ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
Fahri Ticaret Müfettişliği Sistemi Getirilsin
ATA YURDU AYMANAS
Kandırıldıkça Göğerenler
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
GAZZE, MEKKENİN FETHİ ÖNCESİ DÖNEMİ YAŞIYOR
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
BİRAZ…
Bir Kelimenin Peşinde Yirmi Yıl, Bir Medeniyetin Peşinde Asırlar
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
24 Temmuz Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in Doğum Günü ve Türkistan Cedit Hareketinin Öncülerinden MahmudHoca Behbudi’nin 150. Doğum Yıl Dönümü Etkinliği
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Tekstil sektörü; AR-GE yatırımları, maliyet artışları, markalaşma süreçleri, pazar çeşitlendirmeleri ve pazarlama stratejilerinde yaşanan sorunlardan dolayı iç ve dış piyasalarda tüketicilerin ihtiyaçlarına yeterince cevap verememektedir. Maalesef global piyasalardaki daralma, mevcut kur politikası ve giderek artan maliyetler de bu problemlerin büyümesinde çarpan etkisi oluşturmaktadır. Son dönemlerde tekstil sektöründeki büyük patronların isyan etmesinin sebebi ise küresel piyasalarda rekabet güçlerinin giderek zayıflamasından dolayı karlılıklarının azalması hatta zarar etmelerinden kaynaklanmaktadır. Bu serzenişlerden bağımsız olarak sektörün temel sorunlarını ve çözüm yollarını irdelemekte fayda mülahaza ediyorum.
Tekstil sektörü üç ana başlıkta ciddi sorunlar yaşamaktadır: 1-Türkiye'nin ihracat pazarlarında yaşanan resesyona bağlı olarak tüketici talepleri giderek zayıflamıştır. Ayrıca bu piyasalarda daha ucuz üretim yapan Çin, Hindistan gibi ülkeler Türkiye'nin rekabet gücünü zayıflatmıştır. Bu sorunlar nedeniyle tekstil sektörü güç kaybetmektedir. 2-Son dönemlerde özellikle işçilik ve enerji maliyetlerimdeki artışlar nedeniyle sektörün rekabet gücü giderek zayıflamaktadır. Ayrıca döviz kurlarının enflasyon oranında artmaması ihracatçı firmaların Türk lirası bazında maliyetlerini yükselmiştir. Türk firmaları rakiplerine karşı mukayeseli maliyet avantajı kaybetmiştir. 3-Yüksek faizler sebebiyle oluşan finansman maliyetlerine; sektörel karlılığın cevap verecek düzeyde olmaması nedeniyle firmaların krediye ulaşımı zorlaştırmıştır.
Bu sorunları özetleyecek olursak; tekstil sektörü sürdürülebilir rekabetçi bir yapıya kavuşturulmadan; bu ve benzeri problemler pansuman tedbirlerle çözülmeye devam ettikçe maalesef her krizde yeniden başa sarmak zorunda kalacağız. Bu sebeple hantal üretim teknolojisini sürdüren firmaları desteklemek yerine; yüksek teknolojiye odaklanmış, verimlilik ekonomisini esas alan rekabetçi firmalara yönelik teşvik edici politikalara yönelmek gerekir.
Şimdide tekstil sektörüne yönelik selektif teşvik politikalarının neler olması gerektiğiyle ilgili düşüncelerimizi zikredelim: Öncelikle kur politikalarından kaynaklanan kayıpları AR-GE yatırımlarında kullanılmak üzere telafi etmek gerekir. Yüksek teknolojiye yatırım yapan firmaların enerji ve işçilik maliyetlerini sübvanse etmek gerekir. Tekstil ve hazır giyim firmalarının belli bölgelerde kümelenmesini sağlayarak tedarik, hammadde temini, ucuz enerji, lojistik, vergi teşvikleri, düşük faizli kredi imkânları sağlayarak yüksek teknoloji ürün üretimine yönelik dijital dönüşümün teşvik edilmesi gerekir.
Toparlayacak olursak tekstil sektöründe maliyetleri azaltmadan, rekabet gücünü artırmadan, faiz baskısını hafifletmeden, yeni pazarlara açılacak katma değerli ürün üretimini öncelemeden her krizde aynı serzenişleri duymaktan kurtulamayız. Bu sebeple battık bittik diyenler önce kendilerine çekidüzen versinler. Yıllardır kur avantajından sağladıkları karlılıkları arsaya, yata, kata harcamak yerine teknolojilerini geliştirmeye harcasalardı bugün şikâyet ettikleri şeyler yaşanmazdı. Devletin verdiği kredileri lüks yaşama değil ürünlerini markalaştırmaya harcasalardı kar etmeye devam edip zarar yazmazlardı. Tekstil sektöründeki büyük patronlar her şeyi devletten beklemek yerine biraz özeleştiri yaparak önce kendilerine baksınlar. Devlet zaten milyonlarca çalışanın olduğu bir sektör için üzerine düşeni fazlasıyla yapar.
Fahri Ticaret Müfettişliği Sistemi Getirilsin
Enflasyonu Temel Harcama Kalemleri Besliyor
Kiraları konut sahipliğinin düşük olması yükseltiyor
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
Yatırımcıların Ayarını Bozdular
Sağlık turizmi katma değeri yüksek bir sektör haline geldi
Ters Dolarizasyon Süreci Kalıcı Olur mu?
Uluslararası Rezerv Düzeni Yeniden Şekilleniyor
Turizm Bölgelerindeki Fahiş Fiyatlar Ayağımıza Sıkıyor
Haziran Ayı Enflasyon Rakamlarının Söyledikleri