Linç Edilen Hekim ve Sessiz Çoğunluğun Feryadı
Teknolojinin Bizden Aldıkları
SÖZLERDE KENDİMİZİ ARAMAK
Mesele doktor değil hala anlamadın mı?
MALAZGİRT ZAFERİNİ KUTLAMAYI HAK EDİYOR MUYUZ?
Laik hutbe verelim
Kripto para piyasaları bir oyun alanı değildir
İNSAN İÇİN ANCAK ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞI VARDIR
Sessiz Kalabalıklar: Modern Hayatta Yalnızlık
Demokrasi Karanlıkta Ölür
Sessiz Tanık / Saatli Cami
ASIRLIK ÇINAR ALTINDA AKŞEHİR
İç sahada alınan net galibiyet
Kimlik Değiştiren Konyaspor
Rakamlarla Otomobil Piyasası
ERİNMEDEN
BASIN DİLİ
07-17 Aralık, “Mevlana haftası” olarak kutlanır her yıl. Bu süre içinde yurtiçi ve yurtdışından binlerce Gönül dostu, binlerce Mevlana hayranı Konya’ya akın eder. Dünyanyı, Konya’ya çeken bu değerli mutasavvıf ve bu gönül eri, nasıl bir özelliğe sahip ki; herkes ona koşa koşa geliyor!
Mevlana’yı “MEVLANA” yapan; Kur’ana hayatını adaması, İslam yolunda, Allah uğrunda kendini feda edecek “insan-ı Kâmil” vasfına sahip olmasıdır. Bizler de, birer Mevlana gönüllü olabiliriz. Mevlana, birlikten, dostluktan, samimiyetten söz eder. Bendeniz de bu istikametteki şiirlerimden iki tanesini sizlerle paylaşıyorum;
El ele Yapışalım
Gelin kardeşler, birlik olalım,
Yaratanın varlığını güzel kılalım,
“Yaratılanı hoş gördük, yaratandan ötürü”,
Sözünde kendimizi bulalım,.
Ne geçiyor elimize; kinle, düşmanlıkla?
Öyleyse; bırakalım sen ben sevdasını...
Mal hırsını, taht kavgasını...
El ele yapışalım, huzura koşalım.
Kim kazanmış insanları kırmakla?
Temiz toplum ortaya çıkar mı vurmakla?
Allah, yaptıklarımızın hesabını soracak,
O zaman; kin tohumu ekenler ne olacak?
Fikirler çeşitli, düşünceler renkli,
Anlayışlar muhtelif, konuşmalar farklı...
Bölünerek amacı ne yapmak?
Yaratılış özümüz Adem, aslımız toprak..
Öyleyse; bırakalım sen ben kavgasını...
İtişip kakışmayı, terör belasını...
El ele yapışalım, huzura koşalım.
Bastığımız toprak altımızdan kaymasın,
Bayrağımız düşmesin, imanımız zayi olmasın,
Allah kimseyi vatansız koymasın..
Birlikten kuvvet doğar,
Ayrılık beladır insanı boğar..
Aklımızı başımıza alalım,
El ele yapışalım, huzura koşalım.
Diyalog
Ver elini, aç kucağını,
Bak seni bekleyenler var;
Aldırma ayırımlara,
Boş ver kışkırtmaları,
Sen Allah’ın kulusun,
Hepimiz biriz,
Hepimiz Âdem’deniz...
Aslımız toprak,
Vaslımız toprak..
Nedendir birbirimizle uğraşmak?
Renkler başka, ırklar başka,
Diller, dinler bambaşka...
Bunlar zenginlik değil mi?
El ele vermeye, yakınlaşmaya,
Dost olmaya, anlaşmaya,
Zemin değil mi?
Kırma insanları,
İncitme canları..
Dökme kanları,
Yok etme sana yan bakanları..
Hz. Mevlânâ da şöyle der:
"Canu dil râ takati ân cûş nîst
Bakî gûyem der cihan, yek hûş nîst."
Can ve gönülde, yani kalpte hakikat coşkunluklarını kaldıracak takat ve bu kulakta da işitecek istidat yoksa ben kime ne söyleyeyim?
"Herkucâ gûşî bûd ez vey çeşum çeşt
Herkucâ seng ki bûd ez vey yeşim dest."
Nerede bir kulak varsa, ondan yol gösterici yol hasıl olur.
Nerede bir taş varsa, söz dinlerse eğer, taş olmaktan çıkar, yeşim derecesine yükselir.
SÖZLERDE KENDİMİZİ ARAMAK
SIRAYA DİZİLEN DEVLET BAŞKANLARI
KENDİMİZİ HESABA ÇEKELİM
OLMAK MI GÖRÜNMEK Mİ?
MİKAİL BAYRAM
AYMANAS ANILARI! (2)
AYMANAS ANILARI! (1)
HUZURUN KAYNAĞI:“TERÖRSÜZ TÜRKİYE”
KARATAY TERMAL TATİL KÖYÜ
NE HAKKINIZ VAR?