SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
Hey Gidi Günler Hey!
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
MİLLİ GÜVENLİK KONFERANSI: YENİ TÜRKİYE YÜZ YILI STRATEJİK DİNAMİKLERİNİN GÜNCELLENMESİ
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Tarihin kırılma noktasındayız.
16 Nisan gerçekten bir dönüm noktası.
Ayaklarımıza takılan prangalardan kurtulmamız için var gücümüzle çalışmak zorundayız.
Zamanında bizi öyle bir kandırmışlar ki…
Topraklarımızdan çekilip giden düşmanlar aramıza nifak tohumu atmaktan, elimizi kolumuzu bağlayacak yasalarla bizi birbirimize düşürmekten geri durmamışlar.
90 yıldır ne içimize kapanabilmiş ne dış dünyaya açılabilmişiz.
Birkaç tarım ürünü hariç her şeyde dışa bağımlı bir ülke olmuş, bir arpa boyu yol kat edememişiz.
Kendimize gelmeye başlayınca ensemizde terör belasının nefesini hissetmiş, bizi terörle, ekonomik krizle terbiye etmişler.
Her seçimden sonrası kaos olmuş, koalisyonlara, pazarlıklara mecbur kalmışız.
Müslümanlar çok oy alınca ‘her şey sandık değil'; laikler çok oy alınca ‘demokrasiye, seçime saygı duy' demişler…
Batı nasıl istediyse öyle dizayn edilmişiz.
En fazla oyu alan partiler gözlerimizin içine baka baka muhalefet sıralarına oturtulmuş ya da askeri darbelerle alaşağı edilmiş…
Şimdi durum tersine dönmeye başladı.
Surda açılan gediğe, Anadolu kıt'ası büyüklüğündeki dava taşını koyma vaktidir!
Vatanını seven, ayaklarımıza bağlanan prangalardan kurtulmamızı isteyen her kim varsa, şucu bucu olduğuna bakmadan, sandıkta elini vicdanına koyup, ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğini düşünmek zorundadır.
Eski sistemle yeni sistem arasında, nereden bakılırsa bakılsın öyle büyük farklar var ki…
En büyük fark da, bize dayatılan kaos, bilinmezlik, kutuplaşma, iktidar pazarlığı gibi lanet olası şeylerin yerle yeksan olacağıdır.
Hangi parti gelirse gelsin, kim seçilirse seçilsin herkesin, her kesimin saygı duyacağı bir hükümet yönetecek ülkeyi.
Ve hükümeti millet seçecek!
Bölük pörçük partiler, dağılan oylar, temsil edilemeyen kesimler falan tarihe karışacak…
Beğenmediğimiz başkanı 5 yıl sonra indirecek olma imkanımız var, daha ne?
Bu belirsizliğin devamını isteyen herkesten çocuklarımız hesap soracak, bunu tarihe not düşelim…
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu