Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Suriye çadır kent sorunu
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Değerli dostlar, bu Cumartesi gününü İlahi aşk sözleriyle süslemek istedim. "HZ. MEVLANA'DA İLAHİ AŞK” isimli kitabımdan bu konu ile ilgili gönüllere dokunan şiirleri sizinle paylaşmayı murat ettim.
İlahi aşk, aslında kulun Allah'a olan sevgisidir. Bu, hicrandan vuslata doğru cereyan eden hayat serüveninin, daha doğrusu yaratılış mantığının olmazsa olmazıdır. Bu ilahi aşk sebebiyle Mevlana ölümü; "Şeb-i Arus” (Düğün gecesi) olarak benimsemiştir.
Kitabımdaki ilahi aşk şiirlerinden bir iki örnek sunmak isterim;
Şems-i Tebrizi:
"Seni, incinirsin diye gönlümde saklayamam,
Alçalırsın korkusuyla gözümde de tutamam,
Seni; gözümde, gönlümde değil canımda saklayayım ki,
Son nefesimde bana son yar olasın”
Hallac-ı Mansur:
"Nişansızlık nişanımız vardır, dilsiz dilini biliriz,
Biziz ki, benlikten geçtiğimizden, hayat suyunun ser çeşmesiyiz,
Yaşlılıkta çocuk gibiyiz, gençlikte de yaşlılar gibi!”
Anonim:
Mümkün nokta,
Gayri mümkün nokta,
Sır nokta, esrar nokta,
Bab nokta, ebvab nokta.
Bilinenden bir eser yok,
Bilinmeyen nokta nokta.
Bir parantez vakt-i ömrüm,
Ölüm nokta, doğum nokta.
İsmimden sual edilse,
Bilin beni üç nokta.
Bir aynada seyrettim alemin cümlesini,
Aynam nokta, sırrım nokta.
Umduğum kadar büyük değilmiş,
Dünya nokta, ben nokta.
Öyle uzaklaşmışım ki menzilden,
Sıla nokta, gurbet nokta.
Döndüm baktım aldığım yol,
Nokta üstünde nokta.
Gelen geçti, giden gitti,
Sağım nokta, solum nokta.
Menzil-i maksuda varmış erenler,
Söyleyen yok, susan nokta.
Enverî:
"Ru'yet-i dîdar-ı Haktan, "len teranî” remzini,
Çeşm-i zârım aşk ile "Tur” olmayınca bilmedim,
Kisve-i âl-i aba Enver hakikatini,
Vuslat-ı mürşitle mesrur olmayınca bilmedim.” (16 NİSAN 2022)
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
KANALİZASYON PATLADI!
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
KÜLTÜRDE KONYA FARKI
İRFAN SOFRASINDA BULUŞMAK
KÜLTÜRE KAPI AÇANLAR
ZİRVEYE ÇIKMANIN YOLLARI
KİM SÖMÜRGECİ?
YAZARLIK HAYATIM VE EVRENSEL MESAJLAR