DOLAR
45,810 TL
EURO
53,060 TL
STERLİN
61,633 TL
GRAM
6.652 TL
ÇEYREK
10.905 TL
YARIM
21.756 TL
CUMHURİYET
43.125 TL
Kazım ÖZTÜRK
Kazım ÖZTÜRK
kazim.ozturk@yenikonya.com.tr
24 Mayıs 2026 Pazar günü yayınlandı

OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!

 

Mehmet Akif Merhum şöyle der:

 

"Geçmişten adam hisse kaparmış… ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?

Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar,

Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?”

 

Tarih tekerrürden ibarettir sözü geçmişte yaşanmış olan bir olayın veya durumun gelecekte de tekrar edebileceği manasına gelmektedir. Birçok kişi şimdiki zamanda yaşadığı bir olayı geçmiş zamanda yaşadığı bir olaya benzettiğinde bu sözü kullanmaktadır.

"Tarih tekerrürden ibarettir.” ifadesi aslında tarih felsefesine ait olmasına rağmen halk tarafından en çok bilinen ve kullanılan ifadelerden biridir. Özellikle olumsuz neticelenen olayları ifade etmek ve yaşananın yaşanması beklenen olduğunu vurgulamak için kullanılır.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: "olayların tekerrür etmemesi için onlardan ders çıkarılması lazım.” Der.

Olaylardan ders çıkarmak söz konusu olunca ilk olarak akla Kur'an geliyor. Kur'an bize olaylardan ders çıkarmamız için aklımızı kullanmamızı, tefekkür etmemizi emreder. O kadar ki aklını kullanmayanın hayvandan aşağıda olduğunu belirtir.

Bunun için, "Esfel-i Safilin” kavramını kullanır. Bununla ilgili olarak:

"Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık. Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik. Fakat iman edip salih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.

Bu ayette, olaylardan ibret alınması için ahlaklı tavır sergilenmesi, iyi işler yapılması gerektiği anlatılır.

Neden böyle bir konu seçtim? Ortada sayısız konu varken bu tür konuları seçmenin mantığı nedir? Diye sorarsak hemen söyleyelim; Biz Müslümanlar olaylardan ibret almıyoruz. Eğer ibret almış olsaydık bugün  lime lime olmazdık. Eğer geçmişten dersler çıkartsaydık, Filistin, Suriye, Irak, Doğu Türkistan, Myanmar (Burma)… İslam dışı güçler tarafından eziyete mahkum edilmezlerdi. Hala aymazlığımız devam ediyor; Tarih, soru içinde soru. Çözülemeyen, kördüğüm olmuş bir konu!

 

Soru İçinde Soru (RUBAİ)

 

Vezin: (Mef'ulün + Failün + Mefailün + Fa)

Bir gayyaya düştük çıkamıyoruz,
Hakikate dönüp bakamıyoruz,
Tarihimiz soru içinde soru,
Neden, bu tabuyu yıkamıyoruz?

 

         Ensar Olamadık!

 

Ensar muhacirle, nasıl kardeşti?

Hepsi gerçek dosttu, akrandı eşti.

Elleri değil de, ruhlar birleşti,

Biz hala bir Ensar, olamadık ki!

 

"Müslümanlar kardeş”, der Kur'an'ımız,

"En güzelini ser”, der Furkan'ımız,

"Helal olanı ver”, der Rahman'ımız,

Biz hala Kur'an'la, dolamadık ki!

 

Mümini döveriz, dine söveriz,

Batıla; "gel, gel” der, Hakkı kovarız,

Hakikate bakmaz, yalan severiz,

Samimi Müslüman, kalamadık ki!

 

İnançlar kâğıtta, uygulanma yok,

Gözyaşı ağıtta, duygulanma yok,

Gerçeğe bakıp da, sorgulanma yok,

Hakikati asla, bulamadık ki!

 

Nebiyi dinledik, ashabı da hep,

Tâbiyi dinledik, ahbabı da hep,

Veliyi belledik, erbabı da hep,

Hiç birisinden ders, alamadık ki!  


Yazarın Diğer Yazıları