İHANETİN GECESİNDEN DİRİLİŞİN ŞAFAĞINA TÜRK HALKININ YENİDEN VAROLUŞ DESTANI...
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
Allah Sonumuzu Hayreylesin
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
Ters Dolarizasyon Süreci Kalıcı Olur mu?
YARIŞ
Top Çevirirken; Şeytanın İnananlara Sağ Taraftan Attığı Goller
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Türkiye'de Abdulhamid'ten beri ilk defa basına karşı ciddi anlamda acımasız davranılıyor.
30 yıllık istibdat dönemi olarak nitelendirilen baskıcı döneme bile rahmet okutacak derecede basın susturuluyor bu ülkede.
AK Parti 14 yıllık iktidarında basın özgürlüğü konusunda iyi bir karne veremedi, bunu hangi Türkiye düşmanına sorarsanız sorun o da aynısını söyler!
Şöyle geriye doğru giderek düşünün…
Ak Parti veya Erdoğan'ı eleştiren hangi gazeteci susturulmadı?
Hangi muhalif gazete kapatılmadı?
Sadece gazeteler değil, dergiler de hakeza öyle…
Sadece yazılı basın değil, görsel basın yani televizyonların ekranı karartılmadı mı?
Sosyal medyada tek bir tane Erdoğan'ı eleştiren bulabilir misiniz?
Erdoğan'ın talimatıyla cezaevlerine atılan gazeteci sayısını duysanız şok olursunuz…
Türkiye maalesef basın özgürlüğü konusunda sınıfta kalmıştır.
Çağdaş dünyaya ayak uydurmayı istiyorsak, Avrupa Birliğine girmek, dünya devleti olmak istiyorsak, basın özgürlüğü konusunda yeni atılımlara ihtiyacımız var…
Örneğin, muhalif olan gazete ve televizyon yöneticilerini, gazetecileri, köşe yazarlarını, muhabirleri, spikerleri rahat bırakmamız, istedikleri şekilde Ak Partiyi ve Erdoğan'ı eleştirmelerine izin vermemiz gerekiyor ülke olarak.
Siyasilere de ciddi bir eğitim verip, eleştirilerden olumsuz etkilenmemeleri gerektiğini anlatmamız gerekiyor.
Hele ki, ciddi bir muhalefet partisinin olmadığı düşünülürse, basının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Muhalif basına eleştiri kapılarını sonuna kadar açalım ki, eleştirmenin, yanlışı görünce düdüğü çalmanın önemini iyice idrak etmelerini sağlayalım ki;
Türkiye'deki muhalif basın, terör örgütlerine destek vermenin, ülkenin sırlarını ifşa etmenin, devleti yönetenlere hakaret etmenin hatta ana avrat küfür etmenin gazetecilik olmadığını anlasınlar.
Gazeteci dediğin halkın doğru haber almasını sağlar. Yanlışı eleştirir, -isterse- doğru işlere de destek verir.
Evet, Türkiye'de basın özgürlüğü yok.
Çünkü Türkiye'de doğru dürüst basın yok!
Hükümetin yanlışını da, doğrusunu da görmezden gelen kim olursa olsun gazeteci olamaz…
Gazeteci özgür olmalıdır ki eleştirsin.
Kimisi hükümete göbekten bağlı yanlışı göremiyor, kimisi de Pensilvanya ayısına bağlı doğruyu göremiyor.
Özgür basın Hakka, adalete, vicdana bağlı olmalıdır…
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?