Türkiye Başkanlık Sistemine Geçmeli

Ülkemizin önünde çok önemli bir sorun var: Başkanlık Sistemi. Başkanlık sistemi olursa ne gibi değişiklikler olacak?
Başkan, Meclis’e değil halka karşı sorumlu olacak. Meclis bu anlamda denetleyemeyecek.
 Bugünkü sistemde muhatabımızın kim olduğu belli değil. Misal, CHP’ye oy veren bir vatandaş, CHPli vekillerin meclisteki temsil görevlerini yapmasını bekliyor. Ama hangi vekilin muhatap olduğu belli değil. Birine gitse o topu diğerine atıyor, diğerine gidince de berikine yönlendiriliyor. Gerçek temsilcisinin kim olduğunu bilemediği için oturup kara kara komplo teorileri üretiyor. Vatandaşlık görevlerini unutuyor; aktif bir vatandaş olmak yerine, pasif bir muhalif olmaya özendiriliyor.
Başkanlık sisteminde bu değişecek. Muhatabın kim olduğu ile ilgili kafa karışıklıkları sona erecek. Başkan doğrudan halka karşı sorumlu olacak. Bin bir türlü bürokratik cambazlıkla uğraşmadan Başkan’a hesap sorabileceğiz. “Niye öyle yaptın?”, “Böyle yapsan daha iyi olmaz mıydı?” dememiz ve istersek Başkan’a “sen bu işi beceremiyorsun” deyip, yeni bir başkan seçmemiz mümkün olabilecek. Meclisle falan uğraşmamıza gerek kalmayacak. Tek bir sorumlu, tek bir yetkili olacak. CHPli vatandaşımız da, MHPli vatandaşımız da ve keza AKPli vatandaşımız da tüm yetkisini tek kişiye devretmiş olacak. Hesabı ondan soracak. Her şey bu kadar net olacak. Netlikten kazanan ise yine millet olacak.
 Başkanı düşürme mekanizması olmayacak. Halka karşı sorumlu olduğu için seçime kadar bekleyecek. Seçim dönemi 5 yıllık olacak. Başkan ikinci kez seçilebilecek.
Bir kere seçeceğiz. Bir kişi seçeceğiz. 5 yıl boyunca seçimdir, kampanyadır, bunlarla uğraşmayacağız. Başkan’ın görev süresi dolduğunda fazla tantana yapmadan onu bir kez daha seçersek 10 yıl kafamız rahat olacak diyebiliriz. Zaten 5 yıllık görev süresince Başkan kendisine rakip olabilecek herkesten üstün olduğunu göstereceği için 2. seçimi bir formalite olarak görebiliriz.
 Dengeyi korumak için denetleme yolu da olacak. En önemli yollardan birisi bütçe olacak. Bütçeyi başkan hazırlayacak, yeni yılın bütçesini sunacak. Meclis bunu onaylayacak, gerekirse eksiltme ya da ilave yapacak.
 Mevcut sistemde bütçenin hazırlanması büyük bir karmaşa içinde gerçekleşiyor. Komisyonlar kuruluyor, yerel idarelerden tutun da TSK’ya kadar herkesin söz söyleme hakkının olduğu bir sistem var. Dolayısıyla, milletin çıkarları ile örtüşecek bir bütçe bir türlü hazırlanamıyor. Hazırlansa bile meclis bütçe görüşmeleri envai çeşit maskaralıkla meşgul ediliyor, vekiller bütçe görüşmelerini fırsat bilip kürsüde aklına gelen her şeyi söyleyip hükümeti zayıflatmaya, küçük düşürmeye çalışıyor. Başkanlık sisteminde bu eziyetler son bulacak. Aylar süren bütçe faaliyetleri bir günde bitecek. Millet, çıkarlarıyla ve Türkiye’nin emperyal emelleri ile en uyumlu bütçeye kavuşacak.
Bakanlar atamayla gelecek. Meclis dışından olacak, milletvekili olmayacak.
Yani, milletvekillerinin üzerindeki ağır bakanlık yükü kalkacak. Vekiller görevlerine odaklanabilecek. Başkanlık sisteminde milletvekilleri halkın dertlerini dinleme, onlarla çay içip, namaz kılma konusunda daha aktif rol alabilecekler. Vekiller yoğun bakanlık görevleri nedeniyle ihmal ettikleri çocuklarına vakit ayırabilecek.
 Milletvekili sayısı 550 olacak. Meclis’in görev süresi 5 yıl olacak. Bir tane Meclis olacak. Herhangi bir baraj anayasada olmayacak.
 Zaten milletvekillerinin vatandaşla çay içmek vb. gibi şeyler dışında pek bir fonksiyonu olmayacağı için baraja falan gerek kalmayacak. İsteyen herkes kontenjan elverdiği ölçüde, oy da alabilirse milletvekili olacak. Bu milletvekilleri Başkan’ın dediklerini yapmak ve mecliste huzur ve güven ortamını sağlamakla da sorumlu olacaklar. Bunun dışında mutlu oldukları için ülke gündemi gereksiz polemiklerle meşgul etmeyecekler. Dönemlerinin bitmesini bekleyip emekli olacaklar.
 Milletvekilleri isterse teklif verebilecek. Eğer çok isteyen olursa, Başkan’ın işini kolaylaştıracak tekliflerde bulunabilecek. Başkan gerekli görürse teklifleri değerlendirebilecek. Milletvekillerine böylece çay sohbetlerinde elde ettikleri deneyimi Başkan’la paylaşma fırsatı verilmiş olacak. Yani, Başkanlık sistemi bir taraftan tek merkezden, tek elden yürütülürken, milletin dilek ve istekleri de sahaya inen vekillerce Başkan’a aktarılabilecek. Eski Yunan’dan bu yana hayal olan doğrudan demokrasi işte bu mekanizmayla hayata geçirilecek.


Yazarın Diğer Yazıları