SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Zaman zaman gönül dostlarımız, yazdığı şiir, araştırma- inceleme, hikâye ve romanlarını imzalayıp bu abd-i aciz kula armağan ediyorlar. Bu imzalı kıymetli eserlerin sayısı Kitap Fuarlarında ve Kitap imza günlerinde daha fazla oluyor.
Kütüphanemin bir bölümü, gönül dostlarımızın nadide eserleriyle doludur. Her eser, emek mahsulü. Her eserde; aklı ve alnı terletmek, göz nuru dökmek vardır. Yazılan tüm kitaplar yazarların çocuğu gibidir.
Şu an elimde tuttuğum ve yazıma konu edineceğim kitap; "KIRK YILIN ŞİİRLERİ” adıyla kaleme alınmıştır. Bu kıymetli şairimi, bundan birkaç yıl önce İl Milli Eğitimin; "ÖĞRENCİ/ YAZAR BULUŞMALARI” programında Doğanhisar'a giderken tanıdım. O zaman İl Milli Eğitim Şube Müdürü idi. Yanında bir başka kıymetli şair dostumuz daha vardı; Ahmet Erdoğan. Arabada yol boyunca muhabbet derinleştikçe, iş şiire, şairliğe geldi. Bu fakir kardeşiniz şiirleri olduğunu söyleyince tabii şiir okumadan olmazdı. İire meraklı olan, usta şairlerimiz de birbirinden güzel iirlerini okudular. Gidiş, gelişlerle dostluklar peyda oldu. O gün bu gündür Ömer Kılıç ile dostluğumuz pekişti. Artık her hafta SELÇUKYA ŞİİR AKŞAMLARINDA gönle sürur veren, ruhen dinlendiren şiirleriyle mest oluyoruz.
Kapanmaz bilirim bendeki yara,
Kınsız kılıç gibi paslandı gönül,
Başını çarparak sert kayalara,
Deli dalgalarda uslandı gönül.
Hiçbir şey durmuyor yerli yerinde,
Bir sevdanın kökü kaldı derinde,
Damlayı taşıyan kirpiklerinde,
Sevda seli ile ıslandı gönül.
……………………..
Dağların başında gürleyip esen,
Kuzey rüzgârının obasıyım ben,
Esecek yellerden umudu kesen,
Köylünün dişi yok yabasıyım ben.
Kölesiyim ilim dolu her canın,
Tüyünü incitmem kör karıncanın,
Ekmek bulamayan fakir insanın,
Kırk yerinden yamalı abasıyım ben.
………………..
Neden bizi koyup gittin zamansız,
Ondan şikâyetim var anacığım,
Odalar karanlık, ocak dumansız,
Geniş dünya artık dar anacığım.
Sensiz serin değil dağların yeli,
Varlığı her yerde duruşu, eli,
Çocuklar büyüdü gittin gideli,
Ömrümden etmedim kâr anacığım.
………………………..
Yayın evleri; "şiir kitabı satmaz” diyorlar. Halbuki bilginin, fikrin en köklüsü, en temiz ve tortusuzu, en kısa yoldan mesaj verişi ile herkese hitap eden özdeyiş niteliğinde fikri eserlerdir. Çoğunlukla bir mısra (Satır), düz yazının sayfalarca anlatmak istediğini anlatır. Yunus'un dediği gibi;
"Ete kemiğe büründüm,
Yunus diye göründüm” Bu beyitle ciltler dolusu kitap yazılır ama Yunus, şiiriyle iki mısrada işi halletmiş.SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ