AFRO-AVRASYA’NIN KUTUP YILDIZI TÜRKİYE
Sağlık Mühendisliğinde Millî Çözümler
ACI DEĞİL Mİ???
KURUYANLAR-YEŞERENLER
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Tekstil sektörü; AR-GE yatırımları, maliyet artışları, markalaşma süreçleri, pazar çeşitlendirmeleri ve pazarlama stratejilerinde yaşanan sorunlardan dolayı iç ve dış piyasalarda tüketicilerin ihtiyaçlarına yeterince cevap verememektedir. Maalesef global piyasalardaki daralma, mevcut kur politikası ve giderek artan maliyetler de bu problemlerin büyümesinde çarpan etkisi oluşturmaktadır. Son dönemlerde tekstil sektöründeki büyük patronların isyan etmesinin sebebi ise küresel piyasalarda rekabet güçlerinin giderek zayıflamasından dolayı karlılıklarının azalması hatta zarar etmelerinden kaynaklanmaktadır. Bu serzenişlerden bağımsız olarak sektörün temel sorunlarını ve çözüm yollarını irdelemekte fayda mülahaza ediyorum.
Tekstil sektörü üç ana başlıkta ciddi sorunlar yaşamaktadır: 1-Türkiye'nin ihracat pazarlarında yaşanan resesyona bağlı olarak tüketici talepleri giderek zayıflamıştır. Ayrıca bu piyasalarda daha ucuz üretim yapan Çin, Hindistan gibi ülkeler Türkiye'nin rekabet gücünü zayıflatmıştır. Bu sorunlar nedeniyle tekstil sektörü güç kaybetmektedir. 2-Son dönemlerde özellikle işçilik ve enerji maliyetlerimdeki artışlar nedeniyle sektörün rekabet gücü giderek zayıflamaktadır. Ayrıca döviz kurlarının enflasyon oranında artmaması ihracatçı firmaların Türk lirası bazında maliyetlerini yükselmiştir. Türk firmaları rakiplerine karşı mukayeseli maliyet avantajı kaybetmiştir. 3-Yüksek faizler sebebiyle oluşan finansman maliyetlerine; sektörel karlılığın cevap verecek düzeyde olmaması nedeniyle firmaların krediye ulaşımı zorlaştırmıştır.
Bu sorunları özetleyecek olursak; tekstil sektörü sürdürülebilir rekabetçi bir yapıya kavuşturulmadan; bu ve benzeri problemler pansuman tedbirlerle çözülmeye devam ettikçe maalesef her krizde yeniden başa sarmak zorunda kalacağız. Bu sebeple hantal üretim teknolojisini sürdüren firmaları desteklemek yerine; yüksek teknolojiye odaklanmış, verimlilik ekonomisini esas alan rekabetçi firmalara yönelik teşvik edici politikalara yönelmek gerekir.
Şimdide tekstil sektörüne yönelik selektif teşvik politikalarının neler olması gerektiğiyle ilgili düşüncelerimizi zikredelim: Öncelikle kur politikalarından kaynaklanan kayıpları AR-GE yatırımlarında kullanılmak üzere telafi etmek gerekir. Yüksek teknolojiye yatırım yapan firmaların enerji ve işçilik maliyetlerini sübvanse etmek gerekir. Tekstil ve hazır giyim firmalarının belli bölgelerde kümelenmesini sağlayarak tedarik, hammadde temini, ucuz enerji, lojistik, vergi teşvikleri, düşük faizli kredi imkânları sağlayarak yüksek teknoloji ürün üretimine yönelik dijital dönüşümün teşvik edilmesi gerekir.
Toparlayacak olursak tekstil sektöründe maliyetleri azaltmadan, rekabet gücünü artırmadan, faiz baskısını hafifletmeden, yeni pazarlara açılacak katma değerli ürün üretimini öncelemeden her krizde aynı serzenişleri duymaktan kurtulamayız. Bu sebeple battık bittik diyenler önce kendilerine çekidüzen versinler. Yıllardır kur avantajından sağladıkları karlılıkları arsaya, yata, kata harcamak yerine teknolojilerini geliştirmeye harcasalardı bugün şikâyet ettikleri şeyler yaşanmazdı. Devletin verdiği kredileri lüks yaşama değil ürünlerini markalaştırmaya harcasalardı kar etmeye devam edip zarar yazmazlardı. Tekstil sektöründeki büyük patronlar her şeyi devletten beklemek yerine biraz özeleştiri yaparak önce kendilerine baksınlar. Devlet zaten milyonlarca çalışanın olduğu bir sektör için üzerine düşeni fazlasıyla yapar.
Sağlık Mühendisliğinde Millî Çözümler
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
Reel sektör faiz tehdidi altında
FED Başkanı Trump’a hayal kırıklığı yaşattı
Sözde Altın Uzmanları Dökülüyor
Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
Hürmüz krizi doları vuruyor.
Altın finansal bir özgürlük aracıdır
Yeni Konya Gazetesi 77 yıldır ülkemizin ekonomik gelişimine şahitlik ediyor
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi