İHANETİN GECESİNDEN DİRİLİŞİN ŞAFAĞINA TÜRK HALKININ YENİDEN VAROLUŞ DESTANI...
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
Allah Sonumuzu Hayreylesin
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
Ters Dolarizasyon Süreci Kalıcı Olur mu?
YARIŞ
Top Çevirirken; Şeytanın İnananlara Sağ Taraftan Attığı Goller
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
İnsanların en çok istedikleri şeylerden en önemlisi, kendilerini anlamanızdır. Ya da şöyle diyelim, empati kurmanızı ister insanlar, kendilerinin cephesinden bakılmasını isterler.
Bu durum hepimizin malumudur. Hepimiz bunu biliyoruzdur, biliyoruz da, uyguluyor muyuz?
Bu soruyu biraz da değişik taraftan soralım, empati kurmak isteyen insanların empati kurma konusunda yetenekleri var mı?
Aslında büyük bir kaos yaşıyoruz insanlık olarak. Ve bu büyük kaosun içerisinde, o kadar ayrışma, o kadar çekişmeler var ve buna rağmen hala bir arada yaşayabiliyoruz.
Arkasından demediğimiz laf bırakmadığımız insanların evine gidip hiçbir şey olmamış gibi çaylarını yudumlayabiliyoruz.
Lafı, sözü bir yana bırak, arkasından iş çevirip, işine gücüne engel olmaya çalıştığımız insanların da yüzüne çok sevimli numarası yapabiliyoruz.
Objektif bir bakış açısıyla bakarsak, ne yani, hiç kimseyle mi ahbaplık etmeyelim? Denilebilir.
Bunun da anlaşılmasını isteyebilir insanlar, istiyoruz da üstelik!
İnsan öyle karmaşık yaratılmış ki, nabza göre şerbet verenler, nabza göre şerbet verenleri suçlar, bir yerlere gelebilmek için sürekli birilerinin peşinde koşanlar, kendisi gibi olanları kabullenemez.
Devletten vergi kaçıranların dükkânından mendil çalınsa kıyameti koparırlar.
Memur mesaisine zamanında gitmez, devleti hortumlayanlara veryansın eder.
Öğretmen derse geç girer, hükümetin yaptığı hiçbir işi beğenmez.
Amir tüm işleri eline yüzüne bulaştırır emri altındakilerin yaptığı hiçbir şeyi beğenmez.
Böyle bir dünya işte!
Anlamak değil anlaşılmak istiyoruz.
“Benim ayakkabılarımla yürü” diyoruz, beni daha iyi anlayabilmen için! Bizim bir başkasının ayakkabısını giymek hiç aklımıza gelmiyor.
Gücü eline alan, zamanında bize zulmederken at oynatıyordunuz tepemizde, n’oldu şimdi? Diyor.
Gücünü kaybeden eskiden yediği haltları bir anda unutup, bize zulmediyorlar diye viyaklıyor.
Böyle devam edip gidiyor hayat. Sorsan, herkes birer Yunus Emre, herkes birer Mevlana.
Herkes her konuda derin bir bilge, filozof ya da.
Hiç kimsenin bir başkasını gerçek anlamda, pratikte adam yerine koyduğu yok.
Hiç kimsenin adam yerine koymadığı durumu kabullendiği de yok.
Çağdaş münafıklık öyle işlemiş ki genlerimize.
Beş temel farzı yerine getirip cennetin anahtarını da koymuşuz cebimize.
Söylenecek o kadar çok şey var ki esasında!
Sağcı ya da solcu, muhafazakâr ya da laik, ne olursak olalım;
“Kendimiz için istediğimizi karşımızdaki insanlar için de istemedikçe insan olmamız çok zor!”
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?