Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Ekonomide yeni şeyler söyleme zamanı
MAÇKA YOLLARI
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
GENÇLİK VE GELECEĞİMİZ
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
ÖNCE BİZ ŞIMARDIK
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
ÇOCUKLARIMIZI NEYE KURBAN EDİYORUZ
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Antalya Güneşi, Konya Rüzgârı
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
SİGARA VE KAHVE
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
O yıllarda başka yerlerde Türkler ve Rumlar ayrı mahallelerde otururmuş. Sille'de de durum aynıymış. Fakat burada bir arada yaşanılan mahalleler de varmış. Rumlarla Türkler her ne kadar birbiriyle evlenip akraba olmasa da, çocuklarını aynı sokakta büyütür, birbirinin cenazesinde ağlar, düğün ve eğlencelerinde omuz omuza oynarlarmış.
HEPİMİZ SİLLELİYİZ
Sille'de Rum mahallelerine kilise ve keşişlerin, Türk mahallelerine de oradaki camilerin adı veriliyormuş genellikle. İlk yıllarda Müslüman halk ibadetini mescitlerde yerine getiriyor, Cuma ve bayram namazları için yakınlardaki Müslüman köylere gidiyormuş. Müslümanların sayısı artınca, halk kendi olanaklarıyla camiler yaptırmaya başlamış.
1672 - 73 yılında yapı lan ve Sille'nin ilk camisi olduğu tahmin edilen Koz Camisi yi kılıp yok olmuş, hatta yeri bile bilinmiyor. Ama daha sonra yaptırılan Mormi (Kurtu-Cami, Subaşı Cami, Mezaryakası (Kayabaşı) Cami, Orta Mahalle Cami,
Ak Cami, Karataş Cami ve Çay Cami onarımlarla günümüze ulaşmayı başarmış.
Daracık vadiyi onlarca kilise ve camiyle donatmalarından da anlaşılacağı gibi, Silleliler dindar insanlarmış. Fakat asla tutucu değillermiş. Burada kilise canlarıyla ezan sesleri birbirine karışır, ama kimse kimsenin inancına karışmazmış. Tam tersine, birbirlerinin dinine daima saygıyla yaklaşırlarmış. Öyle ki, Türkler Rumların kutlama hazırlıklarına yardım eder, Rumlar da Ramazan ayında göz önünde bir şey yeyip içmezmiş; bu konuda öyle titiz davranırlarmış ki, çocuklarının ortalık yerde yeyip içmesine de izin vermezlermiş.
Türk ve Rum çocukları aynı sokaklarda koşup aynı oyunları oynar, fakat ders zamanı gelince herkes kendi okulunun yolunu tutarmış.
Türk çocukları, oturdukları mahalledeki caminin avlusunda veya yakınında bulunan Sıbyan mektebi ya da mahalle mektebi denen yerlere gidiyormuş. Cami imamları tarafından eğitilen çocuklar, burada Kuran, İslamiyet ve basit matematik dersleri alıyormuş. Sıbyan mektepleri daha sonra ilköğretim okullarına dönüşmüş.
Bazı zengin Rumlar çocuklarını eğitim için yurt dışına gönderiyormuş. Diğerleri de, biri Fransızca eğitim veren dört Rum okuluna gidiyor, orada kendi dilini ve dinini öğreniyormuş.
Dilleri, dinleri, gelenek ve kültürleri farklı olsa da, çocuklar bir araya geldiği zaman ayrı gayrı olmayı unutur, yalnızca "Silleli” oluverirmiş.
75. YILLIK GAZETECİLİK İLGİM VE YENİ KONYA GAZETESİ
TÜRKİYE SELÇUKLULARI VE KONYA KİTABI
YILDIZ PORSELEN FABRİKASI (ÇİNİ FABRİKA-İ HÜMAYUNU)
YILDIZ ŞELALE
KONYA’DA MODELİSTLİK – STİLİSTLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI