OSMANLI’DA SANAT, KÜLTÜR VE TİCARET

Düğmeciler: Bunlar dükkânlarını Trabzon işi ipek düğmelerle bezeyip kendileri de iş işleyerek ilerlerlerken arkalarından da nakipleri, çavuşları, şeyhleri ve duacıları ile sekizer kat menterhane çalarak gelip geçerler."

    "Çadırcılar, kolancılar: Bunlar tahtırevanlarına nakışlı ve hayranlık uyandırıcı çadırlar kurmuş olarak içlerinde çadıra dilberleri iş işleyerek bir birine şakalar ederek ilerlerler. Kolancılar da çadırcıbaşının yamakları olup şeyhleri, nakipleri, çavuşları, kethüdaları, ağaları atbaşı beraber giderler. "

    "Kürkçüler: Dükkânlarını nice yüz bin kuruşluk samur, vaşak, sansar, zerdava, samur paçası, samur kafası, kakum, ördek boğazı, kuğu boğazı, saka kuşu boğazı, tilki boğazı ve sairle donatırlar. Mahmudpaşa Çarşısından Rum kürkçüler ise başka bir alay-ı azim ile nice yüz kürkleri ters giyinip başlarında ayı postlarından acaip külahlar ve bir çoğu da baştan aşağı kaplan, aslan kurt postları sarınmışlar, başlarında samur kalpak taclar ile, bir kısım kürkçüler de hayvan derilerine bürünüp yaban adamları, yamyamlar gibi ki, Allah saklasın görenlerin akılları başlarından gider. Herbirini beşer altışar zincir ile bağlayıp herbirinden de beşer altışar adam yapışır, bu yaban adamları, seyredenlerin üzerlerine saldırırlardı. O zaman herkes hay huyla birbirine karışırdı.

    "Mutafçılar: Bunlar da seyyar dükkânlarını at çulları, torbalar, kolanlar vb ile donatmış olarak geçerler."

    "Saraçlar, kaltakçılar, yularcılar, palancılar, kamçıcılar: Gümüş işlemeli rahtlar, cilalı mataralar, kadife eyerler ve daha nice kıymetli saraciye ile kaltakçılar da yaptıkları özenli kaltaklarla dükkânlarını donatıp geçerler. Yularcılar, palancılar ve kamçıcılar saraçlar alayında yer alırlar ve kendi hünerlerini gösterirler."

    "Kirişçiler, Gedeleççiler: Bunlar da yay kirişleri, ok kılıfları, sadaklar yaparak olanca hünerlerini göstererek ilerlerler."

    "Sofracılar: Telâtin sımatlar, sofralar ve mum sofraları yaparak geçerler."

    "Sepet sandıkçılar: Dükkânları türlü türlü, büyüklü küçüklü sepet sandıklarla dolu olarak geçerler."

    "Papuççular: Bu çok kalabalık esnaf topluluğu da seyyar dükkânlarını her çeşit pabuçlarla donatarak alayda yer alırlar."

    Paşmakçılar, paşmakçıbaşı ile birlikte haffaflar alayına yamak olarak katılırlar."

    "Çerçiler: Bunlar seyyar attarlar olup dükkânları yoktur. Ellerindeki kutu, sepet, vesairenin içine her çeşit ilaç, merhem vb. doldurup çevresine de çocuk oyuncakları dizerek -Çerçi ha! diye alay arasında gezerler."

    "Çiniciler: Çini, kâse, göze gibi değerli metaları sergileyerek geçerler. "

    "Afyoncular: Bunların dükkânlarını dikkatle izlemek gerekir. Çünkü kimisi, idam edilenler gibi dili bir karış dışarıda, kimi kaşınarak kimi hay huyederekkimi de afyonun etkisinden uykuya dalmış olarak geçerler."

    "Berberler, sünnetçiler: Bu taife de türlü camlarla sarı pirinçten leğen ve ibriklerle ve nice bin Alaman usturaları ile tahtırevanlar üstündeki dükkânçelerini bezeyip bellerinde tertemiz ibrişim ve zerduz şed peştemal ile nice güneş gibi berber civanları şakalar ederek sünnetçi berberler de sishanelerde geçerler."

    "Sarıkçılar: Bu zümre de sishaneler üzerinde selimî, kallavî, mücevveze, perişanî vb. sarıklar sararak ve bunları süsleyerek geçerler. Bundan sonra berberbaşı cümle dilber oğlanları ve sekiz kat mehterhane ile geçer.


Yazarın Diğer Yazıları