Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Kitap Fuarının güzelliklerini görüyorum; öğrenciler; cıvıl cıvıl mekânı dolduruyor, yazarlarla, kitaplarla hemhal oluyor. Her öğrencinin gözü ışıl ışıl. Öğretmenler, öğrencilerine; “işte yazarlar arşınızda, istediğinizi sorabilirsiniz, “nasıl yazar oldunuz? Yazarlıkta nelere dikkat ediyorsunuz? Nasıl okumalıyız? Neyi okumalıyız? Niçin okumalıyız?” sorularıyla karşılaşıyor öğrenciler.
Hayat nedir sizce? Hayatın tarifini; google'da bulamazsınız, ansiklopediler yazmaz hayatı. Hayat; Face book'tan mesaj atmaktan, mesajlaşmaktan, geyik sohbeti yapmaktan ibaret de değildir.
İnternette; çetleşmek değildir hayat. Hiç tanımadığınız, bilmediğiniz, huyundan, suyundan haberdar olmadığınız, hırlı mı? Hırsız mı? Ahlaklı mı? Ahlaksız mı?...hakkında her hangi bir bilgiye sahip olmadığınız, tabir yerindeyse dibi görünmedik kaptan su içmek gibi ne idüğü belirsizlerle sanal arkadaşlık yapmak da değildir hayat.
Bugün size hayata tutunma hikayesi anlatacağım. Bu, yaşanmış bir hikaye, hem de gözümüzün önünde olmuş olan bir hayat! Elleri, ayakları tutmayan, buna rağmen zekası pırıl pırıl genç bir kızımızın hikayesi bu. Ellerim, ayaklarım tutmuyor diye, pes etmeyen, fikirlerini düşüncelerini bizimle paylaşmaktan uzak durmayan azimli bir insan örneği.
“Bir SMA tip 2 hastası; Ellerinden başlayarak vücudunun morardığını hissediyor, gittikçe morarıyor. Anne, kızını kucaklayarak oksijen odasına koşuyor. Ateşi 40 dereceye çıkıyor. Buna rağmen üşüyor. Hatta üşümekten nefes alamıyor. Kan almak istiyorlar ama damarlarını bulamıyorlar, damar yolu açmak istiyorlar. Aylarca hastanede yatıyor…”
“Ağlayan Kalpler” hikaye kitabından küçük bir alıntı bu. Kitabın yazarı Büşra Ateş. Bütün olay, bu kızımızın başından geçiyor.
Evet, bu kızımızın hayatı, belki de bizim hayatımız. Belki biz de bunu gibi olabiliriz. Kim diyebilir; “ben böyle olmam” diye? Ne olduğumuz değil, ne olacağımız önemli. Hayatın, hastalığın, ölümün… “nasıl”ı yok.
Hayat, boydan boya mesaj yüklü. Asıl olan, mesajı alabilmek. Her gördüğümüz, her baktığımız şeyden hisse çıkarabilmek. Bakarken; ibretle, ders alıcı şekilde bakabilmek.
Bu açıdan hayatın tanımını yapamayız. O, yaşanan, uygulanan olayların bütünüdür. Hayata sağlam adımlarla basmak, dünyayı cennet yapmak demektir.
Cenneti de, cehennemi de biz kendimiz oluşturuyoruz! Onun için; “cehennemin odunu yok, herkes odununu kendi götürür” denir.
Zor mu sahiden hayatı güzel kılmak? Mümkün değil mi cennet gibi bir ortam oluşturmak? Hakından gelemez miyiz? Eğer; “hayır” diyorsanız, o zaman aklınızı kullanmıyorsunuz demektir. Allah, aklı, kullanın diye verdi. Kullanılmayan akıl sadece bir yüktür. Aklını kullanmayana da; “Bel hum adal” denir.
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ