Tıp dünyasında 2024 yılında bir gelişme yaşandı.
Giresun'da tedavi gören bir hastada tespit edilen nadir durum, Türk doktorların çalışmaları sonucunda "Giresun Sendromu" adıyla tıp literatürüne kazandırıldı. Bu sendrom, dünyada ilk kez tanımlanan bir tıbbi vaka olarak kayıtlara geçti.
Giresun Sendromu Nedir?
Giresun Sendromu, vücuttaki tüm organların ayna görüntüsü şeklinde ters pozisyonda yerleşmesiyle karakterize ediliyor. Kalp, karaciğer, mide ve akciğer gibi hayati organların tamamen ters yer alması, zamanla ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor.
Bu anatomik anomali, bilinen "situs inversus" durumundan farklı olarak kalp yetmezliği ve karaciğer sirozuna yol açmasıyla ayrışıyor.
Hastalığın Belirtileri Nelerdir?
Nadir görülen bu sendromda hastalar nefes darlığı, halsizlik ve yorgunluk gibi temel şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvuruyor. Hastalık ilerledikçe karaciğer sirozu ve kalp yetmezliğine bağlı olarak karında sıvı birikimi (asit), vücutta ödem ve sarılık gibi ağır belirtiler ortaya çıkıyor.
Uzmanlar, bu semptomların organların ters yerleşiminden kaynaklanan fonksiyon bozuklukları olduğunu belirtiyor.
Neden Giresun İsmi Verildi?
Hastalık, adını ilk kez teşhis edildiği Giresun ilinden alıyor. Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği'nde Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger öncülüğündeki ekip tarafından tanımlanan vaka, ulusal ve uluslararası kongrelerde sunuldu.
Hakem onayından geçen bu başarı, Giresun'un adını dünya tıp tarihine taşıyan önemli bir bilimsel gelişme olarak kabul edildi.
Kaynak: Haber Merkezi