YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
AYŞE DEĞERLİ'nin, "OSMANLI DÖNEMİNDE SEYDİŞEHİR KENTİNİN FİZİKÎ VE SOSYOEKONOMİK YAPISI” isimli Doktora Tezinde şu bilgiler mevcut Bükçe ile ilgili;
Seydişehir'e bağlı BÜKÇE, Ovacık, Karacaviran, Kozlu ve Saraycık köyleri Konya; Konya'ya bağlı Çalmanda, Nuzumla ve İvreği köyleri de tekrar Seydişehir kazalarına bağlanmıştır. Seydişehir halkının aslını oluşturan Seyit Harun ve Şeyh Ahmed Alaî soyundan gelenler seyit idiler. Bu çalışmada Bükçe ismi geçmektedir.
Seyyid Harun Veli, sağlığında halifelerini irşat için değişik bölgelere göndermiştir. Mahmut Seydi'yi Alanya'ya, Zekeriya Baba'yı Manavgat'a, Ali Baba, Gök Seydi, Kilimpuş ve Siyah Derviş'i Teke (Antalya) iline, Akça Baba'yı Germiyan (Kütahya) iline, Nasipli Baba'yı Aydın iline, Gök Demir Baba'yı Atâ'ya yollamış, Haydar Baba'ya ise;
"Suyun öte tarafında Bük'ten beri bir yerde yurt tut.” demiştir. "Bükçe” Bük'ten mülhemdir.
Bükçe, Konya ilinin Seydişehir ilçesine bağlı bir mahalledir. Önceleri köy iken, 2012 yılındaki yasa değişikliğinden sonra mahalle olmuştur.
Bük sözcüğünün ağızlarda bulunan anlamlarından biri "yamaç, sırt"tır. Çavuş bucağına bağlı bulunan Bükçe köyü, yamaç kenarına kurulmuştur. Dolayısıyla köyün adını yer şekillerine bağlı olarak aldığı öne sürülebilir. [1]
Bük kelimesi tarihte bilinen ilk kez bük "sık çalılık, koruluk" Divan-i Lugat-it Türk (1070) eserinde yer almıştır.
Bük;
Dönemeç
Bükçelim!
Elinde olanı sonu paylaşır,
Cömert ellidir o verir Bükçelim,
Yaşanmışlıkları anı paylaşır,
Varını yoğunu serer Bükçelim!
İkramsız kimseyi durdurmaz asla,
Konuksuz sofrayı kurdurmaz asla,
Gönüllerini hiç kırdırmaz asla,
Misafirlerini sarar Bükçelim!
Tarlada çalışır yorulmak bilmez,
Hakkın kullarına darılmak bilmez,
Alçak gönüllüdür kırılmak bilmez.
Gönül Kâbe'sine girer Bükçelim!
Yıldırmaz onu hiç fırtına bora…
Ensar ahlaklıdır bırakmaz dara,
Yaratılan için atılır nara,
Dostunu kendinde görür Bükçelim!
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?