Kontrollü kriz ekonomisi yeni normalimiz olacak
O TERLİKLER RAFTAN İNMELİ
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
ÇÜRÜME
NEDEN BU HALE GELDİK?
Heycanlandıran Bir Gonçalves İzledik
Mikro Asrı Saadet’ten Makro Asrı Saadet’e (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
GÜNDEMİNİ KAYBEDEN ÜMMET NESLİNİDE KAYBEDER
Antalya Güneşi, Konya Rüzgârı
ÖZBEKİSTAN VE YEŞİL VATAN
Gelecek İnfaz Edildi
Bir Neslin Kırılma Noktası: İstikamet…!
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
UÇTU UÇTU BAŞKAN UÇTU!
Yazma Eserlerin İzinde – Akif Atakan (Mestanlı /Bulgaristan)
SİGARA VE KAHVE
Zavadanak İrancılar
BÜYÜK SAVAŞ YAKLAŞMAKTADIR
Sarı Lacivert Kemer
Finansal Nükleer Bomba: Hürmüz’de “Dolar Geçmez“ Dönemi
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
İnsan düşününce, düşünmenin ne kadar da insanı etkileyici bir gücü olduğunu anlıyor ve düşünmek, kimine göre bir varoluşun, kimine göre de yok oluşun kapılarını aralıyor.
Düşünmek kadar yorucu bir eylem, düşünmek kadar rahatlatıcı bir eylem daha var mıdır bilemiyorum.
Kimisi düşünerek hayatına anlam katma derdindeyken, kimisine de sorsanız, ne düşünüyorsun? Diye, düşünemediklerimi! Deyip kestirip atıyor.
“Bir saatlik düşünmek, bin yıllık nafile ibadetten daha hayırlı” mantığı ile kendisini düşünmeye verip de ibadetlerden uzak duranların olayı algılamadığı gerçeğini varsaymayalım şimdi, gerçek anlamda düşünen insanlar için söylenmiş bir sözdür o!
Akşama kadar karınca gibi çalışıp da verilen görevleri yerine getirenlerin vardıkları hedef sadece görevi layıkıyla yapmak iken, akşama kadar hiçbir işe elini sürmeyip de sadece düşünen insanların, bir çırpıda tüm işleri bir saatte halletmesi veya kilitlenen sorunları anında çözüme kavuşturması, düşünmenin ne kadar da yorucu bir eylem olduğu savımızı destekler mahiyettedir.
Düşünenlerin beyni gelişirken, bedeni de çaptan düşmeye mahkûm oluyor.
Çelişkiler, girdaplar, asi tavırlar, başkaldırmalar, meydan okumalar hep düşünen insanlarda bulunan meziyetlerdir!
Yoldan çıkmayı göze alamayan, koyun gibi güdülmeye razı, verilen emirleri yerine getiren, robot gibi yaşayan insanlara, düşünen insanlar hep imrenmiştir.
Düşünmek beyni geliştirirken bedeni de yoruyorsa, bedenin erken yaşlanmasına vesile oluyorsa, buna da itiraz etmemek lazım.
Zira çok düşünen, çok yaşamaz, çok bilen çok acı çeker gibisözler yerinde sözlerdir. Ki çok yaşamak da pek fazla kimsenin işine yaramıyor olsa gerek.
Nitelikli yaşamak diyoruz, düşünerek yaşamaya.
Yaprak dökenler, meyvesini vermiş, görevini ifa etmiş, acısını çekmiş, bedelini ödemişken; baharı yaşayanlar, bahar için can verenler de, baharın keşmekeşliğine kendisini bırakmayı düşünen boş beyinlerin, boşa kürek çekenlerin yaşama şeklidir.
Zor da olsa, acı da çekse insan, bedelleri sonuna kadar ödeyecek olsa da, beyin gibi bir nimetin, gerçek anlamda çalıştırılması ve işe yarar sonuçlar elde edilmesi için çaba sarf edilmesi önemlidir.
Dünya öküzün boynuzlarında falan değil, çok çalışan robot gibi insanların sırtında hiç değil, dünya düşünen, acı çeken insanların sırtında dönüyor.
Benzin koyarak arabayı hareket ettirebilirsiniz lakin araba tasarlamak için düşünen bir beyne ihtiyaç vardır.
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?