Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
"Hayatımız düzenli gitmiyor. İşlerimizin tadı kaçtı. Evlat atayı dinlemiyor, evliliklerde ciddiyet kalmadı. Uyuşturucu, içki, kumar, fuhuş, aldatma, ırza tasallut, kadına şiddet, terör, insan haklarına uymamak, hukuksuzluk, yalan, iftira, dedikodu, riyakarlık, samimiyetsizlik, ilgisizlik, aymazlık, bananecilik, mankurtluk, "ben yiyeyim sen yeme, ben iyiyim, sen fena” aptallığı, stres, öfke, asabiyet, bencillik…aldı başını gidiyor!
Bu olumsuzluklar karşısında ne yapacağımızı bilemiyoruz. Bir çıkış yolu arıyoruz. Evimizin, yuvamızın huzuru, çocuklarımızın anasına, babasına itaatkar olmaları, vatanseverlik içinde hayat sürmeleri, sevgiyi ikame etmeleri için bir kılavuza ihtiyacımız var. Ne olur bize el uzatın, yardım edin. Karanlıklar içindeyiz. Bir ışık arıyoruz, yolumuzu aydınlatacak bir rehbere muhtacız…” diyor insanlar.
Çarşıya, pazara çıkıyoruz; insanlar sanki kurşun yemiş gibi, nereye gittiğini, ne yaptığını, ne dediğini, ne diyeceğini, neye karar vereceğini bilmiyor. Kahveler; eli boş, serseri tiplerle dolu. Bir hedefleri yok. Serseri mayın misali! Konuşmaya korkuyorsunuz, acaba tersler mi, sert tepki mi gösterir? Diye çekiniyorsunuz. Bu tip insanlarımızın sayısı epeyce var.
Pekiyi bu insanlar bizim insanımız değil mi? Aynı vatan toprağını paylaşmıyor muyuz? Aynı gemide değil miyiz? Aynı apartmanda, aynı sitede, yan yana, kapı karşı komşuluk yapmıyor muyuz? Aynı sokağı, aynı mahalleyi, aynı caddeyi kullanmıyor muyuz? Mahalle marketinde karşılaşmıyor muyuz? Aynı otobüse, aynı dolmuşa, aynı tramvaya, aynı metroya, aynı uçağa… binmiyor muyuz?
Her canlının anlayacağı dil vardır. Hele bu insan olursa, kalbine girmek, gönlünü fethetmek daha da kolay olur. Tarihe bir yolculuk yaptığımız zaman görürüz ki; ülke kalelerinden önce kalpler fethedilmiş, gönüllere girilmiş ve sonra kale kapıları açılmıştır.
Gönüle girmenin yolları; selam, merhaba, hal hatır sormak. Durumuyla ilgilenmek; hastası varsa ziyaret etmek, cenazesi olmuşsa katılmak, siyasi tartışmaya girmemek, bayramlarda, kutsal gün ve gecelerde komşu ziyaretleri yapmak, mahalle konağında onlarla birlikte çay, kahve içmek, muhabbet etmek. Ara sıra yemek ikramında bulunmak. Konuşurken yargılayıcı üslup kullanmamak, hatalarını yüzüne vurmamak. "Sen var ya sen..” ifadelerinden kaçınmak. Dün yaptığı hata ve kusurlardan vazgeçmiş, temizlenmişse, eskiyi karıştırmamak. Konuşurken gözlerinin içine bakmak. Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmamak, empati içinde olmak. Kibirli, alaycı, aşağılayıcı tutum ve davranışları terk etmek. Başkalarıyla kıyaslamamak. Daima iyiliklerini söylemek. Hatası varsa, kırmadan, üzmeden, utandırmadan söylemek. Gönlümüzden hiçbir zaman, aldatma, yalan söyleme, iftira etme, namusunu kirletme… gibi olumsuzlukları geçirmemek. İş ortaklarımızla iyi geçinmek, onları işin başında; "ortağıma nasıl madik atarım, onu nasıl aldatıp, bana yalvartırıp…” mankurtluğundan uzak kalmak. Unutmayalım ki, aldatan, aldanır. Bilgiçlik taslamamak. Tevazu sahibi olmak. Veren el durumunda bulunmak. Zira veren el, alan elden daha üstündür. İnsanları meziyetlerinden yakalamak.
Olduğu Gibi!
Şöyle, başımı alıp gitsem; maskesiz diyarlara,
Tıkasam, kulak vermesem riyakarlara,
Asudeliği yaşasam, hiçbir sesi duymasam,
Gözlerim kapansa da, gölgeleri görmesem.
Doğaya açsam içimi, ağaçlara yaslansam,
Kuşlara derdimi döksem, hıçkırarak ağlasam.
Akan; berrak, riyasız suyla paklansam,
Ellerimi açsam Allah'a, yavaş yavaş aklansam.
Cücelerden uzaklaşıp, köşe bucak saklansam.
Toprağı ıslatsa gözyaşım, yüzüm türap olsa,
Ayaklarım şerha şerha, yolum serap olsa!
Ârifana elim değsem, kalbimi açıversem,
Âh ederek şikayetlerimi bir bir saçıversem,
Gönül Kâbe'sine yönelsem, içten fethetsem onu,
Muhlis çıkagelse uzaktan, hep methetsem onu.
En İyisi Şiire Yönelmek!
En iyisi şiire yönelmek;
Onda, riya yok, maske takmıyor
Sözü özünden söylüyor her an
Mısralar içten, hile yapmıyor.
Şiir, bana beni anlatıyor,
Yaraları sarıyor gönülden,
Üşüyene sıcacık bir ortam
Kimsesizlerin kimsesidir o,
Sessizlerin hakim sesidir o.
Dertlilerin hekim sesidir o.
En iyisi şiire yönelmek;
O, bazen âşık, Mecnun misali,
Yanar, kavrulur Leyla timsali.
Şiir kapısından eğri girmez,
Dertli olmayanlar bunu bilmez!
Şiir; anadır, babadır, yardır,
Şiir; vatan, bayrak ve diyardır!
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ