DOLAR
43,36
EURO
50,73
STERLİN
58,34
GRAM
6.645,66
ÇEYREK
10.937,33
YARIM ALTIN
21.755,14
CUMHURİYET ALTINI
43.373,23
Nurettin BAY
Nurettin BAY
nureddinbay@gmail.com
20 Ocak 2026 Salı günü yayınlandı

Emlak vergisi meselesi: Beş kat mı, üç kat mı, algı mı gerçek mi?

Başkan Pekyatırmacı'ya sordular…

Son haftalarda Konya'da ve hatta ülkenin tamamında  konuşulan bir konu var:
Emlak vergilerindeki artış miktarı. 

Başta sanal medya, WhatsApp grupları olmak üzere her ortamda  aynı cümle dönüp duruyor:
"Vergi beş kat arttı!”

Peki gerçekten öyle mi?

Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı'nın 2025 yılı hizmetlerini değerlendirdiği basın toplantısı, bu soruya net bir cevap verdi. Açık söyleyeyim; mesele zamdan çok hesaplama yönteminin doğru anlaşılmaması meselesi.

Başkan Pekyatırmacı önce Selçuklu'yu anlattı:  

Selçuklu bugün 700 bini aşan nüfusuyla, Türkiye'de pek çok ilden daha büyük bir ilçe. Resmi verilere göre sosyoekonomik gelişmişlikte Türkiye'nin 21'inci sırasında. Yani; altyapısı, sosyal donatıları, yaşam kalitesiyle  bir ilçeden fazla…Bu tablo gökten inmedi, bedelsiz de oluşmadı. Doğru teşhis, doğru tedavi, işbilir kadrolar ve özverili çalışmalar…

Ardından, kendi dönemi eserlerinden bahsetti:
Yeni devasa parklar, modern okullar, konforlu aile sağlık merkezleri, kapalı pazar yerleri, günümüz ihtiyaçlarına cevap veren altyapı-üstyapı yatırımları, sıcak asfaltlı köy yolları, sosyal donatılar…

El hak, söylediklerinin hepsi doğru. Bir Selçuklu sakini olarak tamamına şahidim. 

Gelelim tartışmanın merkezine.

Emlak vergileri keyfe göre belirlenmiyor. Belediyenin "canı istedi, arttırdı” diye bir durum yok. Mevzuat net. Türkiye'de rayiç bedeller dört yılda bir yenileniyor. 2025 yılı da o yıllardan biri.

Bu yıl alınan karar şu:
Rayiç bedeller iki katına kadar artırılabilir. 

İşte kopuş tam burada yaşanıyor.

Çünkü "iki kat artış” ifadesi, toplumda doğal olarak "ikiyle çarpma” şeklinde algılanıyor. Oysa mevzuat dili başka konuşuyor. İki kat artış demek, mevcut bedelin üzerine iki kat eklenmesi demek. Yani bin lira olan bir bedel, iki bin değil üç bin lira oluyor.

Matematik bazen böyle soğuk şakalar yapabiliyor. 

Buna bir de bazı konutlarda yapılan sınıf güncellemeleri eklenince, iş iyice büyüyor. İkinci sınıftan birinci sınıfa çıkan ya da bir üst kategoriye alınan binalarda vergi artışı üç katı aşıyor. Dört, hatta dört buçuk katı bulan örnekler var.

Ama…

Bu durum genel değil. Başkan Pekyatırmacı'nın ifadesiyle, bu tablo Selçuklu'daki konutların yaklaşık yüzde 10'u için geçerli. Yani herkes için 3 kattan fazla artış söz konusu değil. Muhalefet bilinçli şekilde meseleyi köpürtüyor. 

Bir başka kritik nokta daha var:
Şehit aileleri, dul ve yetimler ile belli gruplar zaten emlak vergisi ödemiyor. Yaklaşık yüzde 15'lik bir kesim bu yükün tamamen dışında.

Peki hata yok mu? Pekyatırmacı o konuya da açıklık getirdi.

Minimal  da olsa bazen yanlış hesaplamalar olabiliyormuş. İtiraz yolu açık. Şimdiye kadar yapılan 600 itirazdan 3'ünde haklılık payı görülmüş. Bir başka husus da açığa çıktı Pekyatırmacı'nın ifadelerinden: Sadece Ocak ayında değil vatandaşlar istediği zaman itirazda bulunabilirmiş. 

İşin özeti şu:

Ortada fahiş bir keyfiyet yok.
Ama ortada ciddi bir iletişim ve algı problemi var.

Rakamlar doğru anlatılmadığında, vatandaşın cebine yansıyan her artış doğal olarak öfkeye dönüşüyor. Bu da anlaşılır bir tepki. Ama büyütmemek gerekir.

Yazarın Diğer Yazıları