Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
MİLLİ GÜVENLİK KONFERANSI: YENİ TÜRKİYE YÜZ YILI STRATEJİK DİNAMİKLERİNİN GÜNCELLENMESİ
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
SORMAZLAR MI???
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Aklam-ı sitte ve ta'lik yazının kurallarını nerdeyse ters yüz eden, harflerin içiçe geçtiği, uzun ve kısa keşidelerle (çizgilerle) dolu bu yazının yazılması kadar okunması da güçtür. Yazılmasındaki güçlük nedeniyle taklidi de zordur ve bu bakımdan resmı belgelerde kullanılmış olması anlamlıdır.
Divanî yazıdan doğan rık' a ise harflerin küçülmesi, yakınlaşması, kavis ve eğimlerin azalmasıyla kolay bir yazı halini almış, 19. yüzyılda resmı dairelerin günlük yazışmalarında, daha az önemli resmi belgelerde, hem de okur-yazar her- kesin kullandığı "el yazısı" olmuştur. Doğal olarak bunun da özenli yazılması için kurallar konmuştur. Bab-rali nk' ası ya da mucidinin adıyla Mümtaz Efendi rık' ası denilen üslup, Mekteb-i Sultam (bugün Galatasaray Lisesi) hat hocası Mehmed İzzet Efendi (1841-1903) tarafından hayli değiştirilerek mükemmelleştirilmiş, bir sanat yazısı haline getirilmiştir.
"Kur'an Mekke'de nazil oldu (indirildi), Kahire'de okundu, İstanbul'da yazıldı" sözlerini bir darbevmesel olarak İslam dünyasına kabul ettiren Osmanlı hattatları zenaat-sanat kolları gibi usta-çırak ilişkisiyle yetiştirdi. Meşk adı verilen dersleri başarıyla bitiren öğrenci mezuniyet için bir yazı hazırlar, hocası beğenirse altına kendi hattıyla yazı sahibinin olgunlaştığını, bundan böyle yazacağı eserlerin altına imzasını atabileceğini belirtirdi. İcazetnâme denen bu belge-yazı bir tür diplomaydı. Hattatların imzalarında hocalarının adını yazması da gelenekti.
Bir zenaat kolu olarak hattatlar piyasa için pek çok sıra işi eser de üretmişlerdir. Mezar taşı kitabesi, evlere, camilere asılan levhalar, hilyeler yanında özellikle sahhaflarla işbirliği ederek medrese öğrencileri ya da meraklıları için kitap kopya eden pek çok hattat vardı. 1728' de Türkçe kitap basımı gündeme geldiğinde İstanbul'daki profesyonel hattatlar mesleklerinin sona ereceği düşüncesiyle matbaa kurulmasına karşı çıkmışlar, yasaklanması için Divan-ı Hümayun'a başvurmuşlardı.
75. YILLIK GAZETECİLİK İLGİM VE YENİ KONYA GAZETESİ
TÜRKİYE SELÇUKLULARI VE KONYA KİTABI
YILDIZ PORSELEN FABRİKASI (ÇİNİ FABRİKA-İ HÜMAYUNU)
YILDIZ ŞELALE
KONYA’DA MODELİSTLİK – STİLİSTLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI