FENERBAHÇE’YE DE BEŞ MAÇ CEZA VERECEK MİSİNİZ?

MEDAY KURULTAYI'NA DOĞRU

Dün gün boyu Ankara'daydık. Önce Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ardından Ak Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, sonra da Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal'ı ziyaret ettik.

Anadolu Yayıncılar Derneği olarak geçen yıl Konya'da birincisini düzenlediğimiz Medya Kurultay'ının ikincisini bu sefer Ankara'da gerçekleştireceğiz. Hükümetin ve partinin medya sorumluları en üst düzeyde bu Kurultay'a destek veriyorlar. 42'isi yabancı ülkelerden olmak üzere 400 medya mensubunun katılacağı Medya Kurultayı'nın birincisi sıkıntılı olmuştu. 13 Temmuz 2016, Çarşamba akşamı Konya'da buluşan medya mensupları dört gün sürecek Kurultay'ın üçüncü gününde 15 Temmuz hain darbe girişimine şahit oldular. Darbeye Konya'da yakalanan ulusal ve yerel medya mensupları hemen memleketlerine doğru yola çıkarken, yabancı gazeteciler uçuşların durdurulması nedeni ile birkaç gün daha misafirimiz olmak zorunda kaldılar.

Bu zorunlu misafirlik aslında iyi de oldu. Çünkü Konya'ya gelen 60'ın üzerindeki medya mensubu, halkımızın kahramanlıklarını yerinde görüp, kendi medyalarına anında iletme şansına kavuştular. İlk saatlerdeki korku, ilerleyen süreçlerde memnuniyete dönüştü. Bu sayede hem uluslar arası bir Kurultay'a katılma, hem de Türk milletinin dünya tarihine altın harflerle yazılan destanını yerinde takip etme şansı buldular.

MEDYA ELEŞTİRİRSE, MEDYA ELEŞTİRİLİRSE…

Medya demokrasilerde dördüncü kuvvet olarak sınıflandırılır. Yasama-yürütme-yargı erklerinin hemen ardından medyanın dördüncü sıraya konulması doğru bir sınıflandırma şeklidir. Meselenin teorisiyle uğraşanlar yıllardır bu sıralamayı değiştirmiyorlar.

Peki medya ne yapar? Medya devlet gücü karşısında milletin sözcülüğünü yapar. Millet adına devleti gözetir. Bir taraftan milletin sorunlarını gündeme getirip, devleti haberdar ederken, diğer taraftan da olası haksız devlet uygulamalarına karşı millete kalkan görevi görür.

Medya eleştirir, medya eleştirilir. Medya kendini eleştirenlere karşı müsamaha gösterirken, eleştirince de müsamaha görmek ister. Eleştirinin dozu demokratik teamüllere uygun olduğu müddetçe bunda bir sıkıntı yoktur.

Üzüntümüz, en doğal hakkı olan eleştiri hakkını kullanmakta olan medyaya karşı yine medya tarafından blokaj uygulanmasıdır. Bu medyayı içler acısı bir hale sokar. O zaman medya medya olmaktan çıkar. Böyle bir uygulama medya ahlakına uymaz. Bazıları buna etik de diyebilir. Medya'nın medyaya bu yönlü bir blokajı kabul edilemez. Bunu yapanlar suni sığınakları yok olduğunda sığınacak bir sığınak bulamazlar.

FENERBAHÇE'YE DE 5 MAÇ CEZA GELECEK Mİ?

Süper kupa finalinde yaşananlardan sonra Konyaspor'a verilen cezanın oluşturduğu tepkiler devam ederken benzer bir hadise Fenerbahçe-Başakşehir maçında yaşandı. Şimdi gözler Federasyon'da... Bakalım Fenerbahçe'ye ne kadar ceza gelecek.

En baştan söylemiştik, biz birkaç kendini bilmez seyircinin yapmış olduğu taşkınlıkları tasvip etmiyoruz. Bir müeyyidesi mutlaka olmalı. Yoksa maçlarda asayişi sağlamak mümkün olmaz. Ancak, verilen ceza çok ağırdı.

Fenerbahçe maçında daha kötüsü oldu. Atılan nesne kaleci Volkan'ın tam da yüzüne geldi. Gözüne gelse Allah esirgesin daha kötü şeyler olabilirdi. Merakla bekliyoruz, Fenerbahçe'ye ne kadar ceza verilecek?

Burada ulusal medyanın çifte standardını da gündeme getirmemiz gerekiyor. Konya maçında kıyameti koparan yazar- çizerler söz konusu takım Fenerbahçe olunca sus-pus oldular. Federasyonun adaletine güvenmek istiyoruz.


Yazarın Diğer Yazıları