ARKADAŞINI SÖYLE?

Arkadaşlık en güzel duygularımızdan biridir, yabana atmamak gerekir. Hele “arkadaş” kavramını küçümsememek ve arkadaşlık ilişkilerinden uzak durmamak lazımdır. Ancak bu duyguyu yaşarken elbette ki arkadaşın karakteri mutlaka seçilmeli, iyi kişilerle arkadaşlık edilmelidir.

Öyle anlar yaşarız ki, bazen bunaldığımızı ve hatta hayattan ümidi kestiğimiz anlar gelebilir veya ödeyemediğimiz bir borcumuza karşılık yardım talep edeceğimiz durumlar olabilir. Böyle hadiselerde en yakınımızda bulunan arkadaşlarımızdan yardım isteriz.

İyi arkadaş bir değil, binlerce can kurtarabilir ve çok iyiliğini görürüz. Arkadaş seçiminde en çok dikkat edilmesi gereken husus, o kişinin ahlaki yapısıdır. Ahlaksız bir arkadaş nasıl anlaşılabilir diye düşünmeye gerek yoktur. Çünkü o kişinin toplum kurallarına, aile yapısına, dinine ve milli duygularına karşı bakış açısı çok önemlidir.

Birbirinin ufak tefek kusurlarını affedemeyen iki kişi, uzun zaman arkadaşlık edemez. Çünkü gerçek arkadaşlık sağlık gibidir; değeri, ancak o yok olduktan sonra anlaşılır. Ancak Miguel de Cervantes’in dediği söze de dikkat etmek gerekir. Der ki: “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim”.

Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve: - Teğmenim. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?

Delirdin mi? der gibi baktı teğmen...

- Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!

Asker ısrar etti ve teğmen "Peki " dedi. "Git o zaman..."

İnanılması güç bir mucize! Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti. Sonra onu sipere taşınan arkadaşına döndü:

- Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bu zaten ölmüş.
- Değdi teğmenim. Dedi asker.
- Nasıl değdi? Dedi teğmen. Bu adam ölmüş görmüyor musun?
- Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için...

Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı: - Jim! Geleceğini biliyordum! Demişti arkadaşı... “Geleceğini biliyordum... ”

Selam ve dua ile…
 


Yazarın Diğer Yazıları