisinin doruğa ulaştığı Helenistik çağa ait.
Lidyalıların ve Perslilerin egemenliğine MÖ 6. yüzyılda giren Assos, birçok Batı Anadolu Kenti gibi MÖ 5. yüzyılda Attik-Delos deniz birliğine üye olmuş. Büyük İskender'in Asya seferi ile Makedonya hâkimiyetine giren kent, İskender'in ölümünden sonra sırasıyla Bergama Krallığı, Roma İmparatorluğu, Bizans ve nihayet I. Murat ile Osmanlı topraklarına katılmış.
Görüldüğü üzere, şehirler; Dini, ilmi ve kültürel anlayışlarla kuruluyor. Hiçbir yerleşim biriminde dinden uzaklık söz konusu değil. Denebilir ki bütün faaliyetlerini dinden güç alarak yerine getiriyorlar. Yani insanın özünde inanmak vardır. Bu açıdan bakılınca ilme, akla ve dine aykırı, Allah'ı inkâra yönelik hareketler toplumda yer bulamamaktadır. Tarihe mal olmuş bütün şehirlerde bunu açıkça görmek mümkündür.OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?