15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
KIRMIZIYDI AŞKIN RENGİ
Ters Dolarizasyon Süreci Kalıcı Olur mu?
YARIŞ
KÜRESEL YENİ GÜVENLİK SİSTEMİNİN KUTUP BAŞLARINDAN BİRİ DE TÜRKİYE
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
Top Çevirirken; Şeytanın İnananlara Sağ Taraftan Attığı Goller
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Artık "dur” demenin zamanı gelmedi mi?
Bu gençlik ne yapıyor, gerçekten farkında mıyız?
Bir yanda ahlaklı, üretken, becerikli gençler…
Diğer yanda başıboşluğun özgürlük sanıldığı, saygısızlığın "hak aramak” zannedildiği bir başka tablo…
Peki sorun kimde?
Bu çocuklar mı kötü, yoksa biz mi onları yanlış yetiştiriyoruz?
Rabbim insanı tertemiz yaratıyor. Duru bir su gibi…
Fakat o suyu bulandıran da, balçığa çeviren de bizler oluyoruz.
Üstelik yaptığımız hatalara alkış tutarak.
Yanlışa "aferin” dedikçe, çocuk kendini cesur sanıyor.
Sınırı olmayan özgürlüğü hak zannediyor.
Uyarıyı baskı, disiplini düşmanlık olarak görüyor.
Bugün öğretmenine kafa tutan, arkadaşını zorbalayan, eline kesici alet alacak kadar öfkesini kontrol edemeyen gençler görüyorsak;
Bu tabloyu sadece çocuklara yükleyebilir miyiz?
Her fırsatta "psikolojileri bozulur” diyerek sorumluluktan kaçan bizler değil miyiz?
Evet, zaman değişti.
Ama değerler değişmek zorunda mı?
Eskiden de zorluk vardı.
Okula yürüyerek gidilirdi. Çantayı anne baba değil, çocuk taşırdı.
Kar, çamur, yokuş… Hepsi hayatın parçasıydı.
Ama o zorlukların içinde sabır vardı, saygı vardı, emek vardı.
Öğretmenini okul dışında gören öğrenci, ceketini iliklerdi.
Bugün ise okul bahçesinden çıkar çıkmaz sigarasını yakıp nöbetçi öğretmenin gözünün içine alayla bakabiliyor.
Bu değişim sadece teknolojinin eseri mi?
Yoksa otoritenin, saygının ve sorumluluğun sistemli biçimde aşınmasının sonucu mu?
Şiddetin hiçbir türü kabul edilemez.
Ne fiziksel, ne sözlü, ne dijital…
Bir çocuğun başka bir çocuğu dövüp bunu video çekerek "marifet” gibi paylaşması, yalnızca bireysel bir problem değildir.
Bu, toplumsal bir alarmdır.
Öğretmenin, polisin itibarı yerle bir edilirse;
Gençler karşısındaki otoriteyi değil, sadece gücü görmeye başlar.
Oysa otorite korku değil; düzen ve güven demektir.
Elbette çözüm sadece ceza değildir.
Ama cezasızlık da çözüm değildir.
Disiplin suçları ciddiye alınmalı.
Aile, okul ve toplum aynı dili konuşmalı.
Ve en önemlisi, çocuklarımıza doğru iletişimi öğretmeliyiz.
Etki–tepki sarmalına kapılmadan konuşabilmeyi…
Öfkeyi yönetmeyi…
Sınırın sevgisizlik değil, güvenlik olduğunu anlatabilmeyi…
Saygıyı öğrenmezsek, sevgiyi zaten koruyamayız.
Ve eğer insan insana iyi gelmezse;
Yarın daha kaç öğretmeni, kaç öğrenciyi, kaç polisi, kaç genci kaybedeceğimizi kim bilebilir?
Sorun gençlik değil.
Sorun, gençliğe bıraktığımız miras.
Dur demek için daha neyi bekliyoruz...
****
KALK FATMA NUR OĞLUN AĞLIYOR
Okurken insanın bedeni titriyor
Her bir uzuv ayrı ağlıyor.
Kimi yürek yakıyor
Kimi içi söküp alıyor.
Yüreklerdeki ateş kül oluyor
Rüzgâra karıştıkça kora dönüyor.
Bulut yanıyor
Güneş ağlıyor.
Ay yıldızsız kalmış
Yetim, öksüz bakıyor
Kalk Fatma Nur…
İstanbul yanıyor.
Alevler Konya'yı sarıyor.
Kalk Fatma Nur…
Oğlun ağlıyor.
Gurbet MİRAN
KIRMIZIYDI AŞKIN RENGİ
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
ACI DEĞİL Mİ???
“İYİ Kİ VARSINIZ“
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
SORMAZLAR MI???
KONYA’DA MUSA EROĞLU RÜZGÂRI ESTİ
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
KOCA ÇINARIN 77 YILI
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ