TEFEKKÜR ZAMANI



Her zaman şu düşünceler dolaşır beynimde;


1. "Allah", "Peygamber", "Kur'an", "Ezan"... diyoruz, acaba bunların gereğini yapıyor muyuz?


2. Her zaman; Mevlana", "İbni Arabi, Yunus, Hacı Bayram, hacı Bektaş...tan örnekler veriyoruz. pekala bunlar gibi olmaya neden çalışmıyoruz?


3. Bir zamanlar; İbni Sina, Ali Kuşçu, Mimar Sinan, Fatih, Yavuz, Kanuni ve ilim, fikir adamları yetişiyordu. Şimdi neden böylesi değerleri yetiştiremiyoruz?


4. Yöneticilerin kusurlarını, eksiklerini, hatalarını söylüyoruz da biz elimizi taşın altına neden sokmuyoruz? Neden her şeyi karşıdan bekliyoruz?


5. Niçin eleştiri kültüründen uzağız? Sabrı, azmi, çalışmayı, aklı terletmeyi, empatiyi, vefayı neden terk ettik?

 

  1. Sosyal medyada çokça ahkamlar kesiliyor ama uygulamada bunların hiç birisini göremiyoruz. Neden?
  2. . Bir makama oturunca, her hangi bir kurumun başına geçince bütün ahlakî değerleri kaybediyor, yârânlarına ağyar muamelesi yapılıyor!

 

  1. Kibir, riya, hesabî gayretler...gözleri kör ediyor. Dolayısıyla insanlık vasfı kaybediliyor. Mevlana'nın: "Birçok insan gördüm üstünde elbise yok, birçok elbise gördüm içinde insan yok" ,"Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol", "Bulanmadan akmak ne güzel"... dediği gibi.

 

  1. Her gün takvimden birer yaprak düşüyor. Yaş ilerliyor. 2023 yılı da bitti. 2024 yılına, ahlâkî güzelliklerle girmeye var mısınız? Var mıyız? Dünyada barış rüzgârlarının esmesi, cihanı sevgi yurdu yapmak için çaba gösterilmenin zamanı, geç de olsa geldi. Hiç olmazsa bundan sonrası için insanlık adına bir şeyler yapalım.
    Evrende; zulümlerin durması, Müslüman kanının akmaması, el ele yapışmaya yol aranması umuduyla.

 

Akşam yatağımıza uzandığımızda; "bu yıl neler yaptım veya neler yaptık?" diye soruyor muyuz? Sorduk mu? Nefis muhasebesi yapıyor muyuz? Ömrümüzün hesabı içinde miyiz?
Sadece bir yıl değil, yaşadığımız süre içinde; bizi yaratan, bize bunca nimetleri sunan Allah'a karşı kulluk görevimizi yaptık mı? Yapıyor muyuz? Yoksa hayatı yalnızca; yeme, içme, gezip tozma, geyik sohbeti yapma...gibi özden uzak bir hayal ile mi geçiriyoruz?

 

İbrahim Ethem'e soruyorlar:

 

"Üstad, bir insanın hayatı nasıl olmalı?”

Üstadın cevabı ilginç:

"Son nefesinde nasıl olması gerekirse öyle olmalı”

 

Evet, son nefesimizde nasıl olacaksak, o şekilde bir hayat sürmek umuduyla. Herkese yepyeni, hayırlı bir sene diliyorum.

 

 

Yeni Yıl

 

Ömür takviminden yapraklar düşer,

Artık müjdelerle gelsin yeni yıl,

Üç yüz altmış beş günde üçer beşer,

Kederleri bitsin gülsün yeni yıl!

 

Dünler mazi oldu geri gelmiyor,

Sineler yaş doldu Hakkı bulmuyor,

Hep ahu zar kaldı huzur bilmiyor,

Tüm güzellikleri bulsun yeni yıl!

 

Şöyle bir düşündüm geçen yılları,

Depremle sellerle yıktı illeri,

Ne hanüman koydu ne de yolları,

Gözyaşlarımızı silsin yeni yıl!

 

Bu vücut bu sağlık bizde geçici,

Kırgınlıklarımız naz da geçici,

Sonsuz sandığımız haz da geçici,

Huzurla neşeyle kalsın yeni yıl!

 

Ciğerlerimiz yandı da kül oldu,

Âfete düşeli birkaç yıl oldu,

Canlarımız gitti yaşlar sel oldu,

Yurda selameti salsın yeni yıl!

 

"Keşke” gayyasına düşmemek için,

Allah huzurunda şaşmamak için,

Helal sınırları aşmamak için,

Bizlere kılavuz olsun yeni yıl!

 

Dünyada kavgalar nizalar bitsin,

İnsanlar kardeşçe el ele tutsun,

İhanet yok olsun sevgiyi tatsın,

Her daim huzurla dolsun yeni yıl! (01 OCAK 2024)

 


Yazarın Diğer Yazıları