DOLAR
43,22
EURO
50,31
STERLİN
58,20
GRAM
6.460,96
ÇEYREK
10.620,40
YARIM ALTIN
21.137,16
CUMHURİYET ALTINI
42.141,04
Fahri ÖZPARLAK
Fahri ÖZPARLAK
fahriozparlak@yenikonya.com.tr
22 Kasım 2018 Perşembe günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

ESKİMİŞ VE ESKİMEYE BAŞLAMIŞ MESLEKLER

Osmanlılar döneminde cam işleri, Avrupa cam sanatlarına koşut olarak renksiz ve renkli cam teknikleriyle pencere camı ve vitray, şişirme tekniğiyle de billur, daha başka tekniklerle de sırça türünden takılar, süs objeleri imal edilmiş ve özgün üsluplara ulaşılmıştır. Yoğun biçimde üretilen cam mamülleri ise başlıca üç grup oluşturmaktaydı: 

a) Lamba, kandil, vazo, lâledan, daldırma, kupa, sürahi, kârlık, şekerlik, şerbetlik, bardak, kase, tabak, fincan, matara, koku ve ilaç şişeleri, gülabdan ile ayna, taki vb. 

b) Donanma feneri, fanus, hamam kubbelerine konulan şişeler, 

c) Vitray tekniğiyle yapılan nakışı pencereler. 

Evliya Çelebi'den önceki yazar ve tarihçilerden-hiçbirinde, İstanbul ve taşra camcılarına ilişkin olarak her hangi bir bilgiye rastlanmıyor. Evliya Çelebi ise, kendi döneminde ve IV. Murad'ın saltanatı (1623- 1640) sırasında İstanbul'da Alay Köşkü önünde yapılan esnaf alayını anlatırken camcı, şişeci, aynacı esnafının gösterilerine de "Tahtırevan üzre dükkanlarını nice bin ayine-i mevzun ile zeynedüb, camcılar tahtırevanlarına ibret-nüma elvan camlar takarak geçerler" diyerek değinmiştir. 


Yazarın Diğer Yazıları