YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Mevlana, mesnevide böyle seslenir. Der ki;
İnsan olmak, insanlığınızın farkına varmak istiyorsanız, yüreğinizde; dert, ateş ve sızı olmalı.
İnsan olmanın yolu; benlikten kurtulmaktan geçer. "Ben, ben” diyen ve devamlı kendine ait özellikleri öne çıkaran, bunları kendisinin marifetiymiş gibi takdim edenler, insanların gözünde küçülür. Büyük insan, sahip olduğu değerleri kendine izafe etmeyen, kendisinde asla bir varlık görmeyendir.
Benlikten kurtulmak; kibirden sıyrılarak hiçlik makamına çıkmaktır. Hiçlik, insanın tevazua ulaşması, toprak gönüllü olmasıdır. Bir insan, "ben” duygusunu öne çıkarıyorsa, çevresine rahatsızlık verir.
Eskiden dergahların kapısından içeri girerken kıble istikametinde; "Edeb ya Hû” yazardı. Kapıdan girilince ilk görülen levha buydu. Denmek isteniyordu ki:
"Sen, edebin talim edildiği bir yere, Allah'ın evine giriyorsun. Burada önce Allah'a, sonra burada bulunanlara edepli davran”
Kapıdan çıkarken de, kapının tam üstünde iri yazılarla; "Hiç” levhası bulunurdu. Şu anlamdaydı bu levha:
"Kendine iyi bak. Sen hiçsin ve hiç olduğun zaman bir şeysin. Hiçliğinin farkında olmadığın zaman ise gerçekten bir hiçsin”.
İnsan ve varlıklar, kendileriyle aynı duygu ve heyecanları paylaşanlara kendilerini daha yakın hissederler. İnsanın özünde; sevgiye koşmak, nefretten kaçmak vardır.
Kur'an'ı Kerimde Rabbimiz şöyle der:
"De ki, herkes kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar. Bu durumda kimin doğru bir yol tuttuğunu rabbiniz en iyi bilendir.” (İsra/ 84)
Mevlana, Şems-i Tebrizi'yi tanımadan önce Konya Medreselerinde müderrislik yapıyordu. Şems'i tanıdıktan sonra onun yüreğinde tutuşturduğu ilahi aşk sebebiyle yanmaya başladı. "hamdım, piştim, yandım” sözü bunun için kullanılmıştır.
Kibirden, benlikten kurtulmak için şöyle yalvarıyor Mevlana;
" Beri gel, daha beri, daha beri
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hır-gür, bu kavga nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte
Ne diye bu direnme böyle?
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek
Ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?
Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
İkisi de senin elin, ikisi de
Peki kutlu ne, kutsuz ne?
.....
Dünyada nice diller var, nice diller
Ama hepsinde de anlam bir
Sen kapları, testileri hele bir kır
Sular nasıl bir yol tutar gider
Hele birliğe ulaş, kavgayı, hır-gürü bırak
Can nasıl koşar, bunu canlara iletir.”
Ebu Said Ebu'l Hayr da;
" Gel ne olursan ol, gel
İster tanrı tanımaz, ister ateşe tapar,
İster bin kez tövbeni bozmuş ol
Bizim dergahımız umutsuzluk dergahı değil,
Gel ne olursan ol, gel ”
Diyerek, insani mükemmelliğe ulaşmanın ilkelerini anlatıyor.
Kamil insan olmanın, insanlar yanında değerli sayılabilmenin… yolları ile ilgili daha detaylı bilgiye ulaşmak isteyenler; MEVLANA'NIN TEFEKKÜR DÜNYASI” isimli kitabımıza müracaat etsinler. (02 NİSAN 2022)
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?