YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Çocukluğumdaki Konya'yı hatırlıyorum. Aymanas'tan kalkıp, yaya olarak; Hacı Kaymak camiinin yerinde bulunan handaki, milletin: "deli" dediği, ama deli mi veli mi belli olmayan, fakat hakimane sözleriyle, ders veren konuşmaları ve sohbetiyle beni etkileyen Mehmet amcaya uğrardım. Mehmet amca; sırtında yırtık eski bir askeri palto, ayağında asker postalı, bir sopanın ucunda; ibrik, ekmek torbası, giysilerin olduğu malzemeler! Her seferinde- eğer handa olursa, bir yere gitmemişse- mutlaka çağırır, kesinlikle ikramda bulunurdu! Ne mi ikram ederdi? "Kavut" dediğimiz, meyvelerin kurusundan toz haline getirilmiş yiyecek verirdi. Almazsam gücenir, küser, günlerce konuşmazdı!
Mehmet amca, yanından ayrılırken şu duayı yapardı; "Allah yar ve yardımcın olsun. sınıflarını takılmadan geçesin. Ayağına taş değmesin. Rabbim, iki cihanda huzurlu ve mutlu kılsın..."
Mehmet amcanın hiç kızdığını bilmem, görmedim, duymadım. Aymanas'taki herkes ondan memnundu. Sadece beni değil, yoldan geçen herkesi hana davet eder, onlara da kavut ikram eder ve sohbetlerde bulunurdu!
Mehmet amcanın yanından ayrılınca, bazen İshak'ın Köprüden, bazen de Paşalı Köprüden geçerek okula giderdim. İshak'ın Köprüden gidersem, Çaybaşı, Fahrünisa Mahallesi, Tahtatepen, Hacı Fettah Mezarlığının yanından, Baruthanenin önünden, eski hal'in yanına Necati Bey İlkokuluna gelirdim. Necati Bey İlkokulu, Kızılay Hastanesinin karşısındaki otoparkın bulunduğu yerdeydi. Kızılay Hastanesinin yerinde de Ticaret Borsası vardı.
Şayet okula giderken yolum Paşalı Köprüden geçerse, o zaman da Aksinne, Taş Cami, ilerisinde Gazezler mahallesinden geçer, Sahip ata Camii ve külliyesi, Sultan Hamamı ve Larende caddesinden okula ulaşırdım.
Gazezler Mahallesinde "Kıcıkıcı" adı verilen bayan bir mecnun vardı. Önüne gelene küfreder, hakaret eder, milleti rahatsız kılardı. Onun küfürlerini duymamak, bize saldırısına uğramamak için nerdeyse ayaklarımın ucuna basarak giderdim.
Larende caddesi, eskiden gelişli gidişliydi. Bugünkü gibi yeni yol (Furkan Dede Yolu) açılmamıştı. Gerek de yoktu zaten. Çünkü Konya'da o kadar araba yoktu. Olanlar; Antalya yaylısı, eşek, at ve bisikletti. Konya tabiriyle; "Velesbit”!
Yaz tatillerinde garsonluk yapardım. Kızılay Hastanesinin yanında "Gevraki Hanı" vardı. İsim hala duruyor ama han yok oldu. Burada varlığını sürdüren, o zamanki gibi yıkık, yumuk bir çay ocağı var. Burada garsonlu yapmaktaydım.
O zamanki Gevraki Hanı'nda; Demirciler, Yapağıcılar, At Arabası yapımcıları, Kalaycılar...mesleklerini icra ederdi.
Garson olarak; Hanın içine, Kızılay Hastanesinin etrafına, eski buğday pazarına, hanın arkasındaki tüm esnafa çay satılırdı.
Karatay Belediyesi'nin olduğu yerde dükkânlar sıralıydı. Az ilerdeki Eski Garaj, o zaman tüm otobüslerin kalktığı, şehirlerarası garajdı. Konya'nın en hareketli yeriydi burası!
Çocukluk Konya'm!
Bahçeliydi evler hep sekiliydi,
Samimiyet çoktu aşk ekiliydi,
Avlusunda çiçekler dikiliydi,
Sanki gülistandı çocukluk Konya'm!
Komşularım vardı Kalfa Solaklar,
Sessizdi cadde, sakindi sokaklar,
Temizdi doğa berraktı sulaklar,
Bir destandı benim çocukluk Konya'm!
Yazın tozlu, kışın çamurdu yollar,
Pazara giderdi üretken eller,
Kahırlar içinde bilinmez haller,
Unutulmaz andı çocukluk Konya'm!
Seyyar satıcılar sık sık gezerdi,
Nerde çocuk görse ora sızardı,
Kayalı park bize günlük pazardı,
Mutlu bir zamandı çocukluk Konya'm!
Bayramlarda yeni esvap giyerdik,
Hal hatır sorunca bayram sayardık,
Dualar alınca manen doyardık,
Coşkulu mekândı çocukluk Konya'm!
Ramazanda Konya başka olurdu,
Mahalleli camilere dolardı,
Ne güzel hatipler vaizler vardı,
Öğütle donandı çocukluk Konya'm!
Aymanas
Yeşile boyanmış bahçesi bağı,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas,
Herkesi sarıyor dostluğun ağı,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
Dostluk bahçelerinde koşuyorduk,
Konya lehçeleriyle coşuyorduk,
Saf çocukluğumuzu yaşıyorduk,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
Tozlu sokaklarda oyun oynadık,
İksirli suyunu içtik doymadık,
Komşumuzdan kötü sözler duymadık,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
İlgiyle büyüdük bu yörelerde,
Büyüğe saygı vardı törelerde,
Arıyorum her an acep nerelerde?
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
Bahar aylarında çiçek açardı,
Rengarenk gülleri koku saçardı,
Bülbül aşka gelir serden geçerdi,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
Tüm çocukluğuma el âlem tanık,
Verdiğim emeğe melalim tanık,
Camiler ezanlar hilalim tanık,
Sevdiğim mahalle şirin Aymanas!
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?