TÜRKİYE, SİYONİST HEGEMON EMPERYALİZME BARİYER
Batı ile Doğu-Kuzey ile Güney arasında jeopolitik konumundan dolayı stratejik dinamiklerine dayalı güç çarpanı hayli etkili, Türk Devleti'nin Yeni Türkiye Yüzyılı Doktrinini, 2023'de Cumhuriyet'in 100.kuruluş yıl dönümünde, Stratejik Özerkliğini de vurgulayan bir belge mahiyetinde ilan etti.
Böylece, Türkiye'nin yakın çevre ve coğrafyası üzerinde Batı'nın 150 yıldır tesis ettiği kurumsal ve vesayete dayalı kontrol mekanizmaları bir yandan aşına aşına ve diğer yandan ise kurumsal olarak sorumlu hale gelen ekonomik, siyasi, kültürel ve güvenlik yapıları çatışan hegemon küresel çıkarlar nedeniyle güç denklemleri çözülmeye başladı.
Hasılı Batı dünyası, başta ABD olmak üzere tek kutuplu dünya düzeninin yarattığı sorunların altında alışılmış çaresizlik sarmalına sürüklenir hale düştü. Küresel düzenin egemenleri giderek kaotik ve çatışır gelişmelerin dalga boylarıyla çıkış yolları arayışına yöneldi. İngiltere Brexit başlıklı bir siyasi hamle ile AB'nde ayrıldı ve İngiliz Devletler Topluluğu birliğini yeniden canlandırmaya girişti. Batı'nın tek tek devletlerinin ve Batı'nın kurduğu Küresel bütün kurumlarına derinliğine nüfuz etmiş Siyonist küresel mali oligarşi yanına Protestan-Evanjelik Haçlı zihniyeti de yedeğine alarak kendine uygun yeni bir dünya düzenini kurmak için girdiği yolda dünyanın başına bela üstüne bela açıyor.
Bu belalardan birini de 2016 yılının 15-16 Temmuz ayında bize açmaya çalıştı. Kendisi tarafından kurulan Fetö ihanet örgütünün yanına Devlet içinde Vesayetçi Kemalist unsurları da bitiştirerek NATO ve Pentagon içindeki aparatlarının planlama ve gözetiminde iktidarı gasp etmek için kanlı bir ayaklanma başlattı. Fakat Siyonist Oligarşi güç sarhoşluğu ile Türk Devleti'nin bin yıllık akıl ve birikmiş kudretinin kotlarını sonunda uğradığı hezimetle anlayabildi. Yeni Milenyumun ilk çeyreğinde Siyonist-Evangelist yapı ilk yenilgisini 2016 yılında Türk Devleti'nin karşısında aldı. Almakla kalmadı Siyonist İsrail devletinin Türkiye içindeki bir çok alanda edindiği imtiyazlar 2016 kanlı kalkışmasında rolü olduğu için sırayla hepsi yok hükmünde sayıldı. Siyonistlerin bu yenilgisi Batı içindeki Anti-Siyonist çevrelerde ve İslam dünyasında ve Güney Kürenin mazlum halkları ve devletleri tarafından neredeyse coşkuyla kutsandı.
Türk Devleti 2016'dan itibaren Fetö ihanet örgütünün unsurlarını ve ona yakın yapıları yukardan aşağıya doğru tasfiye ederek ve ardından Fetö tarafından çeşitli alanlarda destek alan Siyonist küresel yapıyla iltisaklı PKK'nın şehirlerde ve dağlardaki yapılanması Pençe Askeri operasyonlarıyla tasfiye edildi. Soğuk Savaş boyunca NATO bünyesinde Türkiye'ye biçilen rol ve ekonomik siyasi ve askeri vesayet prangaları bir bir parçalanıp çöpe atıldı.
Şu son 10 yılda ekonomide, sağlıkta, enerjide, altyapıda, milli savunmada vs'de yapılan hamlelerle 125 yıl önceki Osmanlı coğrafyasında olan ve bugün birçoğu ayrı devlet olarak komşumuz olan ülkelerle inanılmaz düzeyde savunma ve güvenlik ve de ekonomik anlaşmalar yaptık. Bugün pek çok devlet bizim güvenlik ve savunma mimarimizin şemsiyesi altındadır.
Bir kaç yıl içinde oluşturduğumuz Antalya Diplomatik Forumu'na katılımın yüksekliği Batı'nın ve Doğu'nun benzer Forumları ile mukayese edildiğinde gurur duymamak elde değil. Özellikle Davos, Münih Bildenberg ve Aspen gibi Siyonist Küresel forumlar katılım bakımından son zamanlarda nal topluyor.
Bir ay sonra tartışmalı NATO Zirvesi'nin Başkent Ankara'da toplanmasının önemini ele almakta fayda var.
Batı'nın güvenlik ve savunma ortak askeri kuruluşu NATO ABD-AB-İngiltere arasında anlaşmazlıkların merkezinde yer almaya devam ediyor. Özellikle Ukrayna savaşı boyunca NATO'nun işlevsel fonksiyonu ABD ile AB-İngiltere arasında inişli çıkışlı tartışmaları tetikleyip duruyor.
ABD, NATO'nun kendisine yüklediği ağır mali faturadan ve ayrıca Avrupa'nın güvenliği için 2.Dünya Savaşı'ndan itibaren ABD'nin Almanya ve diğer ülkelere konuşlandırdığı askeri teçhizat ve personelin ağır mali yükünden dolayı da rahatsız. Ayrıca, son İran Savaşı'nda olduğu gibi güvenlik şemsiyesi altına aldığı özellikle AB ülkelerini de yanında görmek bir yana bu savaşa sert karşı çıkmaları, ABD'nin Nato'dan çekilmeden, Avrupa'daki askeri personelini ve silahlarını çekmeye kadar uzanan bir sorunlar yumağı giderek büyüyor. AB ve İngiltere telaş içinde. ABD çekildiği taktirde boşluğu Türkiye tarafından doldurulması konusunda yoğun bir tartışma sürüyor aralarında. Hatta ABD'den sonra Türkiye'nin de çekilmesi halinde Ukrayna Savaşı'nda Rusya'nın karşısında ne yapacakları endişesi de ayrıca bu korkuyu besliyor.
NATO Genel Sekreteri ABD, AB İngiltere ve Türkiye arasında mekik dokuyor adeta. NATO'nun Ankara Zirvesi'nde alacağı kararlar tüm dünyada endişe ile bekleniyor. ABD'nin müttefiklerinin önüne ağır bir fatura yükü koyacağı kaçınılmaz görünüyor. Önce özellikle Ukrayna Savaşı'nda ABD şartlarına uyulması istenecek gibi. Son açıklamasında Trump AB ortaklarına kendisinin Rusya ile oluşturması muhtemel taslağı desteklemeleri gerektiğini vurgulaması boş bir şart değil. Ayrıca ABD'de konunun uzmanları, NATO' nun ABD'nin yeni dünya düzeni doğrultusunda tartışmasız yanında olması talebi sık sık vurguluyorlar. Bunu da İran Savaşı'nda AB ve İngiltere' nin durumuna bağlıyorlar. Bu Zirve'de Türkiye'nin tutumu Batı ve Doğu medyalarında ve bu konunun uzmanları tarafından merak konusu. Türk Devleti bölgesel Merkezî Devlet statüsüne bağlı olarak küresele uzanan koridorlar ve hatlarda Stratejik Özerkliği hususunda hassasiyetini ve çekincelerini dillendiren açıklamada bulunacaktır.
Zaten Türkiye'nin İtalya İspanya ve İngiltere ile yüksek teknolojilere dayalı sofistike savunma teçhizatları üretme anlaşmalarını tek tek yapmış durumdadır. NATO'nun bu hususta Türkiye'ye kısıtlamalar koyma eğilimini törpüleme çıkışında da bulunacaktır. Hatta Türkiye kararların oybirliğine dayalı uygulamanın devamında da ısrarlı olacağı kesin gibi.
Türkiye her koşulda NATO'nun Afra-Avrasya ve Büyük Ortadoğu coğrafyasında ki güç çarpanı stratejik çıkarlarına set çekecek bir yapının oluşumuna da karşı duracaktır. Bu Zirve'de en merak edilen husus da ABD'nin tavrı ve de önerilerinin neler olacağı. Ayrıca Türkiye'nin bu Zirve'de Astana Zirvesi ortak kararlarına, Türkiye- Pakistan-Suuidi Arabistan- Mısır ortak stratejik ittifaklar girişimine karşı örtülü bir eleştiriye de sert çıkacaktır. Bir de bu zirve de Fransa'nın İsrail, Kıbrıs Rum yönetimi ve Yunanistan'ın yanında Türkiye karşıtı bir tutumu Zirve'ye taşıyıp taşımayacağı da merak konusu. NATO'nun Ankara Zirvesi ile birlikte Türkiye'nin küresel masalardaki ağırlığı konusunda çok önemli ve olumlu açıklamalar ve görüşler gündeme düşecektir.
Yazarın Diğer Yazıları