İran Çetin Ceviz Çıktı
Özbekistan’da Gelişen Nevâyî Vilayeti ve Nevâyî Üniversitesi
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
KİRLİ OYUNA DİKKAT!
Siyasetle İmtihan: Milletvekilinden Çok, Vaiz-6-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Tahir Büyükkörükçü'nün hayatında siyasetin özel bir yeri var. 1977 yılında Milli Selamet Partisi'nden Konya milletvekili olarak parlamentoya giriyor. Fakat bu, onun hayatındaki tek kırılma noktası değil; asıl kırılma, siyaseti nasıl konumlandırdığıdır.
Kendisi bu süreci anlatırken şunu söylüyor (mealen): "Ben siyasete talip değil, matlup oldum. Memleket meseleleri öyle bir noktaya geldi ki, sadece kürsüden konuşmak yetmez hale geldi. Beni, siyasi sahada da hizmete zorladılar.” Bu cümlede, hem tevazu var, hem de mesuliyet duygusu.
Siyaseti, asla dünyevi makam ve imtiyaz için görmüyor; bir fırsat, bir imkân, bir tebliğ zemini olarak kullanmak istiyor. Nitekim milletvekiliyken de bir bürokrat gibi değil, bir vaiz gibi dolaşıyor. Anadolu şehirlerinde, kasabalarında, salon salon geziyor; konferanslar veriyor, insanlara yeniden hakikati hatırlatıyor.
12 Eylül darbesi sonrasında yaşadığı mahkûmiyet ve yasaklara rağmen, ne dilini değiştiriyor, ne de davasını… Hapis günleri, onun için bir tür inziva ve murakabe dönemi oluyor. Sonrasında Haremeyn'e gidip orada yıllarca hizmet ediyor, vaaz veriyor, hacılara rehberlik yapıyor. Yani hangi zemine bırakılırsa bırakılsın, o yine aynı işi yapıyor: insanlara Allah'ı hatırlatmak.
Bu tavır, günümüz için önemli bir ölçüdür: Makamlar değişse de, kimlik değişmemeli. Bir gün cami kürsüsünde, bir gün meclis kürsüsünde, bir gün üniversitede, bir gün kültür ocağında… Mekân ne olursa olsun, sözün istikameti aynı kalmalı.
Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
Tahir Hoca’nın Kırmızı Çizgileri
Hoca Bir Kültür Fenomeni -3-
Konya’dan Haremeyn’e Uzanan Bir Ömür (2)
Ramazan İkliminde Bir Hatırlayış: Tahir Büyükkörükçü’nün vefatının 15. Yılı -1-
Dağın Ortasında Bir Mahalle: Erenköy (Sultanü’l Vâizîn Tahir Hoca’ya vefatının 15. Yılı Notu)
Ramazan Günlerinde Kitap, Şehir ve Hatıralar