Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Ramazan İkliminde Bir Hatırlayış: Tahir Büyükkörükçü’nün vefatının 15. Yılı -1-
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Dünyada kalmanın değil de ölmenin "kurtulmak” olduğunu Gazzeli bir Müslümandan öğrendik.
Oysa önceden de bilmemiz gerekiyordu bu acı gerçeği.
Çocukken bir cümle duymuştum.
"Bizim kültürümüzde ölene tebessüm edilir, doğana ağlanır.”
Nasıl yani? demiştim çocuk aklıma…
Normalde ölene ağlanmaz mı?
Hayır, demişti bir büyüğüm…
Ölenin ameli sağlamsa ona tebessüm edilir, dünyanın kahrından kurtulduğu için.
Doğanın da başına neler geleceğini bilemediğimiz için, böyle kötü bir dünyaya geldiği için ona da ağlanır.
Anlamıştım o zamanlar anlatılmak isteneni.
Gündelik gerçeklikle bağdaşmadığı için üzerinde durmamıştım ama hafızamda da yer etmişti.
Bombalar altında sağ kalan Gazzeli Müslüman hatırlattı bana yaşadığım o anıyı.
Bize, ölenin arkasından tebessüm edilir diyenlerin yaşadıkları ile Gazzeli, Lübnanlı Müslümanların yaşadıkları acıyı tabii ki kıyas yapmayacağım.
"Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş,
Fikir çilesinden büyük işkence.” diyen Üstad'a haksızlık da etmek istemiyorum.
Benim çocukluğumda yaşanılan sıkıntıları bilen bilir. Seksenli yıllar işte…
Devletin vatandaşına ettiği işkencenin ayyuka çıktığı zamanlar…
Şimdi biz bu acıların neresindeyiz ve ne yapıyoruz?
Güncel acılardan söz ediyorum.
Düşman bombayı nereye atarsa atsın, nereyi işgal ederse etsin, hedefini şaşırmamıştır. İbrenin yönü bizi gösteriyor.
Üçüncü dünya savaşına doğru hızla yol alınan bugünlerde dikkat edilirse kimse rahatından ödün vermiyor.
İç siyasi çekişmelerden tutun da kendi kişisel gündemimize kadar her şey, etrafımızda hiçbir şey yokmuş gibi davranış sergilediğimizi gösteriyor.
Felâket tellallığı yapmam yapandan da hazzetmem ama bu gidişat komplo teorilerinin berisinde bir olay.
Şimdilik mazlumların üzerine atılan bombaları televizyonlardan seyrediyoruz ama yakın bir zamanda Allah korusun, bombaların sesini duyacağız ve uzak olmayan bir zamanda bombayı kendi gözlerimizle göreceğiz gibi sanki.
Üzerimize atılan ölü toprağından silkinip bize doğru gelmek isteyen düşmana karşı topyekûn mücadele etmenin yollarını aramalıyız.
Malum, üzerimize yağan bomba ideolojik bir ayırım yapmayacak.
Şimdilik teknoloji bu şekilde toptan imha edebiliyor.
İleriki zamanlarda belki "kişiye göre bomba” seçeneği geliştirirler, bilemem.
İdeolojik kaygılardan kurtulup düşmana karşı birleşmenin zamanıdır.
Birleşir de savaşa karşı tek millet, tek yürek, tek yumruk olursak yaklaşan savaş değil zafer olur…
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili