YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kitap Fuarının güzelliklerini görüyorum; öğrenciler; cıvıl cıvıl mekânı dolduruyor, yazarlarla, kitaplarla hemhal oluyor. Her öğrencinin gözü ışıl ışıl. Öğretmenler, öğrencilerine; “işte yazarlar arşınızda, istediğinizi sorabilirsiniz, “nasıl yazar oldunuz? Yazarlıkta nelere dikkat ediyorsunuz? Nasıl okumalıyız? Neyi okumalıyız? Niçin okumalıyız?” sorularıyla karşılaşıyor öğrenciler.
Hayat nedir sizce? Hayatın tarifini; google'da bulamazsınız, ansiklopediler yazmaz hayatı. Hayat; Face book'tan mesaj atmaktan, mesajlaşmaktan, geyik sohbeti yapmaktan ibaret de değildir.
İnternette; çetleşmek değildir hayat. Hiç tanımadığınız, bilmediğiniz, huyundan, suyundan haberdar olmadığınız, hırlı mı? Hırsız mı? Ahlaklı mı? Ahlaksız mı?...hakkında her hangi bir bilgiye sahip olmadığınız, tabir yerindeyse dibi görünmedik kaptan su içmek gibi ne idüğü belirsizlerle sanal arkadaşlık yapmak da değildir hayat.
Bugün size hayata tutunma hikayesi anlatacağım. Bu, yaşanmış bir hikaye, hem de gözümüzün önünde olmuş olan bir hayat! Elleri, ayakları tutmayan, buna rağmen zekası pırıl pırıl genç bir kızımızın hikayesi bu. Ellerim, ayaklarım tutmuyor diye, pes etmeyen, fikirlerini düşüncelerini bizimle paylaşmaktan uzak durmayan azimli bir insan örneği.
“Bir SMA tip 2 hastası; Ellerinden başlayarak vücudunun morardığını hissediyor, gittikçe morarıyor. Anne, kızını kucaklayarak oksijen odasına koşuyor. Ateşi 40 dereceye çıkıyor. Buna rağmen üşüyor. Hatta üşümekten nefes alamıyor. Kan almak istiyorlar ama damarlarını bulamıyorlar, damar yolu açmak istiyorlar. Aylarca hastanede yatıyor…”
“Ağlayan Kalpler” hikaye kitabından küçük bir alıntı bu. Kitabın yazarı Büşra Ateş. Bütün olay, bu kızımızın başından geçiyor.
Evet, bu kızımızın hayatı, belki de bizim hayatımız. Belki biz de bunu gibi olabiliriz. Kim diyebilir; “ben böyle olmam” diye? Ne olduğumuz değil, ne olacağımız önemli. Hayatın, hastalığın, ölümün… “nasıl”ı yok.
Hayat, boydan boya mesaj yüklü. Asıl olan, mesajı alabilmek. Her gördüğümüz, her baktığımız şeyden hisse çıkarabilmek. Bakarken; ibretle, ders alıcı şekilde bakabilmek.
Bu açıdan hayatın tanımını yapamayız. O, yaşanan, uygulanan olayların bütünüdür. Hayata sağlam adımlarla basmak, dünyayı cennet yapmak demektir.
Cenneti de, cehennemi de biz kendimiz oluşturuyoruz! Onun için; “cehennemin odunu yok, herkes odununu kendi götürür” denir.
Zor mu sahiden hayatı güzel kılmak? Mümkün değil mi cennet gibi bir ortam oluşturmak? Hakından gelemez miyiz? Eğer; “hayır” diyorsanız, o zaman aklınızı kullanmıyorsunuz demektir. Allah, aklı, kullanın diye verdi. Kullanılmayan akıl sadece bir yüktür. Aklını kullanmayana da; “Bel hum adal” denir.
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?