Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
ÖNCE BİZ ŞIMARDIK
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Sömürge anlayışıyla büyüyen ekonomiler tek tek çökecek
Konya’nın Gizli Mimarları
ÇOCUKLARIMIZI NEYE KURBAN EDİYORUZ
Okullarda suçu başkasına atmak
YOL AÇAN ŞEHİT
YERLİ UZAY TEKNOLOJİLERİNİ SIRTLAYAN GENÇLERİMİZ; GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Heycanlandıran Bir Gonçalves İzledik
Antalya Güneşi, Konya Rüzgârı
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
SİGARA VE KAHVE
Sarı Lacivert Kemer
Finansal Nükleer Bomba: Hürmüz’de “Dolar Geçmez“ Dönemi
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Tahir Büyükkörükçü'nün hayatında siyasetin özel bir yeri var. 1977 yılında Milli Selamet Partisi'nden Konya milletvekili olarak parlamentoya giriyor. Fakat bu, onun hayatındaki tek kırılma noktası değil; asıl kırılma, siyaseti nasıl konumlandırdığıdır.
Kendisi bu süreci anlatırken şunu söylüyor (mealen): "Ben siyasete talip değil, matlup oldum. Memleket meseleleri öyle bir noktaya geldi ki, sadece kürsüden konuşmak yetmez hale geldi. Beni, siyasi sahada da hizmete zorladılar.” Bu cümlede, hem tevazu var, hem de mesuliyet duygusu.
Siyaseti, asla dünyevi makam ve imtiyaz için görmüyor; bir fırsat, bir imkân, bir tebliğ zemini olarak kullanmak istiyor. Nitekim milletvekiliyken de bir bürokrat gibi değil, bir vaiz gibi dolaşıyor. Anadolu şehirlerinde, kasabalarında, salon salon geziyor; konferanslar veriyor, insanlara yeniden hakikati hatırlatıyor.
12 Eylül darbesi sonrasında yaşadığı mahkûmiyet ve yasaklara rağmen, ne dilini değiştiriyor, ne de davasını… Hapis günleri, onun için bir tür inziva ve murakabe dönemi oluyor. Sonrasında Haremeyn'e gidip orada yıllarca hizmet ediyor, vaaz veriyor, hacılara rehberlik yapıyor. Yani hangi zemine bırakılırsa bırakılsın, o yine aynı işi yapıyor: insanlara Allah'ı hatırlatmak.
Bu tavır, günümüz için önemli bir ölçüdür: Makamlar değişse de, kimlik değişmemeli. Bir gün cami kürsüsünde, bir gün meclis kürsüsünde, bir gün üniversitede, bir gün kültür ocağında… Mekân ne olursa olsun, sözün istikameti aynı kalmalı.
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
Bir Tuğranın Hikâyesi: Taş, Su ve Hafıza
Yazma Eserlerin İzinde – Akif Atakan (Mestanlı /Bulgaristan)
Yazarlık Mektebi
Yazma Eserlerin İzinde; Belviranlı Koleksiyonu’nun Sessiz Hikâyesi
Taşın Hatırlattığı Ahlâk: Köy Odalarından Misafir Taşına
Alaeddin’den Mevlânâ’ya Ramazan Yürüyüşü
Ramazan’ın Gölgesinde Soru ve Birkaç Teklif -8-
Medeniyet Tasavvuru, İcazet Zinciri ve Erenköy Mahallesi-7-
Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-