Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Dolar Uçurumdan Aşağı Yuvarlanmaya Başladı
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
KANALİZASYON PATLADI!
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Bir Müslüman olarak içime sindiremediğim hadiselerden biri de yılbaşının tatil olarak kabul edilmesi. Allah aşkına ne tatili, kimin tatili?
31 Aralık gecesinin Müslümanlar için bir anlam ifade etmediğini herkes bilir. Hatta Hıristiyanların bir bölümü de bu günü yılbaşı olarak kabul etmez. Çünkü Hıristiyan dünyası Hazreti İsa’nın doğum günün hangi gün olduğu konusunda fikir birliği içerisinde değil.
Meseleye dini açıdan bakıldığında yılbaşının bizimle bir ilgisi olmadığı aşikar. Farz edelim Hazreti İsa’nın doğumunu kutluyoruz. Biz Müslümanlar Hazreti İsa’nın doğumunu kutlayacaksak bu şeklide mi kutlamalıyız?
Biz Hazreti İsa gerçekten bugün doğduysa, bunu kutlayabiliriz. Çünkü biz Hazreti İsa’yı peygamber olarak kabul ediyoruz. Ancak kutlama şeklimiz böyle olamaz.
Bir de olaya Hıristiyan-Müslüman rekabeti olarak bakmak gerekir. Efendimiz bize, hareket ve davranışlarımızla “Hıristiyan ve Yahudilere” benzememiz gerektiğini öğütler. Peki o zaman neden onlara benzemeye çalışıyoruz. Benzemekle yetinsek, hadi neyse... Bir de onlarda haram olmayan, ancak bizde haram olan eylemler yapıyoruz. Hem onlar bizim Ramazan Bayramımızda, Kurban Bayramımızda tatil ilan ediyor mu canım?
Meseleye takvim yıl dönümü olarak bakıldığında da garip bir durumla karşılaşıyoruz. Biz takvim yıl dönümünü neden abuk sabuk bir şekilde kutluyoruz.
Yılbaşı denildiğinde akla, içki, hindi katliamı, açık-saçık televizyon programları gibi hoş olmayan eğlence programları gelir. Peki neden? Neden takvimimler bir yıldan diğerine geçtiğinde bu anlamsızlıkları yapıyoruz. Anlamak mümkün değil.
Bir başka grup da, gençler eğlence programlarına katılmasın diye aynı gün “Mekke’nin Fethini” kutlamakta. Gerçekte ise Mekke’nin Fetih günü 31 Aralık değil. Bir anlamsızlık da burada…
Tüm bunlar Türk toplumunun bir kimlik bunalımında olduğunu gösteriyor. Bir taraftan haftalardır vaazlarda, hutbelerde “Müslümanlara miladi yılbaşını kutlamanın doğru olmadığı” anlatılıyor, diğer taraftar birileri fetih günü olmadığı halde o güne özel bir fetih günü programı ekliyor, bir diğerleri ise başka şeyler yapıyor…
Hepsi bir yana, kazanan yine “tüketim ekonomisi” oluyor. Tıpkı anlamsız bulduğum “falanlar günü, filanlar günü..” gibi, yılbaşında da kazanan yine tüketim oluyor.
Tüketim ekonomisinin kurnaz tilkileri, “özel indirim” , “yılbaşı fırsatı”, “özel yılbaşı hediyeleri” v.b adlar altında ürünlerini satmaya ve para kazanmaya devam ediyor. Onlar için “yaşasın yılbaşı!”.
Bu hükümetin tatillere sıcak bakmadığını biliyorum. Ancak nasıl olduysa, bu sefer yılbaşı tatilini uzattılar. Sevdiğim insanlara bugün kızgınım. İyi yapmadılar. Bundan sonra böyle bir beklenti oluşacak. Yazık. Üzüldüm. Tüm Müslümanların da üzüldüğünü sanıyorum.
Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Konya’daki müessif hadisede Doktor mu Haklı, Müezzin mi?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
Tarihi Okuyamayanlar, Tarihin Altında Kalır
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
Emlak vergisi meselesi: Beş kat mı, üç kat mı, algı mı gerçek mi?
Konya’yı uçuran başarının sırrı
Ah sarı öküz, vah sarı öküz! Güler misin ağlar mısın?
Özgürlük Dışarıdan Gelmez Düşündünüz mü? “İran karışırsa ne olur?”
Emeklinin umudu Erdoğan