KURBAN VE SADAKAT
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi
Kadınhanı’nın Manevi Mimarlarından: Karabağlı Mehmet Emin Hoca
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
ÖZBEKİSTAN: YAŞAYAN EDEBİYAT, YAŞAYAN MİLLET
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Artık "dur” demenin zamanı gelmedi mi?
Bu gençlik ne yapıyor, gerçekten farkında mıyız?
Bir yanda ahlaklı, üretken, becerikli gençler…
Diğer yanda başıboşluğun özgürlük sanıldığı, saygısızlığın "hak aramak” zannedildiği bir başka tablo…
Peki sorun kimde?
Bu çocuklar mı kötü, yoksa biz mi onları yanlış yetiştiriyoruz?
Rabbim insanı tertemiz yaratıyor. Duru bir su gibi…
Fakat o suyu bulandıran da, balçığa çeviren de bizler oluyoruz.
Üstelik yaptığımız hatalara alkış tutarak.
Yanlışa "aferin” dedikçe, çocuk kendini cesur sanıyor.
Sınırı olmayan özgürlüğü hak zannediyor.
Uyarıyı baskı, disiplini düşmanlık olarak görüyor.
Bugün öğretmenine kafa tutan, arkadaşını zorbalayan, eline kesici alet alacak kadar öfkesini kontrol edemeyen gençler görüyorsak;
Bu tabloyu sadece çocuklara yükleyebilir miyiz?
Her fırsatta "psikolojileri bozulur” diyerek sorumluluktan kaçan bizler değil miyiz?
Evet, zaman değişti.
Ama değerler değişmek zorunda mı?
Eskiden de zorluk vardı.
Okula yürüyerek gidilirdi. Çantayı anne baba değil, çocuk taşırdı.
Kar, çamur, yokuş… Hepsi hayatın parçasıydı.
Ama o zorlukların içinde sabır vardı, saygı vardı, emek vardı.
Öğretmenini okul dışında gören öğrenci, ceketini iliklerdi.
Bugün ise okul bahçesinden çıkar çıkmaz sigarasını yakıp nöbetçi öğretmenin gözünün içine alayla bakabiliyor.
Bu değişim sadece teknolojinin eseri mi?
Yoksa otoritenin, saygının ve sorumluluğun sistemli biçimde aşınmasının sonucu mu?
Şiddetin hiçbir türü kabul edilemez.
Ne fiziksel, ne sözlü, ne dijital…
Bir çocuğun başka bir çocuğu dövüp bunu video çekerek "marifet” gibi paylaşması, yalnızca bireysel bir problem değildir.
Bu, toplumsal bir alarmdır.
Öğretmenin, polisin itibarı yerle bir edilirse;
Gençler karşısındaki otoriteyi değil, sadece gücü görmeye başlar.
Oysa otorite korku değil; düzen ve güven demektir.
Elbette çözüm sadece ceza değildir.
Ama cezasızlık da çözüm değildir.
Disiplin suçları ciddiye alınmalı.
Aile, okul ve toplum aynı dili konuşmalı.
Ve en önemlisi, çocuklarımıza doğru iletişimi öğretmeliyiz.
Etki–tepki sarmalına kapılmadan konuşabilmeyi…
Öfkeyi yönetmeyi…
Sınırın sevgisizlik değil, güvenlik olduğunu anlatabilmeyi…
Saygıyı öğrenmezsek, sevgiyi zaten koruyamayız.
Ve eğer insan insana iyi gelmezse;
Yarın daha kaç öğretmeni, kaç öğrenciyi, kaç polisi, kaç genci kaybedeceğimizi kim bilebilir?
Sorun gençlik değil.
Sorun, gençliğe bıraktığımız miras.
Dur demek için daha neyi bekliyoruz...
****
KALK FATMA NUR OĞLUN AĞLIYOR
Okurken insanın bedeni titriyor
Her bir uzuv ayrı ağlıyor.
Kimi yürek yakıyor
Kimi içi söküp alıyor.
Yüreklerdeki ateş kül oluyor
Rüzgâra karıştıkça kora dönüyor.
Bulut yanıyor
Güneş ağlıyor.
Ay yıldızsız kalmış
Yetim, öksüz bakıyor
Kalk Fatma Nur…
İstanbul yanıyor.
Alevler Konya'yı sarıyor.
Kalk Fatma Nur…
Oğlun ağlıyor.
Gurbet MİRAN
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
BİR GÜNE SIĞAR MI?
KADIN, ERKEK VE KAYBOLAN DENGE
HAH BU EKSİKTİ
ÖNCE BİZ ŞIMARDIK
O TERLİKLER RAFTAN İNMELİ
KİŞİSEL BAKIMIN YERİ VE ADABI
HEY GİDİ YALAN DÜNYA... NEYDİN NE OLDUN?
NEFRET BÜYÜRKEN İNSANLIK KÜÇÜLÜYOR
TOPLUMUN VİCDAN SINAVI