DOLAR
47,458 TL
EURO
54,374 TL
STERLİN
63,817 TL
GRAM
6.141 TL
ÇEYREK
10.066 TL
YARIM
20.039 TL
CUMHURİYET
39.770 TL
Fahri ÖZPARLAK
Fahri ÖZPARLAK
fahriozparlak@yenikonya.com.tr
17 Ekim 2017 Salı günü yayınlandı

ESKİMİŞ VE ESKİMEYE BAŞLAMIŞ MESLEKLER

Ahilik; Sultan I. İzzeddin Keykavus döneminde, Anadolu'ya ilk olarak "Fütüvvet” ismiyle girmiş ve daha sonraları "Ahilik” adını alarak milli bir teşkilat haline dönüşmüş, kısa sürede Anadolu'daki esnaf ve zanaatkârları çevresine toplayıp Türkiye Selçuklu Devletinin sosyal ve ekonomik hayatında başlıca rol oynamıştır. Ahiliğin bir teşkilat olarak Türk dünyasına kazandırdığı pek çok değer bulunmaktadır. Türkiye Selçukluları döneminde Ahi teşkilatının Anadolu'ya resmen girmesi, Türk devlet ve toplum hayatı için bir dönüm noktası olmuştur. Ahiler; göçebe hayatını terk edip, şehirlere yerleşmek isteyen Türkmenlere onların meslek sahibi olmalarına ve kendi işlerini kurmalarına yardımcı olmuşlardır. Bunun yanında Kösedağ (1243) savaşından sonra yaşanan "çöküş”, "feryat” ve "zillet” dönemlerinde Ahilerin Moğollara karşı tutum ve faaliyetleri de oldukça önemlidir. Kurulduğu andan itibaren Anadolu halkının sosyal ve ekonomik yapısına etki etmeye başlayan Ahiler, sadece bu fonksiyonları ile tanınmamış, Türk-İslam kültürünün koruyucusu, başta Türk dili olmak üzere pek çok kültürel değerimizin savunucusu olmuşlardır. Türkiye Selçukluları ve beylikleri incelendiğinde Ahilerin farklı rollerinin olduğu ve bu rolleri ile sosyal hayattan devlet hayatına kadar pek çok alanı etkilediği bilinmektedir. Anadolu, XI. yüzyılın ikinci yarısının başlarında Türklerin ikinci anayurdu haline gelmeye başlamıştır. Büyük Selçuklular, 1040 Dandanakan Zaferi'nden hemen sonra batıya hareketle İran'ı ele geçirerek, o zaman Rey adıyla anılan Tahran'ı kendilerine başkent yapmışlardır. Bunların bir bölüğü İran'da kalmıştır. Diğer bölüğü ise 1071 yılında Bizans'a karşı kazanılan Malazgirt Zaferi'nden sonra Anadolu'nun içlerine yürümeye başlamışlardır. Türklerin Anadolu'ya yerleşmeleri devam ederken, XIII. yüzyılın başlarında Çin'in kuzeyinde ortaya çıkan yepyeni bir güç on-on beş yıl içerisinde dünya siyasî haritasını alt üst etmiştir. Cengiz Han (1155-1227) Çin İmparatorluğu'nu ortadan kaldırarak, yüzünü batıya çevirmiş, Türkistan ve Horasan bölgelerine hakim olan Harzemsahlar'a saldırmıştır. Buhara, Semerkand, Taşkent gibi şehirleri yerle bir etmiştir. Bu istiladan kaçan birçok insan Türkistan'dan Anadolu'ya göç etmeye başlamıştır.

Yazarın Diğer Yazıları