KAPANMAYAN YARA; AYLAN KURDİ

Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma!

Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.

(İbrahim Sûresi 42. Ayet)

 

Dünyanın dört bir noktasında savaşlar, çatışmalar, ayaklanmalar amansız devam ediyor. İnsanlara yönelik, insan haklarını ve onurunu hiçe sayan işkenceler ve mezalimler dur durak dinlemeden devam ediyor üç günlük fani dünyada. Ve ilginç olan şu ki tüm bu acılar ve kıyımlar çoğunlukla İslam coğrafyasında, İslam düşmanı ülkelerin güdümüyle yapılmaktadır.Yakın geçmişte çeşitli yalan ve yanlış bahanelerle önce Irak hedef tahtasına konuldu ve ülkeyi en az 50 yıl cağın gerisine götüren projeler devreye girdi. Arap Baharı'nın Suriye'ye sıçraması sonrası Suriyeliler yıllarca gasp edilen hak ve özgürlüklerini geri almak için Beşşar Esad rejimine karşı gösteri ve eylemlere başladı. Yıllarca halkına uyguladığı zulümden sonra halkın göstermiş olduğu bu haklı direnişe karşı Esad çok sert tepki göstererek çocuk, genç, kadın, erkek demeden onlarca masun ve silahsız halkını katletti …Bu olaylar yaklaşık 9 yıldır devam eden Suriye iç savaşının başlangıçı oldu. İç savaş nedeniyle milyonlarca Suriyeli ülkelerinden kaçıp başka ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Milyonlarcası ise doğup büyüdükleri yaşam alanlarından zorunlu göçe tabi tutularak ülke içinde başka köylere, şehirlere yada Türkiye sınırının sıfır noktasında kurulan kamplara sığındılar. Maalesef 1 milyondan fazla Suriyeli ise Rusya ve İran destekli Esad rejimin silahlı unsurları tarafından zalimce katledildi. Bazen bir füze,bir uçak bombası, bazen kimyasal silah, tank topu ve bazen de çıkılan zorunlu göç yolunda açlık,susuzluk,hastalık gibi nedenlerden dolayı can verdiler, vermeye devam ediyorlar…9 yıldır devam eden bu savaşta hafızalara kazılmış yüz binlerce acı hikaye var. Bu acı hikayelerin içinde öyle bir tanesi var ki insanlık var oldukça unutulmayacak; 5 yıl önce kıyıya vuran cansız bedeniyle dünyayı derinden sarsan Aylan bebeğin hikayesi bu. Yeni bir hayat umuduyla 2015 yılında Muğla'nın Bodrum ilçesi Akyarlar Mahallesi Aspat mevkisinden Yunanistan'ın İstanköy Adasına (Kos Adası) yasa dışı yollarla geçmeye çalışan Suriye uyruklu şahısların içinde bulunduğu batan lastik bottaydı Aylan bebek. Umut yolculuğunda su alıp ters dönen bottan düşerek annesi ve ağabeyiyle yaşamını yitiren 3 yaşında ki Aylan Kurdi'nin kıyıya vuran cansız bedeni -Suriye iç savaşına seyirci kalan devletler ve bu dramı yaşatan insanlıktan nasip almamış katil sürüleri hariç- tüm insanlığı etkilemiştir. 2 Eylül 2015, Saat 06.30' da sırtında kırmızı tişörtü, mavi şortu, minicik ayakkabılarıyla sahilde yatan üç yaşındaki Aylan Kürdi bebeğin fotoğrafını çeken DHA'nın muhabiri Nilüfer Demir, "Sahilde bir karaltı gördüm. Önce ne olduğunu anlamadım. Aşağıya inince denizin kumsalla buluştuğu yerde bir bebeğin yüzükoyun yattığını gördüm. Oyuncak bebek sandım. Hayır, bir bebekti, ölmüştü. Kanım çekildi. Bu gerçek olamaz, olmamalı derken, artık hiçbir şey yapılamayacağını anladım ve görüntülemeye başladım. Daha sonra fark ettim ki sahilde onunla birlikte beş ceset daha vardı. Hayatımın en acı anıydı.” Her savaşta olduğu gibi Suriye'deki iç savaşın da en büyük kurbanları çocuklar oldu. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Suriye'de her 10 saatte bir çocuğun yaşamını yitirdiğini açıkladı. Kanlı savaşta hayatta kalan çocuklar ise, çeşitli işkencelerden geçiriliyor, yaralanıyor yada onların gözleri önünde anne babaları öldürülüyor. Bazı bölgelerde ise çocuklar ya savaşmaya zorlanıyor yada canlı kalkan olarak da kullanılıyorlar. Ölüm ve zulüm dolu 9 yılı geride bırakan iç savaşta binlerce çocuk tecavüze ve tacize uğradı. Suriye Savaşının unutulan kurbanları olan çocuklar, temel insani ihtiyaçlarından mahrum olarak her an ölümle karşı karşıyadır. Çocuklara yapılan zulmün gözler önüne serilerek yürek yakan sadece tek örneğidir Aylan Kurdi. Görmediğimiz, bilmediğimiz, görsek de yüreğimizin dayanamayacağı kaç Aylan bebek var, kaç tane oldu, kaç tane öldürüldü… Kendi çocuğumuzun tırnağına zarar geldiğinde içimizin acıdığını düşünürsek, o acıyı yaşayan çocuğun , annenin, babanın, kardeşin nasıl , ne denli acılar çektiğini sanıyorum büyüklüğü ile tarif etmemiz mümkün bile değil.

 

"Bebeklerin, kadınların, sivillerin öldüğü, öldürüldüğü bir dünyada kimse masum kalamaz" Recep Tayyip Erdoğan

 

Bir kurtuluş uğruna,yelkensiz kör deryaya

Yalın ayak halinle yarı çıplak diz çöktün

Şu umut bağladığın vahşeti bol dünyaya

Gülücük saçmak varken damla damla yaş döktün

Dalgalar çarpa çarpa çıktın zemheri ayda

Soğuk soğuk poz verdin kader denilen kayda

Bir karanlık meçhule kürek çeksen ne fayda

Elit halkın aşına doğar doğmaz göz diktin

Reva görülen neydi neden düştün bu hale

Doğduktan sonra kimse almadı mı hiç kâle

Oyun parkların vardı konmuştu her mahale

Oynayıp zıplasaydın daha sen bir melektin

Yurdundan göç edilen,zulmü yaşayan anlar

Feryat figan edersin,yarandan akar kanlar

Savaşın girdabında sen gibi nice canlar

Hasmın,hesabın yoktu bu kahrı niye çektin

Bir gün yaşayamadın,sen el bebek gül bebek

Yüz çevirdin dünyaya,gittin ey nazlı melek

Bir an alem titredi üzüldü üç beş yürek

Vicdanları sızlatan belki de tek örnektin

Sonsuzluğa göç ettin bir sahil kenarından

Kasavetin kalmadı artık dünden yarından

Dert etme bir şey çıkmaz dünyanın kararından

Bir gül gibi solsan da sen cennetlik çiçektin

(Engin NAMLI 19:03:2016 18:05) [1]

 

 


Yazarın Diğer Yazıları